Kâf Suresi 18. Ayet
Kaf · Mekke · Sure 50 · Ayet 18/45
مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
Ma yelfızu min kavlin illa ledeyhi rakibun atidun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her ne söz atarsa mutlak yanında hazır bir gözcü vardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hiçbir şey söylemez ki onu gözleyen, tesbit eden biri bulunmasın.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Söylemiş olduğu bir söz yoktur ki, onun yanında bir gözetleyici hazır bulunmamış olsun.
İbni Kesir
O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Gültekin Onan
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İnsan bir söz söylediğinde yanında bulunup onu gözetleyen melek onun söylediklerini yazmaya hazırdır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
16- Andolsun biz insanı yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. 17- Zira sağında ve solunda oturmuş iki kaydedici (melek, yaptıklarını) kaydeder. 18- Ağzından tek bir söz çıkmaz ki yanında (yazmaya) hazır bir gözcü (melek) olmasın.
16. Yüce Allah, erkekleriyle kadınlarıyla insan türünü yaratanın yalnız kendisi olduğunu, onun bütün hallerini, içinden geçenleri ve nefsinin kendisine verdiği vesveseleri çok iyi bildiğini haber vermektedir. O, insana “şah damarından daha yakın”dır. Şah damarı ise insana en yakın olan şeydir. Bu damar, boğaza çok yakın olan bir damardır. Bu ifadeler, insanın yaratıcısının gözetimi altında olduğunu, O’nun; kalbinden ve iç dünyasından haberdar olduğunu, bütün hallerinde kendisine çok yakın olduğunu bilmesini ve düşünmesini gerektirir. Öyleyse O’nun, kendisini yasakladığı bir yerde ve işte görmesinden yahut emrettiği bir yerde ve işte bulunmamasından sakınması ve utanması gerekir.
17. Aynı şekilde şerefli yazıcı melekleri de hatırında tutmalı, onlara saygı duymalı, âlemlerin Rabbini razı etmeyecek bir iş yapmaktan yahut bu türden bir söz söyleyip bunun yazıya geçirilmesinden sakınması gerekir. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Kulun bütün amellerini yazmak üzere biri “sağında” bu iyiliklerini yazandır, bir diğeri de “solunda” bu da kötülüklerini yazandır “oturmuş”tur. Bunların her birisi, bu halde görevini yerine getirmeye hazır bekleyen ve bundan asla gaflete düşmeyen “iki kaydedici”dirler.
18. Hayır veya şer türünden insanın “ağzından tek bir söz çıkmaz ki mutlaka yanında” onu gözetleyen, durumunu gören “hazır bir gözcü (melek) olmasın.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki üzerinizde bekçiler, çok şerefli yazıcılar vardır. Onlar ne yaparsanız bilirler.”(el-İnfitâr, 82/10-12)