Hûd Suresi 98. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 98/123
يَقْدُمُ قَوْمَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فَأَوْرَدَهُمُ ٱلنَّارَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْوِرْدُ ٱلْمَوْرُودُ
Yakdumu kavmehu yevmel kıyameti fe evredehumun nar, ve bi'sel virdul mevrud.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 98. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kyamet günü kavminin önüne düşer, derken onları suya götürür gibi ateşe götürmüştür, o varılan da ne fena maslaktır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kıyamet gününde kavminin önüne düşecek ve onları suya götürür gibi ateşe götürecektir. O varılan yer de ne fena maslaktır!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O, kıyaamet günü kavminin önüne düşecekdir. Artık o, bunları (suya götürür gibi) ateşe götürmüşdür. Vardıkları o yer ne kötü yerdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Fir'avn), kıyamet günü kavminin önünde gidiyor. İşte onları ateşe getirdi. O varılan yer de ne fena bir yerdir!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O, kıyamet günü halkının önüne düşecek, onları ateşe götürecektir. Vardıkları o yer ne fena bir yerdir!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O, kıyamet günü kavminin önderliğine geçer, böylece onları ateşe götürmüş olur. Sonunda vardıkları yer, ne kötü bir yerdir..
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ve bu yüzden de) Kıyamet Günü halkının önüne düşüp, (bu dünyadaki batıl yönetimin bir) sonuc(u) olarak onları ateşe sürükleyecek; ne kötü bir menzil bu sürüklendikleri!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(Firavun), Kıyamet günü halkına öncülük eder. Onları ateşe götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yeniden Yaratılış Günü'nde, toplumuna öncülük ederek, onları ateşe götürecektir. Gittikleri yer, ne kötü bir yerdir.
İbni Kesir
O, kıyamet gününde kavmine öncülük eder ve onları ateşe götürür. Ne kötü yerdir onların gittikleri yer.
Gültekin Onan
O, kıyamet günü kavminin önderliğine geçer, böylece onları ateşe götürmüş olur. Sonunda vardıkları yer, ne kötü bir yerdir..
Rowad Tercüme Merkezi
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Şaban Piriş
(Firavun), Kıyamet günü halkına öncülük eder. Onları ateşe götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir.
Ali Özek ve diğerleri
O, kıyamet gününde de kavminin önünde gider ve onları ateşe götürür. O vardıkları yer ne kötü bir yerdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun, kıyamet günü ateşe girene kadar kavmine öncülük eder. Onları götürdüğü yer, ne kötü bir yerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَقْدُمُ | قدم | يقدم قومه: يسير قدامهم. | |||
| قَوْمَهُ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم القيامة: يوم يبعث الناس من قبورهم. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| ٱلْقِيَٰمَةِ | قوم | الانبعاث من الموت. سميت بذلك: لأن الناس يقومون من قبورهم لله رب العالمين. | |||
| فَأَوْرَدَهُمُ | ورد | فأدخلهم. | |||
| ٱلنَّارَ | نور | نار الآخرة وهي نار جهنم. | |||
| وَبِئْسَ | بئس | بئس: كلمة ذم، ويقابلها: نعم. | |||
| ٱلْوِرْدُ | ورد | الورد المورود: المدخل الذي يدخلونه. | |||
| ٱلْمَوْرُودُ | ورد | المَدْخُولُ فِيهِ، وَهُوَ هُنَا النَّارُ. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
قاف {يَقْدُمُ} فيها قلقلة، وفي هاء {قَوْمَهُ} صلة قصيرة وصلًا
{النَّارَ} لام شمسية، وغنة في النون، والراء مفخمة، ودال {الْمَوْرُودُ} مقلقلة
وقفًا.