Mü'min Suresi 58. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 58/85
وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَلَا ٱلْمُسِىٓءُ ۚ قَلِيلًا مَّا تَتَذَكَّرُونَ
Ve ma yestevil a'ma vel basiru vellezine amenu ve amilus salihati ve lel musiu, kalilen ma tetezekkerun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 58. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kör ise görenle müsavi olmaz, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselerle ne de kötülük yapan, siz pek az düşünüyorsunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kör ile gören bir olmaz, iman edip iyi iyi işler yapan kimselerle kötülük yapan da (bir değildir). Siz pek az düşünüyorsunuz!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Kör olanla gören, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne az düşünüyorsunuz!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Görmeyenle gören bir olmaz. İman edip makbul ve güzel işler yapanlarla hep kötülük yapanlar da bir olmaz. Ne de az düşünüyorsunuz!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Öyleyse,) gören ile görmeyen bir olmaz; iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ile kötülük işleyenler de bir değildir. Bundan ne kadar da az ders çıkarıyorsunuz?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kör ile gören eşit değildir. İman edip, doğruları yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kör ile gören bir değildir.[1] İman edip salihatı yapanlar ile kötülük yapanlar da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?
Tefsir / dipnot (1)
Gerçeği görenle, görmeyen.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kör ile gören bir değildir; inanmış olarak erdemli edimler yapanlar ile kötülük yapanlar da öyle. Ne denli az düşünüyorsunuz?
İbni Kesir
Körle gören, inanıp salih amel işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne de az düşünüyorsunuz.
Gültekin Onan
Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; inanıp salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
Rowad Tercüme Merkezi
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Şaban Piriş
Kör ile gören eşit değildir. İman edip, salih ameller yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Ali Özek ve diğerleri
Kör ile gören, iman edip sâlih amel işleyenlerle kötülük eden bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah'a iman edip resullerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah'ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarf ederdiniz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| يَسْتَوِي | سوي | ما يستوي الطرفان: لا يتماثلان ولا يتعادلان. | |||
| ٱلْأَعْمَىٰ | عمي | فاقد البصر. | |||
| وَٱلْبَصِيرُ | بصر | البصير: المبصر القادر على رؤية الأشياء. | |||
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع. | |||
| وَعَمِلُوا | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| ٱلصَّٰلِحَٰتِ | صلح | الأعمال الصالحة. | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نفي يفيد التوكيد. | |||
| ٱلْمُسِيءُ | سوأ | المسيء: اسم فاعل لمن يفعل السوء، والسوء: العمل السيئ القبيح. | |||
| قَلِيلًا | قلل | عددا محدودا. والقلة: النقصان. والقلة: نقيض الكثرة، قل الشيء يقل قلة. | |||
| مَّا | ما | مؤكدة وظيفتها التعويض عن فعل محذوف أو تأكيد السياق التي ترد فيه. | |||
| تَتَذَكَّرُونَ | ذكر | تتدبرون وتتعظون وتعتبرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
راء {وَالْبَصِيرُ} مفخمة وصلًا لأنها مضمومة. ومرققة وقفًا لأنها ساكنة بعد ياء مدية {آمَنُوا} مد بدل {وَلَا الْمُسِيءُ} مد متصل {قَلِيلًا مَا} إدغام بغنة في التنوين مع الميم، وفي رؤوس الآي مد عارض للسكون عند الوقف يمدّ حركتين أو أربعًا أو ستًا.
هذا: والميم تخرج من الشفتين، والتاء تخرج من طرف اللسان مع أصول الثنايا العليا، والذال تخرج من طرف اللسان ومن أطراف الثنايا العليا، والكاف تخرج من أقصى اللسان تحت مخرج القاف، والراء تخرج من طرف ظهر اللسان، والنون تخرج من طرف اللسان تحت مخرج اللام.