Hucurât Suresi 3. Ayet
Odalar · Medine · Sure 49 · Ayet 3/18
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَٰتَهُمْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱمْتَحَنَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَىٰ ۚ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ
İnnellezine yeguddune asvatehum inde resulillahi ulaikel lezinemtehanallahu kulubehum lit takva lehum magfiretun ve ecrun azim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hucurât Suresi 3. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her halde Resulüllahın yanında seslerini kısanlar, onlar, o kimselerdir ki Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir, onlara hem bir mağfiret hem de büyük bir ecir vardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kesinlikle Allah ve Resulünün yanında seslerini kısanlar (yok mu), işte onlar o kimselerdir ki, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlara hem bir bağışlama, hem de büyük bir mükafat vardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hakıykat, Allahın peygamberi yanında seslerini yavaşlatanlar (yok mu?) onlar Allahın takva için kalblerini imtihaan etdiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah'ın Elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, öyle kimselerdir ki Allah, onların kalblerini, takva için imtihan etmiş (onların takvaya ehil olduklarını anlamış)tır. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Peygamberin huzurunda seslerini ayarlayanlar var ya, işte Allah, içindeki takvayı ortaya çıkarmak için onların kalplerini sınamış ve onlar bu imtihanı başarmışlardır. Onlara mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şüphesiz, Allah'ın Resulü'nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bakın, Allah'ın Elçisi'nin huzurunda seslerini kısanlar var ya, işte onlar kalpleri, kendisine karşı sorumluluk bilinci ile (doldurularak) Allah tarafından sınananlardır; onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'ın resulü yanında, seslerinizi kısarak konuşanların kalblerini Allah, takva yönünden denemiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Allah'ın Resul'ünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısanlar; işte onlar, sorumluluk bilinci konusunda, Allah'ın, yüreklerini sınadığı kimselerdir. Onlar için, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
İbni Kesir
Peygamberin yanında seslerini kısanlar, muhakkak ki onlar; Allah'ın gönüllerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için; mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Gültekin Onan
Şüphesiz, Tanrı'nın Resulünün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Tanrı kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.
Rowad Tercüme Merkezi
Muhakkak ki Rasulullahın huzurunda seslerini alçaltanlar, Allah’ın kalplerini takva için seçtiği kimselerdir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Şaban Piriş
Allah'ın resûlü yanında seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Ali Özek ve diğerleri
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği, kalplerini onun için halis kıldığı kimselerdir. Onlara günahları için mağfiret vardır ve Allah onları sorumlu tutmayacaktır. Ve yine kıyamet günü onlar için büyük bir mükâfat vardır ki o mükâfat; Allah'ın onları cennete koymasıdır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| يَغُضُّونَ | غضض | يغضون أصواتهم: يخفضونها. | |||
| أَصْوَٰتَهُمْ | صوت | الأصوات: جمع صوت، وهو: كل ما يقرع حاسة السمع. | |||
| عِندَ | عند | ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة. | |||
| رَسُولِ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ٱمْتَحَنَ | محن | اختبر وصفى. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| قُلُوبَهُمْ | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| لِلتَّقْوَىٰ | وقي | التقوى: الاتقاء وجعل وقاية من عذاب الله باتباع أوامره واجتناب نواهيه. | |||
| لَهُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| مَّغْفِرَةٌ | غفر | ستر وعفو. | |||
| وَأَجْرٌ | أجر | وجزاء للعمل وعوض عنه. | |||
| عَظِيمٌ | عظم | عظيم: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوسا كان أو معقولا، عينا كان أو معنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّ} غنة في النون المشددة {عِنْدَ} إخفاء حقيقي {أُولَئِكَ} مد متصل
{لِلتَّقْوَى} قلقلة {لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ} إدغام تماثل صغير. وإدغام بغنة.