Sâffât Suresi 119. Ayet
Saf Tutuşturanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 119/182
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
Ve terekna aleyhima fil ahirin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonrakiler içinde de namlarına şunu bıraktık
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonrakiler içinde namlarına şunu bıraktık:
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında da onlara (iyi bir nam) bırakdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve sonra gelenler arasında onlara (iyi bir ün) bıraktık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonraki nesiller içinde onlara da iyi bir nam bıraktık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve sonraki kuşaklar arasında yaşayıp anılmalarını sağladık:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(119-120) Daha sonrakiler arasında onlar için: -Musa ve Harun'a selam! mirası bıraktık.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.
İbni Kesir
Sonrakiler arasında; ikisini de bıraktık.
Gültekin Onan
Sonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonradan gelen ümmetlerin arasında o ikisi için güzel bir övgü ve hoş bir hatıra bıraktık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Sonrakiler arasında; ikisini de bıraktık.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
114- Andolsun biz, Mûsâ ve Hârûn’a da lütufta bulunduk. 115- Hem ikisini hem de kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 116- Ve onlara yardım ettik de böylece galip gelenler onlar oldular. 117- Onlara apaçık Kitabı verdik. 118- Ve ikisini de dosdoğru yola ilettik. 119- Sonra gelenler arasında o ikisine (iyi bir nam) bıraktık. 120- Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun! 121- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 122- Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.
114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir. 117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır. 118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu. 119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”