Mücâdele Suresi 16. Ayet

Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 16/22

ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَـٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

İttehazu eymanehum cunneten fe saddu an sebilillahi fe lehum azabun muhin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mücâdele Suresi 16. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

28. cüz · PDF sayfası 3

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan men'ettiler onun için onlara hakaretli bir azab var

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan engellediler; onun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte onların hakkı horlatıcı bir azabdır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onlar yeminlerini siper edinip Allah'ın yolundan insanları uzaklaştırdılar. Onlara zelil ve perişan eden bir azap vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Onlar ahidlerini (yalancılıklarına ve sahtekarlıklarına) örtü yaptılar ve böylece başkalarını Allah yolundan alıkoydular. Bu nedenle onları alçaltıcı bir azap beklemektedir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yeminlerini kalkan yaptılar; Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık, onlar için, alçaltıcı bir ceza vardır.

İbni Kesir

Onlar; yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.

Gültekin Onan

Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Tanrı'nın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alıkoydular; onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan alıkoydular. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Onlar ettikleri yeminleri ile Müslümanlıklarını ortaya koyarak mallarını ve canlarını korumak ve öldürülmelerine engel olmak için yeminlerini kalkan edindiler. Müslümanları zayıflatarak ve haktan alıkoyarak insanları haktan uzaklaştırdılar. Bu yüzden onları küçük düşüren ve rezil eden bir azap vardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ٱتَّخَذُواأخذجعلوا. و‌‌الاتخاذ: ‌الجعل، تقول: اتخذت فلاناً صديقاً؛ أي: جعلته صديقاً.
أَيْمَٰنَهُمْيمنالأيمان: جمع يمين: حلف وقسم.
جُنَّةًجننستار.
فَصَدُّواصددالصدود عن الشيء: الإعراض عنه والإمتناع ومنع الآخرين عنه.
عَنعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
سَبِيلِسبلسبيل الله: دين الله القويم.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
فَلَهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإستحقاق.
عَذَابٌعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
مُّهِينٌهونمذل.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{اتَّخَذُوا أَيْمَانَهُمْ} يُبدأ بهمزة وصل مكسورة لفتح ثالث الفعل، وتفخم

الخاء، وفيه مد منفصل {جُنَّةً} غنة في النون {جُنَّةً فَصَدُّوا} إخفاء حقيقي.

{عَن سَبِيلِ} إخفاء حقيقي أيضًا {عَذَابٌ مُّهِينٌ} إدغام بغنة

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Âl-i İmrân Suresi, 9. ayet "Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dö… Âl-i İmrân Suresi, 115. ayet Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir…