Neml Suresi 19. Ayet

Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 19/93

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِّن قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِىٓ أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَىَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَـٰلِحًا تَرْضَىٰهُ وَأَدْخِلْنِى بِرَحْمَتِكَ فِى عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Fe tebesseme dahıken min kavliha ve kale rabbi evzı'ni en eşkure ni'metekelleti en'amte aleyye ve ala valideyye ve en a'mele salihan terdahu ve edhılni bi rahmetike fi ibadikes salihin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O da bunun sözünden gülercesine tebessüm etti de ya rabb! Dedi: beni nefsime zabıt kıl ki bana ve valideynime in'am buyurduğun ni'metine şükredeyim ve razı olacağın iyi bir amel yapayım ve beni rahmetinle salih kulların miyanına idhal buyur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O da, onun bu sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve: "Ey Rabbim, beni nefsime hakim kıl ki, bana ve anama babama verdiğin nimetlere şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım ve beni rahmetinle iyi kulların arasına sok!" dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Süleyman) onun bu sözünden gülercesine tebessüm etdi de: "Ey Rabbim, dedi, bana ve ana ve babama lutfetdiğin ni'metine şükr etmemi ve (geri kalan ömrüm içinde) Senin raazi olacağın iyi (işler) yapmamı bana ilham et. Rahmetinle beni de (cennetde) saalih kullarının arasına sok".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Süleyman) Onun sözüne gülümseyerek dedi: "Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin ni'mete şükretmemi, senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve rahmetinle beni iyi kullarının arasına sok."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onun sesini işiten Süleyman tebessüm ederek: "Ya Rabbi, dedi, beni nefsime öyle hakim kıl ki gerek bana, gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim, Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim. Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dahil eyle!"

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Süleyman temsildeki karıncanın) bu sözüne neşeyle güldü ve "Ey Rabbim!" dedi, "İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve ana babama bahşettiğin nimetler için sana hep şükreden biri olayım; ve hep Senin hoşnut olacağın dürüst ve erdemli işler yapıyor olayım; ve beni, rahmetinle, dürüst ve erdemli kulların arasına sok!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Süleyman, karıncanın bu sözüne gülerek tebessüm edip: -Rabbim! bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmemi ve hoşnut olacağın işi yapmamı bana kolay kıl, beni rahmetinle iyi kulların arasına kat.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülümseyerek tebessüm etti. Ve "Ey Rabb'im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında, şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve rahmetinle beni salih kullarının arasına kat." dedi.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onun bu sözüne sevinçle güldü ve şöyle dedi: "Efendim! Beni, bana ve anne-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve hoşnut olacağın erdemli edimler yapmaya yönlendir. Erdemli kullarının arasına, rahmetinle beni de al!"

İbni Kesir

Onun bu sözü üzerine gülerek tebessüm etti ve dedi ki: Rabbım; bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde ve hoşnud olacağın şeyi yapmakta beni muvaffak kıl ve rahmetinle beni salih kullarının arasına kat.

Gültekin Onan

(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Süleyman, onun (karıncanın) sözünü duyduğu zaman bu sözüne tebessüm ederek güldü ve Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'ya dua ederek şöyle dedi: "Rabbim! Bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmem için beni muvaffak kıl ve bana ilham et. Razı olduğun salih ameli işlemeye beni muvaffak kıl. Ve yine beni rahmetinle iyi kullarının arasına kat."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَتَبَسَّمَبسمتبسم: ضحك من غير صوت.
ضَاحِكًاضحكمعجبا.
مِّنمِنمن السببية: حرف جر يفيد التعليل.
قَوْلِهَاقولكلامها.
وَقَالَقولوتكلم.
رَبِّرببالرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
أَوْزِعْنِيوزعألهمني.
أَنْأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
أَشْكُرَشكرأشكر نعمتك: اذكر نعمتك، وأثني عليك بها.
نِعْمَتَكَنعمنعمة الله: الخير الديني أو الدنيوي من الله.
ٱلَّتِيالتياسم موصول يقع على كل أنثى.
أَنْعَمْتَنعميسرت وهيأت أسباب تحسين الحال وطيب العيش إما بإعطاء أو تحقيق خير أو بمنع أو إزالة مكروه أو بكليهما.
عَلَيَّعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
وَعَلَىٰعلىأُنظر ما قبلها.
وَٰلِدَيَّولدأبي وأمي.
وَأَنْأنأن: حرف مصدري يفيد الإستقبال.
أَعْمَلَعملالعمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، ‌كل ‌فعل ‌كان ‌بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية.
صَٰلِحًاصلحعملا صالحا.
تَرْضَىٰهُرضوتتقبله، وتجزل الثواب له.
وَأَدْخِلْنِيدخلوضمني وأشملني.
بِرَحْمَتِكَرحمالرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. ‌وأصل ‌الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها.
فِيفيحرف جر يفيد المصاحبة بمعنى "مع".
عِبَادِكَعبدمخلوقاتك أو العابدين لك.
ٱلصَّٰلِحِينَصلحالذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا} إدغام بغنة في التنوين مع الميم، يليها إخفاء

حقيقي في النون الساكنة مع القاف {أَوْزِعْنِي أَنْ} مد منفصل، كذا {أَنْعَمْتَ

عَلَيَّ} وفي {صَالِحًا تَرْضَاهُ} إخفاء حقيقي للتنوين مع التاء. ودال

{وَأَدْخِلْنِي} مقلقلة