Sebe' Suresi 40. Ayet
Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 40/54
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ أَهَـٰٓؤُلَآءِ إِيَّاكُمْ كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ
Ve yevme yahşuruhum cemian summe yekulu lil melaiketi e haulai iyyakum kanu ya'budun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Sebe' Suresi 40. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün ki hep onları birlikte mahşere toplıyacağız, sonra Melaikeye diyeceğiz: şunlar size mi tapıyorlardı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün ki, onları hep birlikte mahşere toplayacak, sonra meleklere: "Şunlar size mi tapıyorlardı?" diyecek.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hatırla o günü ki (Allah) onların hepsini mahşerde toplayacak, sonra meleklere: "Bunlar mı size tapıyorlardı"? diyecek.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün, onların hepsini bir araya toplar, sonra meleklere: "Bunlar size mi tapıyorlardı?" der.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Gün gelecek, hepsini mahşerde toplayacak, sonra da melaikeye: "Şunlar size mi tapıyorlardı?" diye soracaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O gün, onların hepsini bir arada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: "Size tapanlar bunlar mıydı?"
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince,) Allah bir gün onların hepsini toplayacak ve meleklere soracaktır: "Bunların ibadet ettikleri siz miydiniz?"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O gün, Allah onların hepsini bir araya toplar. Sonra meleklere der ki: -Bunlar size mi kulluk ediyorlardı?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve O Gün O, onların hepsini bir araya toplayacak. Sonra meleklere: "Şunlar, size mi kulluk ediyorlardı?" diye soracak.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
O gün, onların tümünü bir araya toplayacaktır. Sonra, meleklere, şöyle diyecek: "Bunlar, size hizmet ediyorlardı; öyle mi?"
İbni Kesir
O gün; onların hepsini topladıktan sonra meleklere: Bunlar mıydı, size tapmakta olanlar? der.
Gültekin Onan
O gün, onların hepsini bir arada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: "Size tapanlar bunlar mıydı?"
Rowad Tercüme Merkezi
O gün onların hepsini biraraya toplar sonra meleklere: "Bunlar size mi tapıyorlardı?" der.
Şaban Piriş
O gün, Allah onların hepsini bir araya toplar. Sonra meleklere der ki: Bunlar size mi ibadet ediyorlardı?
Ali Özek ve diğerleri
O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Allah'ın onların tamamını toplayacağı ve sonra müşrikleri kınamak ve azarlamak için, meleklere: "Dünya hayatında iken Allah'ın dışında size ibadet edenler bunlar mıydı?" diyeceğini hatırla.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَيَوْمَ | يوم | المراد يوم الحشر. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| يَحْشُرُهُمْ | حشر | يجمعهم للحساب بعد البعث من القبور. | |||
| جَمِيعًا | جمع | يؤتى بها لتوكيد معنى الجمع. | |||
| ثُمَّ | ثم | حرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين. | |||
| يَقُولُ | قول | يتكلم. | |||
| لِلْمَلَٰئِكَةِ | ألك | الملائكة: خلق عظيم من خلق الله، خلقوا من نور، يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون. | |||
| أَهَٰؤُلَاءِ | أولاء | هؤلاء: اسم إشارة لجماعة الذكور القريبين مسبوق بهاء التنبيه. | |||
| إِيَّاكُمْ | إيا | ضمير نصب منفصل لجماعة المخاطبين الذكور. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَعْبُدُونَ | عبد | ينقادون ويخضعون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{جَمِيعًا ثُمَّ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الثاء. وفي الميم
المشددة غنة {لِلْمَلَائِكَةِ} مد متصل {أهؤ} مد منفصل {لاء} مد متصل {إيَّاكُمْ}
ليس في الياء غنة.