Mü'min Suresi 35. Ayet

Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 35/85

ٱلَّذِينَ يُجَـٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَـٰنٍ أَتَىٰهُمْ ۖ كَبُرَ مَقْتًا عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ

Ellezine yucadilune fi ayatillahi bi gayri sultanin etahum, kebure makten indallahi ve indellezine amenu, kezalike yatbaullahu ala kulli kalbi mutekebbirin cebbar.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'min Suresi 35. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

24. cüz · PDF sayfası 10

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar ki kendilerine gelmiş bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele ederler, Allah yanında ve iymanı olanlar ındinde mebğuz olmak için ne büyük huy, işte Allah her cebbar mütekebbirin kalbini öyle bir tabiat ile mühürler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele ederler. Allah katında ve imanı olanların yanında kin beslenmesi için ne büyük huy! İşte Allah, her zorba, böbürlenen kimsenin kalbini öyle bir tabiat ile mühürler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Onlar, kendilerine gelmiş hiçbir hüccet olmadığı halde Allahın ayetleri hakkında mücadele edenlerdir. Gerek Allah indinde, gerek iman edenler katında (buna) buğz büyümüşdür. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar ki kendilerine gelmiş bir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. (Bu hareketleri) Gerek Allah yanında, gerek inananlar yanında (onlara karşı) ne büyük bir kızgınlık (doğurur)! İşte Allah, her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kendilerine ulaşmış hiçbir delile dayanmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanların bu hareketleri, hem Allah indinde, hem de iman edenler yanında pek büyük bir gazaba yol açar. İşte Allah, her kibirli ve zorbanın kalbini böylece mühürler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Ki onlar, Allah'ın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (Bu,) Allah katında da, iman edenler katında da büyük bir öfke (sebebi)dir. İşte Allah, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürler."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Hiçbir delilleri olmadan Allah'ın mesajlarını sorgulayanları (da): hem Allah'ın, hem de iman etmiş olanların gözünde son derece çirkin (bir günah). Allah, bütün kibirli zorbaların kalbini işte böyle mühürler."

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bu kimseler, Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelen bir delil olmadığı halde tartışır dururlar. Bu, Allah katında da, iman edenlerin yanında da büyük kızgınlık sebebidir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

O kimseler, kendilerine görevli kılınmış, yetki verilmiş bir kimse gelmediği halde, Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. Bu da Allah'ın yanında da insanların yanında da büyük bir kızgınlığa neden olur. İşte böyle! Allah, her büyüklük taslayanın kalbini mühürler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kendilerine gelmiş hiçbir kanıtları olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıyorlar. Allah'ın katında ve inananların yanında büyük bir öfkedir. Allah, büyüklük taslayan tüm zorbaların yüreklerine, işte böyle damga vurur.

İbni Kesir

Onlar ki; kendilerine gelmiş bir huccet bulunmaksızın Allah'ın ayetleri üzerinde tartışırlar. Bu, Allah katında da, iman edenlerin yanında da öfkeyi arttırır. Ve böylece Allah; büyüklük taslayan her zorbanın kalbini mühürler.

Gültekin Onan

"Ki onlar, Tanrı'nın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (Bu) Tanrı katında da, inananlar katında da büyük bir öfke (sebebi)dir. İşte Tanrı, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürler."

Rowad Tercüme Merkezi

Bu kimseler, Allah’ın ayetleri hakkında, kendilerine gelen bir delil olmadığı halde tartışır dururlar. Bu; Allah katında da, iman edenlerin yanında da büyük bir gazap sebebidir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Şaban Piriş

Bu kimseler, Allah’ın ayetleri hakkında, kendilerine gelen bir delil olmadığı halde tartışır dururlar. Bu, Allah katında da, iman edenlerin yanında da büyük bir gazap sebebidir. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Ali Özek ve diğerleri

Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenler gerek Allah yanında, gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kendilerine gelen hiçbir delil ve kanıt olmadan Allah'ın ayetlerini iptal etmek için tartışıp duran kimselerin bu yaptığı hem Allah katında, hem de Allah'a ve resullerine iman edenlerin yanında büyük bir gazap sebebidir. Yüce Allah; ayetlerini iptal etmek için hakkında tartışıp duran kimselerin kalplerini mühürlediği gibi, zorba ve hakka karşı kibirlenen kimselerin kalplerini de mühürler. Onları doğruya iletmez ve hayra yöneltmez.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
يُجَٰدِلُونَجدليناقشون ويخاصمون.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ءَايَٰتِأييالآية من كتاب الله، هي: ‌طائفةٌ ‌من ‌القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
بِغَيْرِغيرغير: وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة.
سُلْطَٰنٍسلطحجة وبرهان.
أَتَىٰهُمْأتيجاءهم.
كَبُرَكبرثقل.
مَقْتًامقتبغضا وكراهية.
عِندَعندظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَعِندَعندعند: ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
كَذَٰلِكَذاأي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد.
يَطْبَعُطبعيطبع الله على قلوبهم: يغلقها ويختم عليها فلا تعي خيرا.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
كُلِّكلللفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا.
قَلْبِقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
مُتَكَبِّرٍكبرمتغطرس يدعي الكبر.
جَبَّارٍجبرعات متمرد.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{فِي آيَاتِ} مد منفصل. يليه مد بدل وصلًا، وفي قاف {مَقْتًا} قلقلة عِندَ إخفاء حقيقي في النون مع الدال {يَطْبَعُ} قلقلة في الطاء {مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الجيم. وألف المد من {جَبَّار} مرققة تبعًا للباء قبلها، والراء مفخمة وقفًا مرققة وصلًا.