Mücâdele Suresi 14. Ayet

Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 14/22

۞ أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مَّا هُم مِّنكُمْ وَلَا مِنْهُمْ وَيَحْلِفُونَ عَلَى ٱلْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

E lem tere ilellezine tevellev kavmen gadıballahu aleyhim, ma hum minkum ve la minhum ve yahlifune alel kezibi ve hum ya'lemun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın gazap etmiş olduğu bir topluğa yardakçılık edenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar ve bile bile yalan yere yemin ederler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemin ederler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Allah'ın gazab ettiği bir topluluğu dost edinenlere baksana! Bunlar ne sizden, ne de onlardandır. Bunlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Allah'ın gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne sizdendir (ey müminler) ne de o (hakikati inatla reddede)nlerden. Böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne (onların yalan ve sahte olduklarını) bile bile yemin ederler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri[1] görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Tefsir / dipnot (1)

Onları kendilerine gözetleyici, yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'ın öfkesine uğrayan bir toplumu dost edindiklerini görmüyor musun? Oysa onlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bilmelerine karşın, yalan yere yemin ediyorlar.

İbni Kesir

Bakmaz mısın onlara ki, Allah'ın, kendilerine gazab ettiği bir kavmi dost edinmişlerdir? Onlar; ne sizdendir, ne de onlardan. Ve bile bile yalan yere yemin etmektedirler.

Gültekin Onan

Tanrı'nın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Peygamber!- Küfür ve isyanları sebebi ile Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluk olan Yahudileri dost edinen münafıkları görmedin mi? O münafıklar ne Müminlerden ve ne de Yahudilerdendir. Onlar bu iki grup arasında herhangi birine karar veremez bir durumdadırlar. (Ne tam olarak onlara, ne de tam olarak bunlara meylederler) Müminlerin haberlerini Yahudilere aktardıkları halde kendilerinin Müslümanlar olduklarına dair yemin ederler. Onlar yeminlerinde yalancı olanlardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
تَرَرأيألم تر: عبارة للحث على النظر والتعجب والاعتبار والتأمل في شأن من يتحدث عنهم ، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع ، ومن لم ير ولم يسمع.
إِلَىإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
تَوَلَّوْاوليأحبوا ونصروا.
قَوْمًاقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
غَضِبَغضبقوما غضب الله عليهم: المراد اليهود. وصفة الغضب ثابتة لله على ما يليق به.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
عَلَيْهِمعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
مَّامانافية تعمل عمل "ليس".
هُمهمضمير الغائبين.
مِّنكُمْمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
وَلَالالا: حرف نفي يفيد التوكيد.
مِنْهُمْمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
وَيَحْلِفُونَحلفويقسمون.
عَلَىعلىحرف جر يدل على الحال.
ٱلْكَذِبِكذبالإخبار بخلاف الواقع أو الإعتقاد.
وَهُمْهمهم: ضمير الغائبين.
يَعْلَمُونَعلميعرفون ويدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{مَّا هُم مِّنكُمْ} إدغام تماثل صغير. وإخفاء حقيقي {مِنْهُمْ} إظهار حلقي

للنون والهاء

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Talâk Suresi, 9. ayet Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.…