Mürselât Suresi 28. Ayet
Gönderilenler · Mekke · Sure 77 · Ayet 28/50
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Vay haline o gün yalan diyenlerin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün yalan diyenlerin vay haline!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Bu gibi ni'metleri) yalan sayanlarını o gün vay haaline!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yalanlayanların vay haline o gün!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O gün, yalanlayanların vay haline.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O Gün vay haline hakikati yalanlayanların!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Vay haline o gün yalanlayanların!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O Gün yalanlayanların vay haline!
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!
İbni Kesir
Vay haline o gün, yalanlayanların.
Gültekin Onan
O gün, yalanlayanların vay haline.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O gün; helak, azap ve hüsran Allah’ın onlara verdiği nimetleri yalanlayanların üzerine olsun!
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Vay haline o gün, yalanlayanların.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
25- Biz yeryüzünü toplanma yeri kılmadık mı? 26- Dirilere de ölülere de. 27- Orada köklü ve yüksek dağlar yarattık ve size tatlı su içirdik. 28- O gün yalanlayanların vay haline!
25-26. Yani biz yeryüzünü sizin maslahatlarınız ve faydanız için amade kılmak suretiyle size lütufta bulunmadık mı? Sizlere bunca nimetleri bu yolla bağışlamadık mı? Buna bağlı olarak Biz orayı sizin için “toplanma yeri kılmadık mı?” Evlerde “dirilere” kabirlerde de “ölülere.” Nasıl ki evler, köşkler Yüce Allah’ın kullarına nimet ve lütufları arasındadır, kabirler de aynı şekilde onlar için -cesetlerinin yırtıcı hayvanların ve başka şeylerin önünde bırakılmayarak oraya gömülmesi dolayısıyla- bir rahmettir. 27. “Orada köklü ve yüksek dağlar yarattık.” Yeryüzü üzerindekileri sarsmasın diye yeri sağlamlaştıran dağlar var ettik. Allah yeryüzünü enli-boylu, muazzam ve sapasağlam dağlarla sağlamlaştırıp güçlendirmiştir. "Size tatlı” içimi hoş “su içirdik.” Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır:“İçtiğiniz sudan bana haber verin. Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indirenler Biz miyiz? Dileseydik onu acı kılardık. Şükretmeniz gerekmez mi?”(el-Vâkıa, 56/68-70) 28. “O gün yalanlayanların” Allah, kendilerine tek başına yarattığı ve özellikle onlara lütfetmiş olduğu bu nimetleri göstermiş olmasına rağmen bunlara yalanlayarak karşılık verenlerin “vay haline!”