Kâria Suresi 10. Ayet
Şiddetli Ses · Mekke · Sure 101 · Ayet 10/11
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
Ve ma edrake mahiyeh.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen Haviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve bildin mi haviye nedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bildin mi, Haviye nedir?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onun mahiyyetini sana bildiren nedir?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onun ne olduğunu bilir misin?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bilir misin nedir o (uçurum)?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onun ne olduğunu sana bildiren ne?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve onun ne olduğunu, sana bildiren nedir?
İbni Kesir
Onun ne olduğunu bilir misin sen?
Gültekin Onan
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Onun ne olduğunu sana ne öğretti?
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Onun ne olduğunu bilir misin sen?
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Dehşeti yüreklere çarpan (Kâria)! 2- Nedir o dehşeti yüreklere çarpan? 3- O dehşeti yüreklere çarpanın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 4- O gün insanlar, etrafa dağılmış pervaneler gibi olacak; 5- Dağlar da (didilmiş boyalı) yün gibi ol(up havada uçuş)acak. 6- Artık kimin tartıları ağır gelirse; 7- O, hoşnut edici bir yaşayış içindedir. 8- Kimin de tartıları hafif gelirse; 9- Onun anası/barınağı Hâviyedir. 10- Onun ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 11- Kızgın bir ateştir.
(Mekke’de inmiştir. 11 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-3. “Dehşeti yüreklere çarpan”(anlamı verilen)“القارعة”; Kıyamet gününün isimlerinden birisidir. Ona bu ismin veriliş sebebi, insanların kapısını çalması ve dehşetleri ile onları şaşkına çevirmesidir. İşte bundan dolayı Yüce Allah, Kıyametin büyüklüğünü ve dehşetli halini dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Dehşeti yüreklere çarpan! Nedir o dehşeti yüreklere çarpan? O dehşeti yüreklere çarpanın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?”
4. “O gün insanlar” ileri derecedeki korku ve dehşetin etkisinden dolayı “etrafa dağılmış pervaneler gibi olacak.” Dalgalar halinde birbirine giren, etrafa saçılıp savrulan pervaneleri andıracak. Pervaneler (الفراش); geceleyin çıkan ve nereye gideceğini bilemeyen, birbirlerine karışıp duran (kelebek benzeri) birtakım hayvanlardır. Yanan bir ateş görürlerse idrakinin zayıflığı dolayısı ile hemen bu ateşe atılırlar. İşte akıl sahibi insanların hali de kıyamette bu olacaktır.
5. O sapasağlam güçlü dağlara gelince; onlar da “(didilmiş boyalı) yün gibi ol(up havada uçuş)acak.” Yani en basit bir rüzgarın uçuruverdiği, son derece güçsüz bir hal almış, didilmiş yüne dönecekler. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sen dağları görür ve onları yerinde duruyor sanırsın. Halbuki onlar, bulutların gitmesi gibi giderler.”(en-Neml, 27/88) Bundan sonra da dağlar, darmadağın olacak ve etrafa saçılmış toz toprağa döneceklerdir. Onlardan gözle görülecek bir şey kalmayacaktır. İşte o vakit mizan/tartı kurulacak ve insanlar bahtiyar kimselerle bedbaht kimseler olmak üzere iki kısma ayrılacak:
6-7. “Artık kimin tartıları ağır gelirse” iyilikleri kötülüklerinden ağır basarsa “O,” nimet dolu cennetlerde “hoşnut edici bir yaşayış içindedir.”
8-9. “Kimin de” kötülüklerini karşılayabilecek kadar iyilikleri olmadığı için “tartıları hafif gelirse, onun anası” varacağı ve kalacağı yer “Hâviyedir.” Cehennem ateşidir. el-Hâviye, cehennemin isimlerinden birisidir. Tıpkı yavrusundan ayrılmayan anne gibi ateş de onun yakasını bırakmayacaktır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Çünkü onun azabı sahibinin yakasını bırakmaz.”(el-Furkân, 25/65) Bu buyruğun şu anlama geldiği de söylenmiştir: Kişinin, (ana merkezi olan) başı ceheneme yuvarlanacak, yani tepe üstü cehennem ateşine atılacaktır. 10-11. “Onun ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” Bu, cehennemin pek dehşetli olduğunu anlatmak içindir. Daha sonra da bunu:“Kızgın bir ateştir” diye açıklamaktadır. Yani, sıcağı pek çetindir. Onun harareti, dünya ateşinin hararetinden yetmiş kat fazladır. O ateşten Allah’a sığınırız. Kâria Sûresi’nin tefsiri, burada sona ermektedir.
***
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
، {وَمَا أَدْرَاكَ} مد منفصل. وتنطق هذه الكلمة بالألف، وهي مرسومة في
المصحف بالياء، للقراءة الأخرى، وهي الإمالة والتقليل. وفي {نَارٌ حَامِيَةٌ}
إظهار حلقي للتنوين المركب مع الحاء.
ويوجد في نهاية السورة ميم صغيرة، إشارة إلى قلب هذا التنوين ميمًا عند وصل آخر
القارعة بالبسملة في أول {أَلْهَاكُمُ} وفي هذا دليل على أنه يؤتى بالبسملة في أول
السورة وبين السورتين.