Maûn Suresi 1. Ayet
Yardımlaşma · Mekke · Sure 107 · Ayet 1/7
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
E raeytellezi yukezzibu bid din.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gördün mü o dini tekzib edeni?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gördün mü o dine yalan diyeni?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Dini yalan sayanı gördün mü?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Din (ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Baksana şu dini, mahşer ve hesabı yalan sayana!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dini yalanlayanı gördün mü?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hiç bütün bir ahlaki değerler sistemini yalanlayan (birini) tasavvur edebilir misin?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hüküm gününü yalanlayanı gördün mü?
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Dini[1] yalanlayanı görüyorsun değil mi?
Tefsir / dipnot (1)
Ceza/karşılık. Hesap Günü'nü. Borcunu: Kendisine verilen nimetleri yok sayanı gördün mü? Din, deyn/borç kelimesinden türemiştir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Dini yalanlayanı görüyor musun?
İbni Kesir
Dini yalanlayanı gördün mü?
Gültekin Onan
Dini yalanlayanı gördün mü?
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kıyamet gününde karşılıkların verileceğini inkâr edeni bildin mi?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Dini yalanlayanı gördün mü?
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Gördün mü hesabı yalanlayanı? 2- İşte o, yetimi itip kakar. 3- Yoksulu doyurmaya da teşvik etmez. 4- Vay haline o namaz kılanların! 5- Ki onlar, namazlarından yana gaflet içindedirler; 6- Üstelik riya/gösteriş yaparlar, 7- İyiliğe de engel olurlar.
(Mekke’de inmiştir. 7 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah adı ile.
1. Yüce Allah kendi hukukunu ve kullarının haklarını terk endenleri kınayarak şöyle buyurmaktadır:“Gördün mü hesabı yalanlayanı” yani, dirilişi ve amellerin karşılığının verileceğini yalanlayan ve peygamberlerin getirdiklerine iman etmeyeni…
2. “İşte o, yetimi itip kakar” yani sert ve kaba bir şekilde davranır, kalbinin katılığı dolayısı ile ona merhamet etmez. Çünkü ne iyiliklerin mükâfatını umar, ne de bir azaptan korkar.
3. “Yoksulu doyurmaya da teşvik etmez.” Başkalarını teşvik etmez. Kendisi ise yoksula zaten yemek yedirmez.
4-5. “Vay haline o namaz kılanların ki onlar, namazlarından yana gaflet içindedirler.” Yani, onlar namazı kılarlar ama onu zayi ederler, vakitlerine dikkat etmezler, rükünlerini yerine getirmezler. Bunun sebebi, Yüce Allah’ın emrine gereken önemi vermeyişleridir. Çünkü itaatin en önemlisi ve ibadetlerin en faziletlisi olan namaza gereken dikkati göstermezler. Namazdan yana gaflet içinde olmak, kişinin yerilip kınanmayı hak etmesine sebep olan esas etkendir. Namaz içinde gaflete düşüp yanılmak ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de dahil herkesin karşı karşıya kaldığı bir durumdur.
6. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah, burada yerilen kimseleri gafletlerine ilave olarak riyakârlık, katı kalplilik ve merhametsizlikle nitelendirerek şöyle buyurmaktadır:“Üstelik riya/gösteriş yaparlar” yani amelleri insanlara gösteriş olsun diye işlerler. 7. “İyiliğe de engel olurlar.” Yani normalde karşılık beklenmeden verilen ve verilmesinden ötürü de hiçbir zararın söz konusu olmadığı kap-kacak, kova, balta ve buna benzer eşyaları bile ödünç yahut bağış olarak vermeyi engellerler. Bunlar, aşırı hırs ve cimriliklerinden, mala düşkünlüklerin dolayı bu tür küçük iyilikleri bile engellediklerine göre miktarı daha çok olan iyiliklerde nasıl davranırlar, vaın siz hesap edin!? Bu sûrede yetim ve yoksula yemek yedirmek teşvik edilmektedir. Ayrıca namaza gereken önemin verilmesi, onun gerekli şekilde muhafaza edilmesi ve hem namazda hem de diğer amellerde ihlâslı olmak da teşvik edilmektedir. İyilik yapılmasına, kap-kacak, kova, kitap ve buna benzer ufak tefek ve kıymetli olmayan eşyaların ödünç veya karşılıksız olarak verilmesi de teşvik edilmektedir. Çünkü Yüce Allah, bu işi yapmayanları yermektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. Mâûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***