Hûd Suresi 105. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 105/123
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ
Yevme ye'ti la tekellemu nefsun illa bi iznih, fe minhum şakıyyun ve said.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 105. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O geleceği gün hiç bir nefis, tekellüm edemez, ancak onun iznile başka, artık kimi bedbaht kimi mes'ud
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun geleceği günde hiçbir kimse, Allah'ın izni olmadan konuşamayacaktır. Artık onlardan kimi mutsuz, kimi mutludur.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Gelecek olan o günde Allahdan izinsiz hiç bir kimse konuşmaz. Artık onlardan kimi şakıy (bedbaht), kimi de said (bahtiyar) dir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O geldiği gün, hiç kimse O'nun izni olmadan konuşamaz. O(raya toplana)nlardan kimi şaki (bahtsız), kimi sa'id(mutlu)dur.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz. Artık onlardan kimi bedbaht, kimi mutludur.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O Gün gelince, O'nun izni olmadıkça kimse konuşamayacak; ve (bir araya getirilenlerden) kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olacak.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O gün gelince, Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onların bir kısmı şakidir, bir kısmı mesuttur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O Gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
O gün geldiğinde, O'nun izni olmadıkça, hiç kimse konuşamaz. Onların bir bölümü mutsuz, bir bölümü ise mutludur.
İbni Kesir
O gün gelince; Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi de bahtiyardır.
Gültekin Onan
(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Rowad Tercüme Merkezi
O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi bahtiyardır.
Şaban Piriş
O gün gelince, Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onların bir kısmı şakidir, bir kısmı mesuttur.
Ali Özek ve diğerleri
O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O gün geldiğinde Allah'ın izni olmadan hiç kimse bir delil yahut bir şefaat için konuşamaz. Orada insanlar iki türdür: cehenneme girecek olan bedbahtlar ve cennete girecek olan mutlu kimselerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَوْمَ | يوم | المراد يوم الحشر. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| يَأْتِ | أتي | يجئ. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| تَكَلَّمُ | كلم | لا تكلم: أصلها لا تتكلم. | |||
| نَفْسٌ | نفس | النفس: الذات والروح أيضا. ونفس كل شيء، ذاته. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| بِإِذْنِهِ | أذن | بمشيئة الله وبأمره. | |||
| فَمِنْهُمْ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| شَقِيٌّ | شقو | تعس غير سعيد. | |||
| وَسَعِيدٌ | سعد | سعيد: من الذين أسعدهم الله بنعيم الجنة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{نَفْسٌ إِلَّا} إظهار حلقي {بإِذْنِهِ} صلة صغرى {شَقِيٌّ وَسَعِيدٌ} إدغام
بغنة، وفي الدال قلقلة وقفًا، وفيها مد عارض للسكون وقفًا.