Tâhâ Suresi 61. Ayet

TaHa · Mekke · Sure 20 · Ayet 61/135

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ

Kale lehum musa veylekum la tefteru alallahi keziben fe yushıtekum bi azab, ve kad habe meniftera.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Musa onlara veyl sizlere, dedi: Allaha yalanı iftira etmeyin sonra bir azab ile kökünüzü keser, filhakıka iftira eden haib oldu

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa onlara: "Yazıklar olsun size, Allah'a yalan yere iftirada bulunmayın, sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten iftira eden hüsrana uğramıştır." dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Musa onlara dedi: "Yazıklar olsun size. Allaha karşı yalan düzmeyin. Sonra azab ile sizin kökünüzü kurutur. Allaha karşı yalan uyduran (herkes) muhakkak hüsrana uğramışdır".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Musa onlara: "Yazık size, dedi, Allah'a yalan uydurmayın, sonra (O), bir azab ile kökünüzü keser, doğrusu iftira eden perişan olmuştur!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Musa onlara: "Yazık size!" dedi, "Allah hakkında yalan uydurmayın, yoksa O size öyle bir azap gönderir ki kökünüzü keser." "İftira eden, muhakkak perişan olur."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Musa onlara: "Yazıklar olsun size!" dedi, "Allah'a karşı (böyle) yalan uydurmayın; yoksa O müthiş bir azapla sizin kökünüzü kazır; zaten (böyle) bir yalan uyduran kimse baştan kaybetmiş demektir!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Musa onlara: -Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi yok eder. Elbette safsatacı iftira eden, hüsrana uğrar.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Musa, onlara, şöyle dedi: "Vay başınıza gelene! Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmeyin; bir cezayla kökünüzü kurutur. İftira edenler, acınacak durumlara düşerler!"

İbni Kesir

Musa onlara dedi ki: Yazıklar olsun size, Allah'a karşı yalan uydurmayın Sonra azabla sizi yok eder. Doğrusu Allah'a iftira eden, hüsrana uğramıştır.

Gültekin Onan

Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Tanrı'ya karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Musa, Firavun'un sihirbazlarına öğüt vererek şöyle dedi: "Bunu yapmaktan sakının. Sihir yapıp insanları aldatarak Allah adına yalan uydurmayın ki, katından bir azap gelip sizi yok etmesin. Allah adına yalan uyduranlar muhakkak hüsrana uğramışlardır."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
لَهُملاللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ.
مُّوسَىٰموسىموسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
وَيْلَكُمْويلهلاكا لكم.
لَالاحرف نهي.
تَفْتَرُوافريافتراء الشيء: اختلاقه والإتيان به كذبا.
عَلَىعلىحرف جر بمعنى "عن".
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
كَذِبًاكذبالكذب: الإخبار بخلاف الواقع أو الاعتقاد والمراد افتراء.
فَيُسْحِتَكُمسحتفيستأصلكم ويبيدكم.
بِعَذَابٍعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
وَقَدْقدقد: أداة تفيد التحقيق.
خَابَخيبخسر ولم يظفر بما طلب.
مَنِمَنيحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة.
ٱفْتَرَىٰفرياختلق وكذب.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لَهُمْ مُوسَى} إدغام تماثل صغير بين الميم الساكنة والميم المتحركة

{تَفْتَرُوا} الراء مفخمة {كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍ وَقَدْ} فيها إخفاء

حقيقي في التنوين مع الفاء، يليه إخفاء شفوي في الميم الساكنة مع الباء. ثم إدغام

بغنة في التنوين مع الواو من {بِعَذَابٍ وَقَدْ} حالة الوصل، والوقف أولى. وفي

الدال قلقلة.