Necm Suresi 32. Ayet

Yıldız · Mekke · Sure 53 · Ayet 32/62

ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

Ellezine yectenibune kebairel ismi vel fevahışe illâ-llemem, inne rabbeke vasiul magfireh, huve a'lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fi butuni ummehatikum, fe la tuzekku enfusekum, huve a'lemu bi menitteka.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar ki günahın büyüklerinden; vebalden, fuhşiyyattan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusur başka, şübhesiz ki rabbın geniş mağfiretlidir. Hem sizin her hallerinize a'lemdir, sizi Arzdan inşa ettiği sıra ve sizler analarınızın karınlarında ceninler iken, şimdi nefislerinizi tezkiyeye kalkışmayın, O'dur en bilen müttakı olanı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki günahın büyüklerinden (vebalden) ve çirkef davranışlardan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusurlar hariç; şüphesiz ki, Rabbin geniş mağfiretlidir. O sizin her halinizi en iyi bilendir, sizi topraktan meydana getirdiğinde ve sizler analarınızın karınlarında cenin halinde iken. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmaya kalkışmayın! O'dur en iyi bilen günahtan korkup sakınanı!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(O güzel hareket edenler), ufak ufak suçlar (ı) haaric olmak üzere, günahın büyüklerinden ve fuhuşlardan kaçınanlardır. Şübhesiz ki Rabbin, mağfireti bol olandır. O, sizi daha toprakdan yaratdığı zaman ve siz henüz analarınızın karınlarında döller haalinde olduğunuz sırada siz (in ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Bunun için kendinizi (beğenib) temize çıkarmayın. O, (fenalıkdan) sakınan kimdir, çok iyi bilendir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

O iyiler, ufak kusur ve günahlardan olmasa da, büyük günahlardan, aşikar hayasızlıklardan kaçınırlar. Senin Rabbinin mağfireti boldur. O sizi topraktan yaratırken ve siz annelerinizin karınlarında döl halinde iken mayanızın ne olduğunu gayet iyi bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın, övünüp durmayın. Çünkü kimin Allah'ı daha çok sayıp O'na karşı gelmekten sakındığını O pek iyi bilmektedir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Büyük günahlardan ve çirkin fiillerden kaçınanlara gelince, onlar arada bir hataya düşseler de (bilsinler ki) Rabbin bağışlamada cömerttir. O, sizi toz topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. O halde kendinizi saf ve temiz görmeyin; (çünkü) O, kimin Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıdığını en iyi bilendir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O iyilik edenler, ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçarlar. Şüphesiz Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse, kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi o bilir.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Onlar, ufak-tefek hatalara düşmek hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan inşa ederken de annelerinizin karnında cenin halindeyken de ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, takva1 sahibi olan kimseyi en iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Küçük suçlar dışında, büyük suçlardan ve sağtöreye uygun olmayan edimlerden kaçınanlar için, kuşkusuz, Efendinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığında da annelerinizin karınlarında dölüt durumundayken da sizi bilir. Öyleyse kendinizi temiz görmeyin. O, kimin sorumluluk bilinci taşıdığını da bilir.

İbni Kesir

Onlar ki; ufak-tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkak ki Rabbın; mağfireti geniş olandır. Sizi, daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında cenin halinde iken sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O; takva sahibi olanları da en iyi bilendir.

Gültekin Onan

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Onlar; küçük günahlar dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Bu küçük günahlar büyükleri terk edip, itaatleri artırmak suretiyle bağışlanır. -Ey Rasûl!- Şüphesiz ki Rabbin, mağfireti bol olan, tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. O -Subhânehû ve Teâlâ- babanız Adem'i topraktan yarattığında ve annelerinizin karnında yaratılış evrelerinde iken ahvalinizi ve işlerinizi en iyi bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kendi nefislerinizi takva ile methederek övmeyiniz. Allah -Subhânehû ve Teâlâ- emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak kendisine karşı takvalı olanları hakkıyla bilir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
يَجْتَنِبُونَجنبيبتعدون ويتنحون.
كَبَٰئِرَكبركبائر الإثم: الآثام الفاحشة.
ٱلْإِثْمِأثمالذنب الذي يستحق العقوبة لأن الإثم ميل عن الحق بعلم وتعمد.
وَٱلْفَوَٰحِشَفحشالفواحش: الأفعال القبيحة الشنيعة، جمع الفاحشة.
إِلَّاإلاتأتي حرف استثناء أو اسما مؤولا بمعنى غير.
ٱللَّمَمَلممالذنوب الصغيرة، أو مقاربة الذنب.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
رَبَّكَرببإلهك المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
وَٰسِعُوسعواسع المغفرة: المراد رحمته واسعة على الذين يجتنبون الكبائر.
ٱلْمَغْفِرَةِغفرالستر والعفو.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
أَعْلَمُعلمأكثر علما وإحاطة. والعلم: من صفات الله عز وجل.
بِكُمْبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
إِذْإذظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
أَنشَأَكُمنشأخلقكم.
مِّنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلْأَرْضِأرضالكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
أَنتُمْأنتمضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين.
أَجِنَّةٌجننجمع جنين وهو الحمل المستور في بطن أمه.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
بُطُونِبطنالبطون: جمع بطن والبطن: الجوف وهو مقابل الظهر.
أُمَّهَٰتِكُمْأمموالداتكم.
فَلَالالا: حرف نهي.
تُزَكُّوازكولا تزكوا أنفسكم: لا تمدحوها، ولا تنسبوها للطهر والصلاح.
أَنفُسَكُمْنفسذواتكم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء، ذاته. والنفس تطلق ويراد بها: الروح، وتطلق ويراد بها: الجسم مع ‌الروح ‌معاً.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
أَعْلَمُعلمأكثر علما وإحاطة. والعلم: من صفات الله عز وجل.
بِمَنِمَنمن: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل.
ٱتَّقَىٰوقيحمى نفسه بوقاية.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَجْتَنِبُونَ} قلقلة {كَبَائِرَ} مد متصل {إِنَّ} غنة {أَنشَأَكُم مِّنَ}

إخفاء حقيقي. يليه إدغام تماثل صغير {أَنتُمْ} إخفاء حقيقي {أَجِنَّةٌ فِي} غنة في

النون. يليها إخفاء حقيقي {أُمَّهَاتِكُمْ} غنة في الميم {تُزَكُّوا أَنْفُسَكُمْ}

مد منفصل، وإخفاء حقيقي.