Nisâ Suresi 1. Ayet
Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 1/176
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَآءً ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِى تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلْأَرْحَامَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
Ya eyyuhan nasutteku rabbekumullezi halakakum min nefsin vahidetin ve halaka minha zevceha ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaa, vettekullahellezi tesaelune bihi vel erham. İnnallahe kane aleykum rakiba.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ey o bütün insan kömeleri! Sakının o Rabbınıza karşı gelmekten ki sizleri bir tek nefisten yarattı, ondan eşini yarattı da ikisinden bir çok erkekler ve dişiler üretti, sakının o Allaha karşı gelmekten ki siz onun ve o rahimlerin hurmetine biribirinizden dilek dilersiniz, çünkü o Allah üzerinizde gözcü bulunuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey bütün insan kümeleri, sizleri birtek kişiden yaratan sonra ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının! O Allah'a karşı gelmekten korkun ki, siz O'nun ve o rahimlerin (akrabalık) hürmetine birbirinizden isteklerde bulunursunuz. Şüphesiz ki Allah, üzerinizde gözcü bulunuyor.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ey insanlar, sizi bir tek candan yaratan, ondan da yine onun zevcesini vücude getiren ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türeten Rabbiniz (e karşı gelmek) den çekinin. Kendisi (nin adını öne sürmek suretiy) le birbirinize dileklerde bulunduğunuz Allahdan ve akrabalık (bağlarını kırmak) dan sakının. Çünkü Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ey insanlar, sizi bir tek nefisten (nefes alan candan) yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık(bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız. Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Rabbinizden korkup sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ey insanlar! Sizi bir tek can(lı)dan yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden pek çok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Kendisi adına birbirinizden (haklarınızı) talep ettiğiniz Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ve bu akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah, üzerinizde daimi bir gözetleyicidir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan, ondan da eşini yaratan, bu ikisinden de bir çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden korkun. O Allah'tan korkun ki Onun adına birbirinizden talepte bulunur ve akrabalık tesis edersiniz. Allah, sizi gözetlemektedir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ey insanlar! Sizi, tek bir nefisten[1] yaratan, ondan[2] eşini yaratan ve o ikisinden birçok erkek ve kadını üreten Rabb'inize karşı takvalı[3] olun. Birbirinizden yararlanasınız diye akrabalık bağını kuran Allah'a karşı takvalı[3] olun. Kuşkusuz, Allah, sizi gözetmektedir.
Tefsir / dipnot (3)
Özden, türden, cevherden, nesneden, mayadan. Adem'in eşi Adem'in bedeninden değil, Adem'in de yaratıldığı özden, aynı özden, türden, cevherden, mayadan nesneden yaratılmıştır. Erkek ve kadın aynı özden ayrı ayrı yaratılmışladır (Bkz. 6:98; 30:20; 78:8).
Aynı şeyden.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ey insanlar! Sizi, bir tek benlikten yaratan, onun eşini ondan yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Efendinize karşı sorumluluk bilincine erişin. Ve birbirinize O'nunla dileklerde bulunduğunuz Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Yakın akrabalık ilişkilerini de gözetin. Kuşkusuz, Allah, üzerinizde Gözetleyendir.[78]
Tefsir / dipnot (1)
Kadının yaratılışı, bu ayetle birlikte 7:189, 30:21 ve 39:6 ayetlerinde, "Erkeğin benliğinden yaratıldı!" biçiminde bildirilmiştir. Aynı konu, Tevrat, Yaratılış 2:21-23 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Rab, Adem'e derin bir uyku verdi; Adem uyurken, onun kaburga kemiklerinden birini alıp, yerini etle kapadı. Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak, onu Adem'e getirdi. Adem, şöyle dedi: ‘İşte bu, kemiklerimden alınmış kemik; etimden alınmış ettir. Ona, kadın denilecek. Çünkü o, adamdan alındı.'"
İbni Kesir
Ey insanlar; sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınızdan korkun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan korkun da, akrabalık bağını kesmekten sakının. Muhakkak ki Allah; sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
Gültekin Onan
Ey insanlar, sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan rabbinizden korkup sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Tanrı'dan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Tanrı, sizin üzerinizde gözeticidir.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey İnsanlar! Rabbinizden korkun. O, sizi tek bir nefisten -babanız Âdem'den- yarattı. Âdem'den de hanımını, anneniz Havva'yı yarattı. O ikisinden birçok erkek ve kadını yeryüzünün dört bir yanına yaydı. Kendisi adına birbirinizden istekte bulunup; Allah adına şöyle yapmanı istiyorum dediğiniz Allah’a karşı gelmekten korkun. Sizi birbirinize bağlayan akrabalık bağını da koparmaktan korkun. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. Amellerinizden hiçbirisi O'na gizli kalmaz. Bilakis onları tek tek sayar ve size karşılığını verir.
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Ey insanlar; sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınızdan korkun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah´dan korkun da, akrabalık bağını kesmekten sakının. Muhakkak ki Allah; sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da zevcesini var eden, her ikisinden de birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık (bağını kesmekten) sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde tam bir gözetleyicidir.
(Medine’de inmiştir, 176 âyettir)
1. Şanı Yüce Allah bu sûrenin başında kendisinden korkmayı (takvâyı) emretmekte, kendisine ibâdeti teşvik etmekte, akrabalık bağını gözetmeyi de emir ve teşvik etmektedir. Ayrıca bütün bunları gerektiren sebebi de açıklamıştır ki kendisinden korkmayı (takvâyı) gerektiren sebebi şöyle beyan etmektedir: “Sizi tek bir candan yaratan” ve size rızık verip sizi yaratmış olmasının da aralarında yer aldığı büyük nimetleri ile besleyip büyüten “ve ondan da” birbirine münasib düşsünler ve eşi onunla sükûn bulsun, böylelikle de nimet tamamlansın ve mutluluk gerçekleşsin diye “zevcesini var eden, her ikisinden de bir çok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun.” Sizin Allah adına birbirinizden bir şeyler istemeniz ve O’nu tazim etmeniz de O’ndan korkmayı gerektiren sebepler arasındadır. Öyle ki ihtiyaç ve maksatlarınızı gerçekleştirmek istediğiniz vakit O’nun adına, O’nu vesile edinerek birbirinizden birşeyler istemektesiniz. Bu maksatla biri diğerine: Allah için senden şu işi yapmanı istiyorum, der. Çünkü o, karşısındakinin kalben Allah adına yapılan isteği geri çevirmeyecek derecede Allah’ı tâzim ettiğini bilmektedir. İşte sizler bu şekilde Allah’ı tazim ettiğiniz gibi, O’ndan korkmak (takvâ) ve O’na ibâdet etmek ile de O’nu tazim etmelisiniz. Yüce Allah, tam bir gözetleyici (Rakib) olduğunu da bildirmiştir. Yâni O, hareket ve sükunet her bir hallerinde kullarını gören, gizli ve açık bütün hallerini bilen, bu hallerde onları gözetleyendir. İşte bu da kulun, O’nun gözetimi altında olduğunu bilerek O’na karşı takvâlı olmaktan ayrılmayıp O’ndan en ileri derecede utanması gerektiğini ifade etmektedir. Yüce Allah’ın insanları tek bir candan yarattığını ve tek bir asıldan gelmekle birlikte onları yeryüzünün dört bir yanına yaydığını haber vermesi de birbirlerine karşı şefkatli olmaları ve birinin diğerine yumuşak davranması içindir. Yüce Allah kendisinden korkma (takvâ) emri ile birlikte akrabalık bağlarını gözetme emrini de vermektedir. Akrabalık bağını kesmeyi ise yasaklamaktadır. Böylelikle bu hakkı daha bir pekiştirmektedir. Yüce Allah’ın hakkını yerine getirmek gerektiği gibi, insanların da özellikle de akraba olanların haklarını da öylece yerine getirmek gerekir. Hatta onların haklarını yerine getirmek Yüce Allah’ın yerine getirilmesini emrettiği ken hakları arasında yer alır. Yüce Allah’ın bu sûrenin başında takvâ, akrabalık bağlarını ve genel olarak da eşler arasındaki hakları gözetme emrini verdikten sonra, bu hususları sûrenin başından sonuna kadar etraflı bir şekilde nasıl açıklamış olduğu dikkate değer bir husustur. Âdeta sûrenin tümü, sözü geçen bu hususlar üzerine kuruludur ve bu emirlerin mücmel (genel ve özlü) yanlarını açıklamakta, üstü kapalı olan hususları da geniş geniş izah etmektedir. Yüce Allah’ın:“ve ondan da zevcesini var eden” buyruğunda eşlerin karşılıklı olarak haklarına riâyet etmelerinin ve bu hakları yerine getirmenin gereğine dikkat çekilmektedir. Çünkü zevceler kocalarından yaratılmışlardır. Bu nedenle kocalarla zevceleri arasında çok yakın bir nesep bağı, çok güçlü bira yakınlık ve çok sağlam bir ilişki bulunmaktadır.
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَٰأَيُّهَا | — | يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه. | |||
| ٱلنَّاسُ | نوس | الناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| ٱتَّقُوا | وقي | اتقوا ربكم: اجعلوا لكم وقاية من عذاب الله بامتثال أوامره، واجتناب نواهيه، والتقوى: أن يجعل العبد بينه وبين غضب الله وعقابه وقاية؛ بفعل أمره وترك معصيته. | |||
| رَبَّكُمُ | ربب | إلهكم المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلاً كان أو غير عاقل. | |||
| خَلَقَكُم | خلق | الخَلْقُ أصله: التقدير المستقيم، ويستعمل في إبداع الشّيء من غير أصل ولا احتذاء، والمراد: أوجدكم على غير مثال سابق، ويكون خلق الله من العدم. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| نَّفْسٍ | نفس | النفس: الذات والروح أيضا. ونفس كل شيء، ذاته. | |||
| وَٰحِدَةٍ | وحد | النفس الواحدة: آدم أبو البشر صلى الله عليه وسلم. | |||
| وَخَلَقَ | خلق | الخَلْقُ أصله: التقدير المستقيم، ويستعمل في إبداع الشّيء من غير أصل ولا احتذاء، والمراد: أوجد على غير مثال سابق، ويكون خلق الله من العدم. | |||
| مِنْهَا | مِن | من: حرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| زَوْجَهَا | زوج | قرينها، والمراد: حواء. | |||
| وَبَثَّ | بثث | ونشر منهما في أنحاء الأرض بالتناسل. | |||
| مِنْهُمَا | مِن | من: حرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| رِجَالًا | رجل | الرجال: جمع رجل: الذكر البالغ من بني آدم. | |||
| كَثِيرًا | كثر | الكثرة: الزيادة، وتستعمل للمعدود أصلاً، ولكنها تستعار للأجسام أحياناً. | |||
| وَنِسَاءً | نسو | النساء: اسم لجماعة إناث الناس. | |||
| وَٱتَّقُوا | وقي | احذروا واجعلوا لكم وقاية تحميكم وتقيكم. والتقوى: أن يجعل العبد بينه وبين غضب الله وعقابه وقاية؛ بفعل أمره وترك معصيته. | |||
| ٱللَّهَ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا ًكان أو غير عاقل. | |||
| تَسَاءَلُونَ | سأل | تساءلون بالله: تتحالفون، والأصل تتساءلون. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر، يُفيد معنى الإستعلاء. | |||
| وَٱلْأَرْحَامَ | رحم | واحذروا أن تقطعوا أرحامكم. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱللَّهَ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| كَانَ | كون | كان: تأتي غالباً ناقصة للدّلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر، وتسمّى حينئذٍ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمّى حينئذِ تامة، وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تُزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدّل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار، وبمعنى: الاستقبال، وبمعنى الحال، وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل (وكان الله غفوراً رحيماً) لم يزل ذلك. | |||
| عَلَيْكُمْ | على | على: حرف جر، يُفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| رَقِيبًا | رقب | رقيبا: صفة لله سبحانه، والرقيب: هو الحافظ الذي لا يغيب عنه شيء، والرقيب من أسماء الله الحسنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {النَّاسُ} غنة {رَبَّكُمُ} راء مفخمة {خَلَقَكُمْ
مِنْ} إدغام تماثل صغير، ومثله {مِنْ نَفْسٍ} وتسمى إدغامًا بغنة {نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ} إدغام بغنة، ومثله {وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ} {مِنْهَا} إظهار حلقي
{رِجَالًا كَثِيرًا} إخفاء حقيقي {كَثِيرًا وَنِسَاءً} فيها: إدغام بغنة، ومد
متصل، وفي التنوين مد عوض عند الوقف {تَسَاءَلُونَ} مد متصل، وفي {بِهِ} صلة صغرى.
{إِنَّ} غنة {عَلَيْكُمْ رَقِيبًا} إظهار شفوي، ومد عوض.