Hac Suresi 54. Ayet
Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 54/78
وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ve li ya'lemellezine utul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu'minu bihi fe tuhbite lehu kulubuhum, ve innallahe le hadillezine amenu ila sıratın mustakim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hac Suresi 54. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir de kendilerine ılim verilmiş olanlar muhakkak rabbından gelen hakk olduğunu bilsinler ve ona iyman etsinler de kalbleri ona saygı duysun ve çünkü Allah, iyman edenleri doğru bir caddeye çıkarır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'an'ın şüphesiz Rabbından gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri O'na saygı duysun. Çünkü Allah iman edenleri doğru bir caddeye çıkarır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bir de bu, kendilerine ilim verilenlerin onun (Kur'anın) muhakkak Rabbinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilib de ona (tam) iman etmeleri ve kalblerinden tam bir itmi'nan haasıl olması içindir. Şübhesiz ki Allah, (o suretle) iman edenleri doğru bir yola iletir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar da o(Kur'a)nın, Rabbinden (gelen) gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar; böylece kalbleri ona saygı duysun. Şüphesiz Allah, inananları mutlaka doğru yola iletir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ve yine, ilimden nasibi olanların bu Kur'an'ın senin Rabbin tarafından gönderilen gerçeğin ta kendisi olduğunu iyice anlayıp da onu bütün kalpleriyle tasdik edip gönülden tazim ederek bağlanmaları içindir. Elbette Allah iman edenleri dosdoğru yola, isabetli tutuma yöneltir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin, bunun (Kur'an'ın) hiç tartışmasız Rablerinden olan bir gerçek olduğunu bilmeleri için; böylelikle ona iman etsinler ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın. Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve (yine, Allah'ın Şeytan'ın bu çabalarını boşa çıkarması,) doğru bilgiden nasibi olanların bu ilahi mesajın senin Rabbinden ulaşan katıksız gerçek olduğunu kavramaları, O'na inanmaları ve bütün kalpleriyle O'na bağlanıp boyun eğmeleri içindir. Çünkü gerçekten de, Allah imana erişenleri dosdoğru bir yola yöneltir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kendilerine ilim verilenlerin, onun, Rabbinden gelen gerçek bir vahiy olduğunu bilip, ona inanmaları ve onunla gönüllerini bağlamaları içindir. Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola iletir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İlim[1] verilen kimselerin[2], onun[3] Rabb'inden gelen bir gerçek olduğunu bilmeleri, ona iman etmeleri ve kalplerinin tatmin olması içindir. Allah, İman Edenler'e dosdoğru yolu gösterendir.
Tefsir / dipnot (3)
Allah'tan gelen bilgi, vahiyle gelen bilgi, vahiy bilgisi.
Vahiy bilgisinin İnsanlara ulaşması sayesinde.
Vahyin.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kendilerine bilgi verilmiş olanlar da Onun Efendinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler. Böylece, Ona inansınlar ve yürekleri Ona saygı duysun. Çünkü kuşkusuz, Allah, inananları, kesinlikle dosdoğru yola eriştirir.
İbni Kesir
Bir de bu, kendilerine ilim verilenlerin onun, Rabbından gelme bir gerçek olduğunu bilip inanmaları ve gönüllerini ona bağlamaları içindir. Muhakkak ki Allah; iman edenleri dosdoğru yola iletir.
Gültekin Onan
(Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin, bunun (Kuran'ın) hiç tartışmasız rablerinden olan bir gerçek olduğunu bilmeleri için; böylelikle ona, inansınlar ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın. Şüphesiz Tanrı inananları dosdoğru yola yöneltir.
Rowad Tercüme Merkezi
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duyup, boyun eğsin diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.
Şaban Piriş
Bir de, kendilerine ilim verilenlerin, onun, Rabbinden gelen gerçek bir vahiy olduğunu bilip, ona iman etmeleri ve kalplerinin onunla yatışması içindir. Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola iletir.
Ali Özek ve diğerleri
Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kur'an'ın) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği kimseler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen Kuran'ın hak olduğuna kesin olarak iman etsinler. Öyle ki -Ey Resul!- Allah ona karşı imanları artsın ve kalpleri ona boyun eğip huşu içinde olsun diye onu sana vahyetmiştir. Şüphesiz Yüce Allah Kur'an'a iman edenleri ona olan teslimiyetlerinin karşılığı olarak eğriliğin bulunmadığı dosdoğru olan hak yola iletecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلِيَعْلَمَ | علم | العلم: اليقين وإدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل. والعلم: من صفات الله تعالى. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| أُوتُوا | أتي | أعطوا. | |||
| ٱلْعِلْمَ | علم | العلم: اليقين وإدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل. والعلم: من صفات الله تعالى. | |||
| أَنَّهُ | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلْحَقُّ | حقق | الحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| رَّبِّكَ | ربب | إلهك المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| فَيُؤْمِنُوا | أمن | فيذعنوا ويصدقوا. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| فَتُخْبِتَ | خبت | تخبت له قلوبهم: تخشع له وتطمئن. | |||
| لَهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| قُلُوبُهُمْ | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| وَإِنَّ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| لَهَادِ | هدي | لمرشد إلى الهدى. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع. | |||
| إِلَىٰ | إلى | حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| صِرَٰطٍ | صرط | الصراط: الطريق. والصراط أصله: السراط بالسين، انقلبت سينه مع الطاء صادًا لقرب مخرجها. | |||
| مُّسْتَقِيمٍ | قوم | مستو لا عوج فيه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أُوتُوا} مد بدل {أَنَّهُ} غنة مشددة، ليس في هاء الضمير صلة لسكون ما بعدها
{مِنْ رَبِّكَ} إدغام بغير غنة في النون مع الراء {بِهِ} صلة قصيرة في حالة الوصل،
وتحذف في حالة الوقف، ومثلها {لَهُ} والوقف على {قُلُوبُهُمْ} أولى من الوصل
{آمَنُوا إِلَى} مد بدل. يليه مد منفصل {صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ} إدغام بغنة في
التنوين مع الميم.