Hac Suresi 35. Ayet

Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 35/78

ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّـٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ يُنفِقُونَ

Ellezine iza zukirallahu vecilet kulubuhum vas sabirine ala ma esabehum vel mukimis salati ve mimma razaknahum yunfikun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Hac Suresi 35. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

17. cüz · PDF sayfası 15

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ki Allah anıldığı vakıt kalbleri oynar ve kendilerine isabet edene sabırlı ve namaza devamlıdırlar ve kısmet ettiğimiz şeylerden infak da ederler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ki Allah anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen musibete sabreder; namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz şeylerden başkalarına dağıtırlar.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Öyle mutıy' ve mütevazi' olanlar ki) Allah anılınca onların kalbleri kork (u ile oyn) ar. Onları kendilerine isaabet eden (mihnetlere, zorluklara) sabredenlerdir. Namazı dosdoğru kılanlardır. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah için) harcarlar.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yoluna) harcarlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onlar ki; yanlarında Allah anıldığında kalpleri saygı ile ürperir. Başlarına gelen dertlere sabrederler. Namazlarını hakkıyla ifa eder, Allah'ın kendilerine nasib ettiği nimetlerden, O'nun rızasında harcayıp dururlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Onlar ki, ne zaman Allah'tan söz edilse kalpleri saygı ve sakınmayla titrer; (onlar ki) başlarına gelen her türlü darlığa, sıkıntıya göğüs gererler; salatta devamlı ve duyarlıdırlar; ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkalarına da harcarlar.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışlarlar.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Onlar ki[1] Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler,[2] salatı ikame ederler,[3] kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak[4] ederler.

Tefsir / dipnot (4)

Samimi İnsanlar.

Dayanmak, direnmek, yılgınlık ve usanç göstermemek, kararlı ve azimli olmak, sıkıntılara göğüs germek.

Yardımlaşmayı, dayanışmayı, destek olmayı canlı ve diri tutarlar.

İhtiyacı olana karşılıksız yardım ederler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onlar, öyle kimselerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve başlarına gelene karşı dirençli olurlar. Namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden de yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.

İbni Kesir

Onlar ki; Allah anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelenlere sabr eder, namaz kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

Gültekin Onan

Onlar ki, Tanrı anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.

Rowad Tercüme Merkezi

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Şaban Piriş

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namazı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar.

Ali Özek ve diğerleri

Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) infâk ederler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Yüce Allah anıldığında O'nun azabından korkarlar, emrine muhalefet etmekten uzak dururlar. Kendilerine bir musibet isabet ettiğinde sabrederler, namazı tam bir şekilde eda ederler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiğinden hayır yolunda infak ederler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
إِذَاإذاظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
ذُكِرَذكرذكر اسم الله: نطق به.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
وَجِلَتْوجلفزعت وخافت.
قُلُوبُهُمْقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
وَٱلصَّٰبِرِينَصبر‌الصبر: نقيض الجزع، وهو: حبس النّفس على ما يقتضيه العقل والشرع، أو عمّا يقتضيان حبسها عنه. والصبر: صفة في النفس - خِلقية أو مكتسبة بالرياضة - تبعث على تحمل المشاق والمتاعب، رجاء الفرج من الله تعالى. وهو أساس الفضائل، إذ يعين على أداء الواجب للخالق والمخلوق، وعلى قمع الشهوات، واحتمال النكبات، ووأد الفتن، وعلى مشاق الجهاد.
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
مَامااسم موصول.
أَصَابَهُمْصوبنزل بهم.
وَٱلْمُقِيمِيقومالمقيمي الصلاة: المؤدين لها كاملة في أوقاتها المشروعة.
ٱلصَّلَوٰةِصلوالصلاة لغة: الدعاء. وشرعا: عبارة عن التعبد لله بأقوال وأفعال مخصوصة تفتتح بالتكبير، وتختتم بالتسليم.
وَمِمَّا—أصلها "من ما" المحتوية على: من التبعيضية و ما الموصولة أو الموصوفة.
رَزَقْنَٰهُمْرزقأعطيناهم من الخير والفضل.
يُنفِقُونَنفقيبذلون من مال ونحوه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

التاء من {وَجِلَتْ} مهموسة {مَا أَصَابَهُمْ} مد منفصل. {وَالْمُقِيمِي

الصَّلَاةِ} تحذف الياء وصلًا للتخلص من التقاء الساكنين، وتثبت وقفًا، {وَمِمَّا}

الميم الثانية فيها غنة {يُنْفِقُونَ} إخفاء حقيقي في النون مع الفاء مصحوب

بالغنة.