Mücâdele Suresi 9. Ayet

Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 9/22

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَنَـٰجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَـٰجَوْا۟ بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَمَعْصِيَتِ ٱلرَّسُولِ وَتَنَـٰجَوْا۟ بِٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu iza tenaceytum fe la tetenacev bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resuli ve tenacev bil birri vet takva, vettekullahellezi ileyhi tuhşerun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Sizler fısıldaştığınız vakıt günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşmayın iyilik ve takva fısıldaşın ve Allahdan korkun ki ona haşrolunacaksınız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizler fısıldaştığınız zaman, aranızda günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takvayı fısıldaşın! Allah'tan korkun ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, aranızda gizli konuşacağınız vakit günahı, düşmanlığı, peygambere isyanı fısıldaşmayın. iyiliği, takvayı fısıldasın ve ancak huzuurunda toplanacağınız Allahdan korkun.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Elçiye karşı gelme üzerinde konuşmayın; iyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Şayet siz gizlice konuşacak olursanız sakın günah, zulüm ve Peygambere isyan hususlarında kulis yapmayın. Bunu hayır ve takva hususunda yapın. Dirilip huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı fısıldaşıp konuşmayın; birri (iyiliği) ve takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(O halde,) ey iman etmiş olanlar, gizli konuşmalarınızda, kötü fiiller, saldırgan davranışlar ve Elçi'ye itaatsizlik niyetiyle fesat kurmayı bırakın; (bunun yerine) fazilet ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci üzerinde görüşmeler yapın ve (her zaman) huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler, aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun!

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Bir araya geldiğiniz zaman, aranızda günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla görüşme yapmayın. Görüşmelerinizi birr[1] ve takva[2] konusunda yapın. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Tefsir / dipnot (2)

İyi, yararlı ve doğru olan her şey, bütün iyilikler, bağışlamak, sadakat, samimiyet, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Aranızda gizli konuştuğunuzda, suç işlemek, düşmanlık ve elçiye karşı gelmek konusunda artık fısıldaşmayın. İyilik ve sorumluluk bilinci konusunda konuşun ve karşısında toplanacağınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

İbni Kesir

Ey iman edenler; aranızda gizli konuşacağınız zaman; günahı, düşmanlığı ve Peygambere isyanı fısıldaşmayın. Birr'i, takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

Gültekin Onan

Ey inananlar, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve Peygambere isyanı fısıldaşıp konuşmayın; birri (iyiliği) ve takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Tanrı'dan sakının.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَايا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
إِذَاإذاظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
تَنَٰجَيْتُمْنجوتبادلتم الحديث سرا.
فَلَالالا: حرف نهي.
تَتَنَٰجَوْانجوفلا تتناجوا: فلا تتساروا، أي لا تتبادلوا الحديث سرا.
بِٱلْإِثْمِأثمالإثم: الذنب الذي يستحق العقوبة لأنه ميل عن الحق بعلم وتعمد.
وَٱلْعُدْوَٰنِعدوالعدوان: الظلم وتجاوز حد ما يباح.
وَمَعْصِيَتِعصيمعصية الرسول: مخالفة ما جاء به.
ٱلرَّسُولِرسلالرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم.
وَتَنَٰجَوْانجووتساروا، أي تبادلوا الحديث سرا.
بِٱلْبِرِّبررالبر: كلمة جامعة لكل صفات الخير.
وَٱلتَّقْوَىٰوقيالتقوى: الاتقاء وجعل وقاية من عذاب الله باتباع أوامره واجتناب نواهيه.
وَٱتَّقُواوقياحذروا واجعلوا لكم وقاية تحميكم وتقيكم. ‌وأصل ‌التقوى: أن يجعل العبد بينه وبين ما يخافه ويحذره ‌وقاية تقية من ذلك.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
ٱلَّذِيالذيالذي: ‌اسم ‌موصول ‌للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل.
إِلَيْهِإلىإلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية.
تُحْشَرُونَحشرتجمعون مع الناس للحساب بعد البعث من القبور.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {آمَنُوا} مد بدل {وَالتَّقْوَى} قلقلة في القاف

{الَّذِي إِلَيْهِ} مد منفصل، والهاء مقصورة لسكون ما قبلها.