Mücâdele Suresi 13. Ayet
Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 13/22
ءَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَىٰكُمْ صَدَقَـٰتٍ ۚ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا۟ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ ۚ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
E eşfaktum en tukaddimu beyne yedey necvakum sadekat, fe iz lem tef'alu ve taballahu aleykum, fe ekimus salate ve atuz zekate ve etiullahe ve resuleh, vallahu habirun bi ma ta'melun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mücâdele Suresi 13. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ya!.. Fısıltınızdan önce sadakalar takdim etmekten korktunuz mu? Mademki yapmadınız Allah da size tevbe lutfetti artık namaza devam edin ve zekatı verin ve Allah ve Resulüne itaat edin ki Allah habirdir her ne yaparsanız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksa fısıltınızdan önce sadaka vermekten korktunuz mu? Madem ki, yapmadınız, Allah da size tevbe lütfetti, artık namaza devam edin, zekatı verin ve Allah'a ve peygamberine itaat edin! Allah her ne yaparsanız haberdardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korkdunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etdi. O halde dosdoğru namazı kılın. Zekatı verin. Allaha ve peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermenizden korktunuz mu? Çünkü yapmadınız. Allah da sizi (bundan) affetti. Artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Özel görüşmeden önce sadaka vermeniz halinde fakir düşeceğinizden mi korktunuz? Size emredilen bir bu tasadduku yapmadığınıza göre, Allah da sizi bundan muaf tuttu. Artık namazı hakkıyla ifa edin, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin! Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a ve O'nun Resulü'ne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Elçi'ye) danışmanız vesilesiyle kimseye bir yardımda bulunmamaktan dolayı (günah işlemiş olabileceğinizden) korkuyor musunuz? Eğer (imkanlarınızın olmamasından dolayı) bunu yapamazsanız ve Allah size affediciliğini gösterirse, siz de namazlarınızda devamlı ve dikkatli olun ve (sadece) arındırıcı yükümlülüklerinizi yerine getirin ve (böylece) Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten çekiniyor musunuz? Bunu yapamazsanız; Allah, tevbenizi kabul eder, öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Elçisine itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Gizli bir şey konuşmadan önce sadaka vermek ağır geldi değil mi? Bunu yapamayınca Allah, size tevbe etti.[1] Artık salatı ikame edin, zekatı yapın;[2] Allah'a ve Resul'üne itaat edin.[3] Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Tefsir / dipnot (3)
Allah sizin hatadan dönüşünüzü kabul etti.
Bkz. 41:46. ayetin dipnotu.
Bkz. 47:33. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yapmadığınıza göre, gizli konuşmanızdan önce karşılıksız yardımda bulunmaktan kaygı mı duydunuz? Oysa Allah, pişmanlığınızı kabul etmiştir. Artık, namazı kılın, zekatı verin; Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin! Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
İbni Kesir
Mahrem bir şey konuşmazdan önce, sadaka vermekten korktunuz mu da yerine getirmediniz? Fakat Allah, sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Allah; işlediklerinizden haberdardır.
Gültekin Onan
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Tanrı sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne itaat edin. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır.
Rowad Tercüme Merkezi
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar verip (fakir olmaktan) çekindiniz mi? (Size emredileni) yapmadığınıza (göre), Allah da sizi affetti. Artık namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Şaban Piriş
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar verip (fakir olmaktan) çekindiniz mi? (Size emredileni) yapmadığınıza (göre), Allah da sizi affetti. Artık namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Ali Özek ve diğerleri
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Resul ile gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verme sebebiyle fakirlikten mi çekindiniz? Allah'ın emrettiğini yapmadığınıza ve bir ruhsat olarak da Allah sizi affettiğine göre artık namazı en kamil bir şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ءَأَشْفَقْتُمْ | شفق | أخشيتم الإصابة بالفقر. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تُقَدِّمُوا | قدم | تقدموا صدقات: تعطوها. | |||
| بَيْنَ | بين | بين يدي نجواكم: قبل النجوى. | |||
| يَدَيْ | يدي | أُنظر ما قبلها. | |||
| نَجْوَىٰكُمْ | نجو | النجوى: الحديث الخفي، أو المسارة. | |||
| صَدَقَٰتٍ | صدق | صدقات: جمع صدقة، والصدقة: ما يجب أداؤه من الزكاة، وما يتقرب به. | |||
| فَإِذْ | إذ | إذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي. | |||
| لَمْ | لم | حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| تَفْعَلُوا | فعل | لم تفعلوا: لم تعملوا. | |||
| وَتَابَ | توب | تاب الله عليكم: وفقكم للتوبة وغفر لكم. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| عَلَيْكُمْ | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| فَأَقِيمُوا | قوم | أقيموا الصلاة: أدوها كاملة في أوقاتها المشروعة. | |||
| ٱلصَّلَوٰةَ | صلو | الصلاة لغةً:الدعاء. وشرعاً: أقوال وأفعال مخصوصة تُفتتح بالتكبير، وتُختتم بالتسليم تعبداً لله وحده. | |||
| وَءَاتُوا | أتي | إيتاء الزكاة: إخراجها لمستحقيها حسب نصابها الشرعي وفي وقتها الشرعي. | |||
| ٱلزَّكَوٰةَ | زكو | الزكاة: لغة: النماء والزيادة. وفي الشرع: حق يجب في الأموال الخاصة في وقت مخصوص ولطائفة مخصوصة. | |||
| وَأَطِيعُوا | طوع | أطيعوا الله: استجيبوا له باتباع كتابه. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَرَسُولَهُ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| خَبِيرٌ | خبر | صفة لله سبحانه، والخبير: هو المطلع على حقيقة الأشياء فلا تخفى على الله خافية وهو عالم بالكليات والجزئيات ومن أنكر ذلك كفر. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| تَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَأَشْفَقْتُمْ} قلقلة في القاف {أَنْ تُقَدِّمُوا} إخفاء حقيقي. وقد حذفت
الواو من {فَأَقِيمُوا} {وَءَاتُوا} {وَأَطِيعُوا} وصلًا للساكن بعدهم
{وَرَسُولَهُ} صلة في الهاء {خَبِيرٌ بِمَا} لَا يُقْلَب التنوين ميمًا