Hadîd Suresi 22. Ayet
Demir · Medine · Sure 57 · Ayet 22/29
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ مِّن قَبْلِ أَن نَّبْرَأَهَآ ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ
Ma esabe min musibetin fil ardı ve la fi enfusikum illa fi kitabin min kabli en nebreeha, inne zalike alallahi yesir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hadîd Suresi 22. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ne Arzda, ne de nefislerinizde bir musıbet başa gelmez ki biz onu fi'le çıkarmazdan evvel bir kitabda yazılmış olmasın, şübhesiz bu Allaha göre kolaydır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yeryüzünde ve kendilerinizde meydana gelen bir musibet yoktur ki, Biz onu uygulamaya koymadan önce bir Kitapta yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Gerek) yerde, (gerek) nefislerinizde herhangi bir musiybet vukua gelmemişdir ki bu, bizim onu yaratmamızdan evvel mutlakaa bir kitabda (yazılmış) dir. Şübhesiz ki bu, Allaha göre kolaydır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ne yerde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet (afet, hastalık) yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir Kitapta (yazılmış ezeli bilgimizde tesbit edilmiş) olmasın. Doğrusu bu, Allah'a kolaydır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(Üzülmenize veya sevinmenize sebep olacak şekilde) gerek ülkenizde, gerek kendi nefislerinizde, size ulaşan hiçbir şey yoktur ki Bizim onu yaratmamızdan önce bir kitapta yazılı olmasın. Bu, Allah'a göre elbette pek kolaydır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hiçbir musibet, daha önce buyruğumuzda (öngörülmüş) olmadıkça ne yeryüzünün ne de sizin başınıza gelmez, şüphesiz bu Allah için kolay (bir iş)tir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce bir yazıtta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet[1] yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden[2] önce bir Kitap'ta[3] yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.
Tefsir / dipnot (3)
Kötülük, sıkıntı.
"Her şey bizim belirlediğimiz ilke, kural ve yasalara bağlı olarak gerçekleşmektedir. Olup biten ve olacak olan her ne varsa bunların hangi şartlarda meydana geldiği/geleceği Bizim yanımızda bellidir, kayıtlıdır. Bunlar Bizim belirlediğimiz ve yanımızda yazılı olan yasalardır." denmektedir. Ayette geçen "en nebree-ha" kelimesine "yaratma" anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, "gerçekleştirmek"tir. Sapkın bir anlayış olan "kadercilik" anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dahil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğundan söz edilmektedir.
Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde oluşan hiçbir yıkım yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir Kitap'ta kayıtlı olmasın. Aslında, işte bu, Allah için çok kolaydır.
İbni Kesir
Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki; Biz onu yaratmadan evvel kitabda bulunmasın. Şüphesiz ki bu; Allah'a göre kolaydır.
Gültekin Onan
Yeryüzünde olan ve sizin nefslerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Tanrı'ya göre pek kolaydır.
Rowad Tercüme Merkezi
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
Şaban Piriş
Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.
Ali Özek ve diğerleri
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yeryüzünde kuraklık ve bunun gibi insanlara isabet eden musibet ve başlarına gelen hiçbir bela yoktur ki, bütün bunlar yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz'da yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Yüce Allah için çok kolaydır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مَا | ما | نافية غير عاملة. | |||
| أَصَابَ | صوب | إصابة الشر: نزوله. | |||
| مِن | مِن | من التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا. | |||
| مُّصِيبَةٍ | صوب | مكروه يصيب الإنسان. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نفي يفيد التوكيد. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| أَنفُسِكُمْ | نفس | ذواتكم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء، ذاته. والنفس تطلق ويراد بها: الروح، وتطلق ويراد بها: الجسم مع الروح معاً. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| كِتَٰبٍ | كتب | اللوح المحفوظ. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| قَبْلِ | قبل | ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| نَّبْرَأَهَا | برأ | نخلق الخليقة. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| عَلَى | على | حرف جر ورد لتأكيد التفضل. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| يَسِيرٌ | يسر | سهل. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَا أَصَابَ} مد منفصل {مِنْ مُصِيبَةٍ فِي} إدغام بغنة، وإخفاء حقيقي {فِي
أَنفُسِكُمْ} مد منفصل، يجوز قصره ومده، ويلتزم القارئ بأحدهما، يليه إخفاء حقيقي
{كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ} إدغام بغنة للتنوين في الميم بعدها، يليه إخفاء حقيقي،
وقلقلة في الباء {أَن نَبْرَأَهَا} بين النونين إدغام بغنة {إنَّ} حرف غنة، وترقق
لام {عَلَى} ويفخم اسم الجلالة بعدها.