Hûd Suresi 19. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 19/123
ٱلَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَـٰفِرُونَ
Ellezine yasuddune an sebilillahi ve yebguneha iveca, ve hum bil ahıreti hum kafirun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 19. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar ki Allah yolundan men'ederler ve onu eğriltmek isterler, hem de Ahıreti onlar münkirdirler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar ki, Allah yolundan alıkoyarlar ve onu eğriltmek isterler. Ahireti inkar edenler de onlardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Öyle (zaalimler) ki (insanları) Allahın yolundan döndürürler, onu eğriltmek isterler. Onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar ki Allah'ın yoluna engel olurlar ve onu eğriltmek isterler ve onlar, (evet) onlar, ahireti de tanımazlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O zalimler ki insanları Allah yolundan çevirirler ve onu eğri göstermek isterler. Ahireti de inkar ederler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bunlar Allah'ın yolundan engelleyenler ve onda çarpıklık arayanlardır. Onlar, ahireti tanımayanlardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
o zalimler ki, başkalarını Allahın yolundan alıkoyarlar ve onu eğri, dolambaçlı bir yol olarak göstermeye çalışırlar; ahiret hayatını yok sayan zaten onlardır!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(18-19) Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Onlar, Rab'lerinin huzuruna çıkarıldıklarında, şahitler: -Bunlar, Rab'leri hakkında yalan söyleyen kimselerdir." derler. Dikkat edin, Allah'ın laneti, Allah'ın yolundan engelleyen ve onda bir çarpıklık arayan ve ahireti de tanımayan zalimlerin üzerinedir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O kimseler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Ve o yolu eğri göstermeye çalışırlar. Ve onlar, ahiret hayatını yok sayarlar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onlar, Allah'ın yolundan alıkoymak ve onu çarpıtmak isterler. Sonsuz yaşamı da inkar ederler.
İbni Kesir
Onlar ki Allah yolundan alıkorlar. Ve o yolu eğriltmeye çalışırlar. Ve ahireti inkar edenler de onlardır.
Gültekin Onan
Bunlar Tanrı'nın yolundan engelleyenler ve onda çarpıklık arayanlardır. Onlar, ahirete küfredenlerdir.
Rowad Tercüme Merkezi
Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
Şaban Piriş
Allah’ın yolundan engelleyen ve onda bir çarpıklık arayan ve ahirete de küfredenlerdir.
Ali Özek ve diğerleri
Onlar, (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Ahireti inkâr edenler de onlardır .
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İşte, insanları Allah'ın dosdoğru yolundan alıkoyan ve Allah'ın yolunun, hiç kimsenin tabi olamayacağı şekilde doğruluktan uzak eğri bir yol olmasını isteyenler bunlardır. Bunlar; ölümden sonra diriltilmeyi de inkâr ederler ve onu kabul etmezler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| يَصُدُّونَ | صدد | الصد: الاعتراض والمنع. | |||
| عَن | عن | حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| سَبِيلِ | سبل | سبيل الله: دين الله القويم. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَيَبْغُونَهَا | بغي | ويطلبونها ويريدونها. | |||
| عِوَجًا | عوج | معوجة منحرفة. | |||
| وَهُم | هم | هم: ضمير الغائبين. | |||
| بِٱلْءَاخِرَةِ | أخر | الآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت. | |||
| هُمْ | هم | ضمير الغائبين. | |||
| كَٰفِرُونَ | كفر | منكرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
يراعى عدم تفخيم الدال من {يَصُدُّونَ} وفي {عَنْ سَبِيلِ} إخفاء حقيقي، وباء
{وَيَبْغُونَهَا} مقلقلة، وفي {عِوَجًا وَهُمْ} إدغام بغنة، والميم مع الباء بعدها
إخفاء شفوي. وفي {بِالْآخِرَةِ} مد بدل، {هُمْ كَافِرُونَ} إظهار شفوي للميم مع
الكاف، وفي نهاية الآيات مد عارض للسكون عند الوقف.