Mücâdele Suresi 4. Ayet

Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 4/22

فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا ۖ فَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ فَإِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ۚ ذَٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۚ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۗ وَلِلْكَـٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Fe men lem yecid fe siyamu şehreyni mutetabiayni min kabli en yetemassa, fe men lem yestetı' fe ıt'amu sittine miskina, zalike li tu'minu billahi ve resulih, ve tilke hududullah, ve lil kafirine azabun elim.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ona gücü yetmiyen de ikisi temas etmezden evvel sırasiyle iki ay oruc tutsun, ona da güç yetiremiyen altmış yoksul doyursun, bunlar Allah ve Resulüne iyman edesiniz diyedir ve bunlar Allahın çizdiği hududdur, kafirler için ise elim bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona gücü yetmeyen de karısıyla ilişki de bulunmadan önce iki ay sırasıyla oruç tutsun; ona da gücü yetmeyen altmış yoksul doyursun! Bunlar, Allah'a ve peygamberine inanasınız diyedir ve bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. Kafirler için ise acı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Fakat kim (bunu) bulamazsa, (yine) birbiriyle temas etmezden evvel, faasılasız iki ay oruç (tutsun). Buna da güc yetiremezse altmış yoksul (doyursun). (Keffaretdeki) bu (hafifletme) Allaha ve peygamberine iman (da sebat) etmekde olduğunuz içindir. Bu (hükümler) Allahın (ta'yin etdiği) hadlerdir. (Bunları kabul etmeyen) kafirler için ise elem verici azab vardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Buna imkan bulamayan, temaslarından önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurmalıdır. Allah'a ve Elçisine inanmanız (onların sözlerini doğrulamanız) için bu hükümler konmuştur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kafirler için acı bir azab vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Buna imkan bulamayan kimse, temaslarından önce, iki ay ara vermeksizin oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen altmış fakiri doyurmalıdır. Bu hükümler Allah'ı ve Resulünü tasdik ve onlarla amel edip Cahiliye uygulamalarını reddetmeniz için konulmuştur. İşte bunlar Allah'ın hudutlarıdır. Kafirler için gayet acı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ancak buna imkanı olmayan, (bunun yerine,) birbirlerine yeniden dokunmadan önce peşpeşe iki ay oruç tutacak ve buna gücü yetmeyen altmış yoksulu doyuracak. Bu, Allah'a ve Elçisi'ne inancınızı isbat etmeniz için (gerekli)dir. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır ve hakikati inkar edenleri (öteki dünyada) şiddetli bir azap beklemektedir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kim, bunu bulamazsa, karısına yaklaşmadan önce iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu, Allah'a ve Peygamberine inanmanız sebebiyledir. İşte bu, Allah'ın kanunlarıdır. Bunu inkar edenler için acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Kim bulamazsa,[1] ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne iman etmenizin gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.

Tefsir / dipnot (1)

Özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir köleyi özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yine de bulamayan kişi, birbirine dokunmadan önce, iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. Fakat buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve O'nun elçisine inanmanız için böyledir. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Nankörlük edenler için acı bir ceza vardır.

İbni Kesir

Kim de bulamazsa; temas etmezden önce birbiri peşinden iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen altmış yoksulu doyurur. Bu; Allah'a ve peygamberine iman etmekte olduğunuz içindir. Bunlar, Allah'ın hudududur. Ve kafirler için elim bir azab vardır.

Gültekin Onan

Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Tanrı'ya ve O'nun Resulüne inanmanız dolayısıyladır. Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kim özgürlüğüne kavuşturacağı bir köle bulamazsa zıhar yaptığı eşiyle temas etmeden önce o kimsenin iki ay arka arkaya oruç tutması gerekir. Kim de iki ay arka arkaya oruç tutamazsa, o kimsenin altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu hüküm; sizin, Allah'ın bunu emrettiğine iman etmeniz, O'nun emrini yerine getirmeniz ve Rasûlüne tabi olmanız içindir. İşte zikri geçen bu hükümler; Allah'ın, kulları için koymuş olduğu sınırlardır. Sakın o sınırları aşmayın. Allah'ın koymuş olduğu hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için elem verici bir azap vardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَمَنمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
لَّمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَجِدْوجدلم يجد: لم يلق رقبة يعتقها.
فَصِيَامُصومالصيام: الإمساك عن المفطرات مع النية، من طلوع الفجر الصادق إلى غروب الشمس.
شَهْرَيْنِشهرشهرين: تثنية شهر، والشهر: جزء من اثني عشر جزءا من السنة.
مُتَتَابِعَيْنِتبعمتصلين متواليين.
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
قَبْلِقبلظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
يَتَمَاسَّامسسيستمتعا ويتباشرا مباشرة الأزواج.
فَمَنمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
لَّمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَسْتَطِعْطوعلم يستطع: لم يقدر على صيام الشهرين لعذر شرعي.
فَإِطْعَامُطعمإطعام المسكين: تقديم الطعام له.
سِتِّينَستتالعدد المعروف ويساوي ست عشرات.
مِسْكِينًاسكنالمسكين: الفقير الذي أذله الفقر.
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
لِتُؤْمِنُواأمنلتذعنوا وتصدقوا.
بِٱللَّهِألهالباء حرف جر، والله :المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَرَسُولِهِرسلالرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم.
وَتِلْكَتيتلك: اسم إشارة للمفرد المؤنث البعيد يخاطب به المفرد.
حُدُودُحددحدود الله: أحكامه وشرائعه التي لا يجوز مجاوزتها.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَلِلْكَٰفِرِينَكفرالكافرين: الجاحدين الذين لا يؤمنون بالله.
عَذَابٌعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
أَلِيمٌألمموجع شديد الإيلام.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{فَمَن لَّمْ} إدغام بغير غنة {يَجِدْ} قلقلة {مِن قَبْلِ} إخفاء حقيقي،

وقلقلة في الباء {أَن يَتَمَاسَا} إدغام بغنة، ومد لازم كلمي مثقل {فَمَن لَّمْ}

إدغام بغير غنة، وترقق التاء وتفخم الطاء من {يَسْتَطِعْ} {فَإِطْعَامُ} قلقلة في

الطاء {مِسْكِينًا ذَلِكَ} إخفاء حقيقي وصلًا، والوقف يوضح المعنى {وَرَسُولِهِ}

صلة قصيرة {عَذَابٌ أَلِيمٌ}. إظهار حلقي، ومد عارض للسكون وقفًا

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Mücâdele Suresi, 19. ayet Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında o…