Mü'min Suresi 31. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 31/85
مِثْلَ دَأْبِ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۚ وَمَا ٱللَّهُ يُرِيدُ ظُلْمًا لِّلْعِبَادِ
Misle de'bi kavmi nuhın ve adin ve semude vellezine min ba'dihim, ve mallahu yuridu zulmen lil ibad.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 31. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Nuh kavmının Adın, Semudun ve daha sonrakilerin maceraları gibi ki Allah kullarına bir zulm istemez
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nuh kavmi'nin, Ad'ın, Semüd'un ve daha sonrakilerin maceraları gibisinden. Allah, kullarına haksızlık etmek istemez.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(30-31) Mü'min olan (o zat) dedi ki: "Ey kavmim, hakıykat ben o sürüsürü fırkaların gününe misal (vermeniz) den, Nuuh kavminin, Aad'in, Semudun ve daha sonrakilerin haali gibi (bir maceraye sapıb felakete uğramanızdan) korkuyorum. (Yoksa) Allah kullarına bir zulüm dileyecek değildir".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Nuh kavminin, 'Ad ve Semud'un ve onlardan sonrakilerin durumu gibi (bir durumla karşılaşmanızdan kaygı duyuyorum). Allah kullara zulmetmek istemez, (günahsız kimselere ceza vermez).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(30-31) O imanlı zat bunun üzerine: "Ey benim milletim!" dedi, "Ben sizin hakkınızda Nuh milletinin, Ad milletinin, Semud milletinin ve ondan sonraki milletlerin başına gelen akıbetin sizin de başınıza gelmesinden endişe ederim. Yoksa suçsuzlara azab etmek suretiyle Allah kullarına zulmetmek istemez."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Nuh kavminin, 'Ad ve Semud (kavimlerinin) ve onlardan sonrakilerin başına gelmiş olana benzer (bir durumun!) Ve unutmayın Allah, kulları için hiçbir haksızlık istemez.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(30-31) İman eden kimse şöyle dedi: -Ey halkım! Ben, Nuh, Ad, Semud kavminin ve ondan sonraki toplumların başına geldiği gibi bir Azap Günü'nün başınıza gelmesinden korkuyorum. Oysa Allah, kullarına zulmetmek istemez.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Nuh, Ad, Semud ve onlardan sonraki toplumların durumu gibi. Allah, kullarına haksızlık edici değildir."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Nuh toplumu, Âd, Semud ve onlardan sonrakilerin durumu gibi. Çünkü Allah, kullarına haksızlık yapmak istemez!"
İbni Kesir
Nuh kavminin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi. Allah, kullarına zulüm dilemez.
Gültekin Onan
"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Tanrı, kullar için zulüm istemez."
Rowad Tercüme Merkezi
"Nûh Âd, Semûd kavminin ve ondan sonraki toplumların durumu gibi. Oysa Allah, kullarına zulmetmek istemez."
Şaban Piriş
Nuh, Âd, Semûd kavminin ve ondan sonraki toplumların durumu gibi. Oysa Allah, kullarına zulmetmek istemez.
Ali Özek ve diğerleri
Nuh kavminin, Âd, Semûd ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, Allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir.»
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
"Nûh, Âd, Semûd ve onlardan sonra gelen kavimler gibi küfre düşüp resullerini yalanlayanların başına gelenler gibi (sizlerin de başına azap gelecek). Yüce Allah, küfürleri ve resulleri yalanlamaları sebebiyle onları helak etmiştir. Yüce Allah, kullarına zulmetmez. Ancak onlara günahlarının karşılığı olarak azap eder."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مِثْلَ | مثل | المثل: المشابه. | |||
| دَأْبِ | دأب | مثل دأب قوم نوح وعاد وثمود: كعادتهم. | |||
| قَوْمِ | قوم | قوم نوح: من بعث إليهم. | |||
| نُوحٍ | نوح | نوح: نبي من أنبياء الله عز وجل، وأول المرسلين عليه السلام، لبث في قومه ألف سنة إلا خمسين عاما يدعوهم إلى الله فأعرضوا حتى أخذهم الطوفان. | |||
| وَعَادٍ | عاد | عاد: قوم هود عليه السلام، وهي قبيلة قديمة سميت باسم أبيهم، وكانت منازلهم بالأحقاف من بلاد اليمن. | |||
| وَثَمُودَ | ثمود | ثمود: القبيلة المعروفة الذين كانوا يسكنون الحجر وما حوله، من أرض الحجاز وجزيرة العرب. أرسل الله لهم أخاهم صالحا نبيا يدعوهم إلى الله - عليه السلام. | |||
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| بَعْدِهِمْ | بعد | بعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| يُرِيدُ | رود | من الإرادة، وهي: صفة ثابتة لله تعالى على ما يليق به. | |||
| ظُلْمًا | ظلم | انتقاصا للحق. | |||
| لِّلْعِبَادِ | عبد | للمخلوقات. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ} إدغام بغنة مرتين في التنوين مع الواو {مِنْ بَعْدِهِمْ} إقلاب {ظُلْمًا لِلْعِبَادِ} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام.