Nahl Suresi 126. Ayet
Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 126/128
وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ ۖ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّـٰبِرِينَ
Ve in akabtum fe akıbu bi misli ma ukıbtum bih, ve le in sabertum le huve hayrun lis sabirin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nahl Suresi 126. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve şayed ıkab ile mukabele edecek olursanız ancak size edilen ukubetin misliyle muakabe ediniz ve şayed sabrederseniz kasem olsun ki sabredenler için elbette daha hayırlıdır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer ceza ile karşılık verecek olursanız, ancak size yapılan cezanın misli ile cezalandırınız. Şayet sabrederseniz, andolsun ki bu, sabredenler için elbette daha hayırlıdır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer her hangi bir ceza ile mukaabele edecek olursanız ancak size reva görülen ukubetin misillemesiyle ceza yapın. Sabrederseniz, andolsun ki, bu, tehammül edenler için elbet daha hayırlıdır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Eğer azab edecekseniz, size yapılan azab kadar azab edin. Ama sabrederseniz, andolsun ki o, sabredenler için daha iyidir. (Hz. peygamber, Uhud Savaşında, amcası Hamza'yı kafirler tarafından burnu ve kulakları kesilmiş, ciğeri çıkartılmış bir durumda görünce; "Allah'a andolsun ki, eğer Allah bana zafer verirse, senin yerine, onlardan yetmiş kişiyi böyle yapacağım!" demişti. Fakat yeminine keffaret vererek bu sözünü uygulamamış, Mekke'nin Fethinde düşmanlarını affetmiştir.)
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ceza verecek olursanız, size yapılan muamelenin misliyle cezalandırın. Ama eğer bu hususta sabrederseniz, bilin ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bunun içindir ki, (tartışmada) zora başvurmanız gerekirse, ancak onların sizi zora koştukları kadar zora başvurun. Fakat eğer kendinizi tutarsanız, bilin ki, güçlüklere göğüs germesini bilen kimseler için bu daha iyi, daha hayırlıdır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer karşılık verecekseniz, size yapılanın aynıyla karşılık verin. Eğer sabrederseniz, bu sabredenler için daha iyidir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer siz, sert karşılık vermek zorunda kalırsanız, o zaman onların size verdiği karşılığa orantılı olarak karşılık verin. Ama sabrederseniz,[1] elbette böyle bir davranış sabredenler için daha hayırlıdır.
Tefsir / dipnot (1)
Bağışlarsanız.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ceza verecekseniz, size yapılan kadarıyla ceza verin. Dirençli olursanız, dirençli olanlar için kesinlikle böylesi daha iyidir.
İbni Kesir
Eğer ceza verecek olursanız; ancak sizin cezalandırıldığınızın misliyle ceza verin. Sabrederseniz; elbette bu, sabredenler için daha iyidir.
Gültekin Onan
Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz; elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Şaban Piriş
Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın aynıyla ceza verin. Eğer sabrederseniz, bu sabredenler için çok hayırlıdır.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer (bir suçtan dolayı) ceza verecek olursanız, size yapılanın aynı ile cezalandırın. Sabrettiğiniz takdirde, bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Eğer düşmanınızı cezalandırmak isterseniz, aşırıya gitmeden size yaptığının aynısıyla onu cezalandırın. Buna güç yetirebildiğiniz halde, sabreder ve onu cezalandırmazsanız, bu durum sabredenler için onların sizleri cezalandırmasının öcünü almaktan daha hayırlıdır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِنْ | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| عَاقَبْتُمْ | عقب | المعاقبة: الجزاء السيء للعمل السيء. | |||
| فَعَاقِبُوا | عقب | .العقاب: المجازاة على الفعل. | |||
| بِمِثْلِ | مثل | المثل: المشابه. | |||
| مَا | ما | اسم موصول. | |||
| عُوقِبْتُم | عقب | جوزيتم بسوء أفعالكم. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| وَلَئِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| صَبَرْتُمْ | صبر | تجلدتم ولم تجزعوا. والصبر: حبس النفس عن الجزع، والتجلد وحسن الاحتمال. | |||
| لَهُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| خَيْرٌ | خير | اسم تفضيل وأصله أخير بمعنى أكثر نفعا وصلاحا. | |||
| لِّلصَّٰبِرِينَ | صبر | الصابرين: هم الذين يتجلدون ولا يجزعون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَإِنْ عَاقَبْتُمْ} إظهار حلقي في النون مع العين وقلقلة الباء
{عُوقِبْتُمْ بِهِ} إخفاء شفوي في الميم مع الباء {وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ} إخفاء
حقيقي في النون مع الصاد {خَيْرٌ لِلصَّابِرِينَ} إدغام بغير غنة في التنوين مع
اللام.