Mü'minûn Suresi 33. Ayet

İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 33/118

وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَـٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

Ve kalel meleu min kavmihillezine keferu ve kezzebu bi likail ahıreti ve etrafnahum fil hayatid dunya ma haza illa beşerun mislukum ye'kulu mimma te'kulune minhu yeşrebu mimma teşrabun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'minûn Suresi 33. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

18. cüz · PDF sayfası 3

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Ahıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: "bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip ahirete ulaşmayı yalanlayan kavminden o kodaman güruh ise şöyle dedi: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onun kavminden — kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz halde küfr (-ü inkar) eden, ahirete kavuşmayı yalan sayan — bir gurüh dedi ki: "Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içdiklerinizden içiyor".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(33-34) Onun halkından kafir olup ahiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: "Bu," dediler, "sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kendi kavminden, inkar edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve (yine) toplumun -(sırf) kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi (her defasında): "Bu (adam) yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil" dediler,

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler: -Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, Kafirlik eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri: "Bu da sizin gibi bir beşerdir. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor." dediler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Toplumu arasında, dünya yaşamında ellerine güç verdiğimiz ve sonsuz yaşam buluşmasını yalanlayan nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Yediklerinizden yiyen ve içtiklerinizden içen, sizin gibi bir insanoğlundan başkası değil bu!"

İbni Kesir

Onun kavminden; kendilerine dünya hayatında rızık verdiğimiz halde küfr ederek ahirete kavuşmayı yalanlayan ileri gelenler dediler ki: Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.

Gültekin Onan

Kendi kavminden, küfredip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."

Rowad Tercüme Merkezi

O peygamberin kavminden, Allah’a kâfir olan, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenleri şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”

Şaban Piriş

Dünya hayatında kendilerine nimetler verdiğimiz, ahirete kavuşmayı yalanlayanlardan ve kâfirlerden olan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler: Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Ali Özek ve diğerleri

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: «Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.»

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

O peygamberin kavminden Allah'ı inkâr eden, ahireti ve ahiretteki sevabı ve cezayı yalanlayan ve dünya hayatında nimetlerden kendilerine bolca verdiğimiz zalimler; kendilerine tabi olanlara ve insanlara şöyle dediler: "Bu; sizin yediklerinizden yiyip içtiklerinizden içen ve sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün ayrı bir özelliği yoktur ki o, size resul olarak gönderilmiş olsun!"

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَقَالَقولوتكلم.
ٱلْمَلَأُملأأشراف القوم ووجوههم.
مِنمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
قَوْمِهِقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
كَفَرُواكفرجحدوا ولم يؤمنوا. وأصل ‌الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره.
وَكَذَّبُواكذبكذبوا بالأمر: أنكروه.
بِلِقَاءِلقيلقاء الآخرة: شهودها.
ٱلْءَاخِرَةِأخرالآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت.
وَأَتْرَفْنَٰهُمْترفونعمناهم.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلْحَيَوٰةِحييالحياة الدنيا: المعيشة الدنيوية التي تسبق الحياة الآخرة. وأصل الحياة: النمو، والبقاء، والمنفعة للمخلوقات. ‌والحياة: نقيض الموت.
ٱلدُّنْيَادنوالدنيا: ‌مؤنث ‌الأدنى، أي القريبة، بمعنى الحاضرة. ووصفت بهذا الوصف لِدُنُوّ مَرْتَبَتِهَا بالنسبة للآخرة؛ فليست بشيء بالنسبة للآخرة.
مَامانافية غير عاملة.
هَٰذَاذااسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
بَشَرٌبشرإنسان.
مِّثْلُكُمْمثلالمثل: المشابه.
يَأْكُلُأكلالأكل: تناول الطعام.
مِمَّا—أصلها "من ما" المحتوية على: من ابتدائية الغاية و ما الموصولة أو الموصوفة أو المصدرية.
تَأْكُلُونَأكلالأكل: تناول الطعام.
مِنْهُمِنمن: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
وَيَشْرَبُشربشرب الماء: جرعه.
مِمَّا—أصلها "من ما" المحتوية على: من ابتدائية الغاية و ما الموصولة أو الموصوفة أو المصدرية.
تَشْرَبُونَشربشرب الماء: جرعه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{مِنْ قَوْمِهِ} إخفاء حقيقي في النون والقاف {بِلِقَاءِ} مد متصل

{الْآخِرَةِ} مد بدل، والراء مفخمة {مَا هَذَا إِلَّا} مد منفصل {بَشَرٌ

مِثْلُكُمْ} إدغام بغنة في التنوين والميم، وفي الميم الثانية من {مِمَّا} غنة.