Şuarâ Suresi 181. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 181/227
۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ
Evful keyle ve la tekunu minel muhsirin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şuarâ Suresi 181. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ölçeği tam ölçün. Eksiltenlerden olmayın".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ölçeği, tam ölçün de eksik ölçüp hak yiyenlerden olmayın.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ölçüyü (her zaman ve herkese karşı) tam tutun; (başkalarının hakkını düzenbazca) eksilten kimselerden olmayın;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ölçüyü tam tutun. Eksik tartanlardan olmayın.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Ölçüyü tam yapın; eksik verenler arasında olmayın!"
İbni Kesir
Ölçüyü tam yapın da eksiltenlerden olmayın.
Gültekin Onan
"Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."
Rowad Tercüme Merkezi
“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.”
Şaban Piriş
Ölçüyü tam tutun. Eksik tartanlardan olmayın.
Ali Özek ve diğerleri
Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
"İnsanlara satış yaptığınız zaman ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَوْفُوا | وفي | أوفوا الكيل: أدوه وافيا كاملا. | |||
| ٱلْكَيْلَ | كيل | التقدير بالكيل. | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَكُونُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْمُخْسِرِينَ | خسر | الواقعين في خسران الكيل. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَوْفُوا الْكَيْلَ} تحذف واو المد وصلًا للساكن بعدها وتثبت عند
انفصالهما.