İsrâ Suresi 95. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 95/111
قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَـٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا
Kul lev kane fil ardı melaiketun yemşune mutmainnine le nezzelna aleyhim mines semai meleken resula.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
İsrâ Suresi 95. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Söyle onlara eğer, Arzda hep uslu uslu yürüyen Melaike olsa idi elbette onlara Semadan Melek bir Resul gönderdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Söyle onlara: "Eğer yeryüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek olan bir peygamber gönderirdik!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki: "Eğer (yüzün) de (insanlar gibi) sakin sakin yürüyen melekler olsaydı biz ancak onlara gökden melek bir peygamber gönderirdik".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Eğer yer yüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde melekler yerleşip dolaşsalardı o zaman Biz onlara melek elçi gönderirdik."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onlara (şu sözümüzü) ilet: "Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara elçi olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Eğer yeryüzünde yürüyen ve nimetlerinden istifade eden melekler olsaydı; biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Yeryüzünde yerleşik olarak dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak, kesinlikle gökten melek indirirdik!"
İbni Kesir
De ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş dolaşan melekler olsaydı; Biz, ancak onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik.
Gültekin Onan
De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Rowad Tercüme Merkezi
De ki: "Şayet yeryüzünde yerleşmiş, yürüyen melekler olsaydı Biz onlara gökten melek bir peygamber gönderirdik."
Şaban Piriş
De ki: Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyen melekler (peygamber) olsaydı; biz de onlara gökten rasûl olarak elbette melek gönderirdik.
Ali Özek ve diğerleri
Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Onlara cevap olarak de ki: Eğer yeryüzünde rahat huzurlu sizin gibi meskenlerinde oturan, dolaşan melekler olsaydı; o zaman hem cinslerinden meleklerden bir resul gönderilirdi. Çünkü ancak o zaman gönderilmiş olduğu şeyi onlara anlatabilirdi. (Eğer yeryüzünde melekler olsaydı) Onlara beşer cinsinden bir resul göndermemiz hikmetten uzak bir davranış olurdu. Sizin de durumunuz böyledir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُل | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| لَّوْ | لو | أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| مَلَٰئِكَةٌ | ألك | الملائكة: خلق عظيم من خلق الله، خلقوا من نور، يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون. | |||
| يَمْشُونَ | مشي | يسيرون. | |||
| مُطْمَئِنِّينَ | طمن | هادئين. | |||
| لَنَزَّلْنَا | نزل | لأنزلنا، والإنزال: الجلب من علو. | |||
| عَلَيْهِم | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء الحقيقي. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| مَلَكًا | ألك | ملك: واحد الملائكة، والملائكة هم جنس من خلق الله تعالى لهم أجسام لطيفة نورانية يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون. | |||
| رَّسُولًا | رسل | أصل الرسول: مصدر، بمعنى: الرسالة. والرسول من البشر، هو: من أوحي إليه بشرع ليعمل به ويبلغه للناس. والرسول من الملائكة، هو: الذي يبلغ عن الله تعالى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قُلْ لَوْ} إدغام لام الفعل في الواو بعدها {مَلَائِكَةٌ} مد متصل
{مُطْمَئِنِّينَ} غنة، وقلقلة في الطاء {عَلَيْهِمْ مِنَ} إدغام تماثل صغير بين
الميمين {السَّمَاءِ} مد متصل {مَلَكًا رَسُولًا} إدغام بغير غنة.