Nebe Suresi 3. Ayet
Haber · Mekke · Sure 78 · Ayet 3/40
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ellezi hum fihi muhtelifun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ki onlar onda ıhtilafa düşüyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ki Onlar onda görüş ayrılığına düşüyorlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(2-3) Hakkında ihtilaf edici oldukları o büyük haberi (mi)?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(2-3) Hakkında ihtilafa düştükleri o mühim haberi mi?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar ki, hakkında ihtilaf ediyorlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlar, onun hakkında anlaşmazlık içindeler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onun hakkında uyuşmazlığa düştüler.
İbni Kesir
Ki onlar, bunun üzerinde ihtilafa düşmektedirler.
Gültekin Onan
Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlar bu Kur’an’ı; sihir, şiir, kehanet veya eskilerin hikâyeleri olarak nitelendirirken kendi aralarında ihtilaf etmektedirler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ki onlar, bunun üzerinde ihtilafa düşmektedirler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Birbirlerine neyi soruyorlar? 2, 3- Hakkında anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi 4- Asla (ihtilafa yer yok), onlar yakında bilecekler. 5- Yine asla! Onlar yakında anlayacaklar.
(Mekke’de inmiştir. 40 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-3. Yani şu Allah’ın âyetlerini yalanlayanlar, ne hakkında soruşturup duruyorlar? Daha sonra hakkında soruşturup durdukları hususu açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Hakkında anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.” Yani yalanlamak ve uzak bir ihtimal görmek yönünde aralarında uzun boylu ihtilafa düştükleri ve anlaşmazıkların yaygınlık kazandığı o büyük haber hakkında birbirlerine soru sorup duruyorlar. Halbuki o, herhangi bir şüpheyi kabil olmayan ve herhangi bir tereddüdün yaklaşamayacağı bir haberdir. Ancak Rablerine kavuşacaklarını yalanlayanlar, can yakıcı azabı görmedikleri sürece kendilerine her türlü âyet, belge ve mucize gelecek olsa dahi iman etmezler. Bundan dolayı Allah, şöyle buyurmaktadır: 4-5. Azap tepelerine indiği vakit, cehenneme sürüklene sürüklene, itile kakıla götürülecekleri vakit yalanladıkları şeyin mahiyetini bileceklerdir. O vakit onlara şöyle denilecek:“İşte bu, sizin yalan saydığınız ateştir.”(et-Tûr, 52/14)
Daha sonra Yüce Allah, peygamberlerin getirdiklerine delil teşkil eden belgeleri ve nimetleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: