Kâf Suresi 11. Ayet
Kaf · Mekke · Sure 50 · Ayet 11/45
رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ ۖ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا ۚ كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ
Rızkan lil ibadi ve ahyeyna bihi beldeten meyta, kezalikel hurucu.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kâf Suresi 11. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kullara rızk için ve onunla ölü bir beldeye hayat vermekteyiz, işte o huruc da böyledir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunlar, kullara rızık olmak üzeredir. Onunla ölü bir bölgeyi de diriltmekteyiz, işte o dirilip çıkış da böyledir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
ki (bunlar) kullarına rızık olmak için (yaratılmışlardır). Biz onunla ölü bir memlekete can verdik, işte (kabirden) çıkış da böyledir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kullara rızık olması için. Ve o su ile, ölü bir ülkeye can verdik. İşte çıkış da öyledir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bütün bunlar kullarımıza rızık vermek içindir. Hem o su ile ölü toprağa hayat verdik. İşte ölmüş insanların mezarlarından çıkışı da böyle olacaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
insanlara tahsis edilmiş rızk olarak; ve bun(lar)la ölü toprağa hayat veririz; işte (insanın) ölümden (sonra) yeniden vücuda gelmesi de böyle (olacak)tır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kullara rızık olarak... O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte kabirden çıkış da böyledir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kullara geçimlik olsun diye. Ve onunla, ölü bir yöreye yaşam verdik. İşte, çıkış da böyledir.
İbni Kesir
Kullara rızık olması için. Ve onunla ölü bir beldeye can verdik. İşte çıkış da böyledir.
Gültekin Onan
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
Rowad Tercüme Merkezi
Kullara rızık olarak. O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.
Şaban Piriş
Kullara rızık olarak… O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.
Ali Özek ve diğerleri
Kullara rızık olması için. Ve o su ile ölü toprağa can verdik. İşte hayata yeniden çıkış da böyledir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bunlardan kullara rızık olarak yedikleri bitkileri bitirdik. O su ile bitki bitmeyen beldeye hayat verdik. İçerisinde bitki olmayan beldeye yağmur ile hayat verdiğimiz gibi ölüleri de dirilteceğiz. Böylece onlar kabirlerinden diri bir şekilde çıkacaklardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| رِّزْقًا | رزق | عطاء وخيرا. | |||
| لِّلْعِبَادِ | عبد | للمخلوقات. | |||
| وَأَحْيَيْنَا | حيي | أحيينا بلدة: أحيينا الزرع والأشجار التي على الأرض. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| بَلْدَةً | بلد | بلد، والبلد: مكان محدود يستوطنه جماعات. | |||
| مَّيْتًا | موت | لا نبات فيها. | |||
| كَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| ٱلْخُرُوجُ | خرج | الخروج: انبعاث الناس من قبورهم أحياء بعد الموت للحساب. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{رِزْقًا لِلْعِبَادِ} في التنوين مع اللام إدغام بغير غنة. وفي الدال قلقلة
وقفًا {بِهِ} صلة قصيرة {بَلْدَةً مَيْتًا كَذَلِكَ} إدغام بغنة، يليه إخفاء
حقيقي. وفي الوقف على {مَيْتًا} مد عوض عند الوقف.