Meryem Suresi 82. Ayet
Meryem · Mekke · Sure 19 · Ayet 82/98
كَلَّا ۚ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا
Kella, se yekfurune bi ibadetihim ve yekunune aleyhim dıdda.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır yarın ıbadetlerini inkar edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır! Yarın ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman kesileceklerdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hayır, öyle değil. O (Tanrıları) onların tapmalarına küfredecekler, onların aleyhine (yardımcı ve) düşman olacaklar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır, (yarın o taptıkları tanrılar), bunların tapmalarını inkar edecekler ve bunlara zıd olacaklardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hayır, hayır! Taptıkları o nesneler onların ibadetlerini reddedecekler ve kendilerine düşman olacaklardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Fakat hayır! Bu (tapınma nesneleri Hesap Günü'nde) kendilerine yöneltilen tapınmaları tanımayacaklar ve tapınanların karşısında yer alacaklar!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hayır! O ilahlar, kendilerine yapılan kulluğu tanımayacaklar ve onların aleyhine olacaklardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Hayır! İlah edinilenler, onların kulluklarını inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Asla! Onların kendilerine hizmet ettiklerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.
İbni Kesir
Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.
Gültekin Onan
Hayır; (o yalancı tanrılar) onların tapınışlarına küfredecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İş onların iddia ettiği gibi değildir. Allah'tan başka ibadet ettikleri bu ilahları, kıyamet günü müşriklerin kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecek, onlardan uzak olacaklar ve onların düşmanı olacaklardır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
81- Kendilerine izzet ve kuvvet sağlasınlar diye Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. 82- Asla! O ilahları (kıyamette) onların ibadetlerini inkar edecek ve onlara karşı olacaklardır. 83- Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler. 84- Sen onların aleyhlerinde acele etme. Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.
[81-82. Müşrikler, Allah'ın dışında birtakım ilahlar edinip onlara ibadet ediyorlar ve bunu da o ilahlar kendilerine yardım etsin diye ve onlar sayesinde izzete kavuşmak için yapıyorlar. Ama durum iddia ettikleri gibi değildir. O ilahlar onlar için güç ve izzet sebebi olmayacaktır. Aksine bu ilahlar ahirette onların ibadetlerini inkar edeceklerdir ve düşündüklerinin aksine onlara düşmanlık edip onları yalanlayan hasımlar olacaklardır.] 83. “Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler.” Bu, Yüce Allah’ın kâfirlere olan bir cezasıdır. Çünkü onlar Allah’ın yoluna bağlanmadılar, Allah’ın ipine tutunmadılar; aksine O’na ortak koştular ve O’nun düşmanları olan şeytanları dost edindiler. Allah da bu şeytanları onlara musallat kıldı ve onların arkadaşları yaptı. Şeytanlar onları isyana doğru sürükler, küfre doğru hızlıca götürürler. Onlara vesveseler verip telkinlerde bulunur, batılı süslü, hakkı da çirkin gösterirler. Böylelikle kalplerine batıl sevgisi yerleşir ve bu sevgi kalplerine işler. Böylece bu kimseler, tıpkı hak sahibinin hakkı uğrunda çalışıp da bütün gayretiyle onu zafere ulaştırması gibi batılları uğrunda çalışırlar ve batıl yolunda hak ehline karşı mücadele verirler. Bütün bunlar ise onların gerçek dosttan yüz çevirmelerinin ve kendisine düşman olanı dost edinmelerinin bir cezasıdır. Bu nedenle de Allah, o düşmanı onun üzerinde musallat ve otorite sahibi kılmıştır. Yoksa bir kimse Allah’a iman edip O’na tevekkül edecek olursa hiçbir zaman şeytanın onun üzerinde bir tasallutu ve otoritesi olamaz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Doğrusu iman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti ancak kendisini dost edinip de onu Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.”(el-Nahl, 16/99-100)
84. Yani şu azabı çabucak isteyen kâfirler için acele etme! “Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.” Yani onların sayılı günleri vardır. Ne bu günlerden öne geçebilirler, ne de sonraya kalabilirler. Onlara mühlet veririz. Allah’ın emrine dönsünler diye bir süre onlara ceza göndermeyiz. Ancak bu verilen süre onlara fayda sağlamayacak olursa onları aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile yakalarız.