Ra'd Suresi 8. Ayet
Gök Gürültüsü · Medine · Sure 13 · Ayet 8/43
ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ ۖ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ
Allahu ya'lemu ma tahmilu kullu unsa ve ma tegidul erhamu ve ma tezdad, ve kullu şey'in indehu bi mıkdar.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah, o bilir her dişi neyi hamil olur? Ve rahimler, ne eksiltir ne artırır, her şey onun ındinde bir mıkdar iledir,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah O bilir her dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi eksiltip neyi artırdığını; herşey O'nun katında bir ölçü iledir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Allah, her dişinin neye gebe olacağını, rahimlerin neyi eksik, neyi artık yapacağını bilir. Onun nezdinde her şey ölçü iledir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah, her dişinin neyi yüklendiğini ve Rahimlerin neyi eksiltip artırdığını bilir. Onun yanında her şey, bir miktar iledir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte O Allah'tır ki her bir dişinin neye gebe olduğunu, karnında ne taşıdığını, ve rahimlerin neleri eksik bırakıp, artırdığını bilir. Doğrusu O'nun katında her şey bir ölçü iledir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Allah, her dişinin neyi yüklendiğini (neye hamile kaldığını) ve döl yataklarının neyi eksiltip neyi eklediğini bilir. O'nun katında her şey bir miktar (ölçü) iledir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını, neyi ne kadar (olağan süresinden) fazla bekleteceğini bilen Allah'tır. Çünkü (yarattığı) her şey O'nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah her dişinin rahminde ne taşıdığını, rahimlerin neyi düşürdüğünü ve neyi alıkoyduğunu bilir. O'nun katında her şeyin bir ölçüsü vardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin neyi azalttığını ve neyi artırdığını bilir. O'nun katında her şey koyduğu düzene göre işlemektedir.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah, her dişinin ne yüklendiğini ve dölyataklarının neyi azaltıp neyi çoğalttığını bilir. Çünkü O'nun katında, her şey ölçüyle belirlenmiştir.[178]
Tefsir / dipnot (1)
İşte, bir bilgi ayeti: Yaratılışta, kadın dölyatağında biriken yumurtalar, olgunlaştıktan sonra her ay aşılanır veya dölyatağından atılır. Erkek spermleri, dişi hücreyle birleştiklerinde, yeni bir karışım daha oluştururlar. İnsan bedeninin kişiye özel genetik bilgileri, her hücrenin çekirdeğinde yer alan yirmi üç çift kromozomda saklıdır. Kromozomlarda yer alan ve sayılarının yüz bin dolayında olduğu varsayılan genlerin oluşturduğu zincir, insanın tüm nesnel özelliklerini ve yaşamını yönlendirir. Kadınlarda yumurtlama anında ikiye ayrılan kromozomların tümü X içerir. Erkeklerde ise bir bölümü X, bir bölümü de Y içerir. X ile X birleşirse kız çocuk; X ile Y birleşirse erkek çocuk olur. Tıpbilimi, tüm araştırmalara karşın, doğacak çocukların eşeylerini insanların kendi isteklerine uygun olarak önceden belirlemeyi başaramamıştır.
İbni Kesir
Allah; her dişinin neyi yüklendiğini ve rahimlerin neyi eksiltip artırdığını bilir. O'nun katında her şey bir ölçüye göredir.
Gültekin Onan
Tanrı, her dişinin neyi yüklendiğini (neye hamile kaldığını) ve döl yataklarının neyi eksiltip neyi eklediğini bilir. O'nun katında her şey bir miktar (ölçü) iledir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yüce Allah her dişinin karnında neyi taşıdığını ve onun hakkındaki her şeyi bilir. Rahimlerde meydana gelen eksikliği, fazlalığı, sağlıklı olanı ve hasta olanı da bilir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın katında her şey bir ölçü iledir, ne artar ne de eksilir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Allah; her dişinin neyi yüklendiğini ve rahimlerin neyi eksiltip artırdığını bilir. O´nun katında her şey bir ölçüye göredir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
8- Allah, her dişinin (karnında) ne taşıdığını ve rahimlerin neyi eksiltip neyi artırdığını bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir. 9- O, görünmeyeni de görüneni de bilendir, çok büyüktür, yüceler yücesidir. 10- İçinizden sözü gizleyenle açıktan söyleyen, geceleyin gizlenenle gündüzün yolda yürüyen (O’nun için) birdir. 11- O (insanın) önünde ve arkasında onu Allah’ın emri ile nöbetleşe koruyan takipçi (melekler) vardır. Gerçek şu ki bir toplum, kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onların halini değiştirmez. Allah, bir topluma kötülük diledi mi artık onun geri çevrilmesine imkân yoktur. (O zaman) onlar için O’ndan başka bir yardımcı da olmaz.
8. Yüce Allah, ilminin kapsamını, her şeyden haberdar oluşunu ve her şeyi bilgisiyle kuşattığını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Allah” Âdemoğullarından olsun diğer varlıklardan olsun “her dişinin (karnında) ne taşıdığını ve rahimlerin neyi eksiltip” yani ya gebe kalınan yavrunun ölmesi ile yahut zayıf düşmesi ile veya telef olması ile meydana gelecek eksikliği “neyi artırdığını” rahimlerde yer alan ceninlerin büyümesini “bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir.” Hepsi de bu ölçünün ne önüne geçer, ne gerisinde kalır. Ne artar, ne eksilir. Ne olursa ancak O’nun hikmet ve ilminin gereği ile olur. 9. Çünkü “O, görünmeyeni de görüneni de bilendir”; Zatı, isimleri ve sıfatları ile “çok büyüktür,” yine zatı, kudreti ve kahr-u galebesi ile bütün mahlukatın üstündedir “yüceler yücesidir.”
10. “İçinizden sözü gizleyenle açıktan söyleyen, geceleyin gizlenenle” yani gece bir yerde saklanan kimse “gündüzün yolda yürüyen (O’nun için) birdir.” Yani gündüzün gizlenip saklanabileceği serabına giren aynıdır. Serab (سرب) ise insanın, ya evinin içi ya da mağara gibi içinde gizlendiği yer demektir.[35]
11. “O” insanın “önünde ve arkasında” gece ve gündüz “nöbetleşe koruyan takipçi (melekler) vardır.” Bunlar, onun bedenini ve ruhunu, ona kötülük yapmak isteyen herkese karşı korudukları gibi, onun amellerini de kayıt altına alırlar. Bu melekler, devamlı onunla birlikte bulunurlar. Böylece Yüce Allah’ın ilmi onu kuşattığı gibi ayrıca O, kullar üzerine işte bu koruyucu melekleri de göndermiştir. Artık o insanların halleri ve amelleri asla gizli-saklı kalmaz ve onlardan hiçbir şey de unutulmaz. “Gerçek şu ki, bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe” imandan küfüre, itaatten masiyete geçmedikçe yahut Allah’ın nimetlerine şükretmeyi bırakıp o nimetlerle azmadıkça “Allah onların halini” için bulundukları nimet, ihsan, rahat ve bol geçimi “değiştirmez.” Onlar hallerini değiştirecek olursa Allah da onları bu iyi hallerinden mahrum bırakır. Aynı şekilde kullar, içlerindeki masiyeti değiştirerek Allah’a itaate dönecek olurlarsa, Allah da onların içinde bulundukları sıkıntıları değiştirip hayır, sevinç, nimet ve rahmete çevirir. “Allah bir topluma kötülük” azap, sıkıntı ve hoşlanmayacakları bir iş “diledi mi” şüphesiz O’nun, o toplum hakkındaki iradesi gerçekleşir ve “artık onun geri çevrilmesine imkân yoktur.” Hiçbir kimse, onları buna karşı savunamaz. “(O zaman) onlar için O’ndan başka bir yardımcı” işlerini üstlenecek ve böylelikle sevdikleri şeyleri kendilerine sağlayacak, hoşlanmadıkları şeyleri de kendilerinden uzaklaştıracak kimseleri “olmaz.” Öyleyse günahkârlar topluluğu, asla geri çevrilmesi mümkün olmayan bir cezanın gelip kendilerini bulması korkusu ile Allah’ın hoşlanmadığı şeyleri sürdürmekten sakınmalıdırlar.