Hac Suresi 11. Ayet

Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 11/78

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ ۖ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ ۖ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

Ve minen nasi men ya'budullahe ala harf, fe in asabehu hayrunıtmeenne bih, ve in asabethu fitnetuninkalebe ala vechihi, hasired dunya vel ahıreh, zalike huvel husranul mubin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Nastan kimi de Allaha kıyıdan kıyıya ıbadet eder, eğer kendisine bir hayır isabet ederse ona yatışır ve eğer bir mihnet isabet ederse yüz üstü dönüverir "dünyayı da ahireti de kaybetmiş" olur, işte husranı mübin odur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlardan kimi de Allah'a kıyıdan kıyıya ibadet eder, eğer kendisine bir iyilik dokunursa ona yatışır ve eğer bir bela gelirse yüzüstü dönüverir; dünyayı da ahireti de kaybetmiş olur, işte açık hüsran budur.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İnsanlardan kimi de Allaha, (dininin) yalınız bir taraf (ın)-dan (tutub), ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa ona yapışır. Eğer bir fitne isaabet ederse yüzü üstü döner. Dünyada da, ahiretde de hüsrana uğramışdır o. Bu ise apaçık ziyanın ta kendisidir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnsanlardan kimi de Allah'a bir kenardan, ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır gelirse onunla huzura kavuşur (sevinir) ve eğer başına bir kötülük gelirse yüz üstü döner (dini kötüleyerek ondan vazgeçer). O, dünyayı da, ahireti de kaybetmiştir. İşte apaçık ziyan budur.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Öyle insanlar vardır ki Allah'a, sırf bir hesaba binaen, imanla küfrün arasında bir yerde ibadet eder. Şayet umduğu faydayı elde ederse onunla huzur bulup sevinir, eğer bir sıkıntı ve imtihana maruz kalırsa yüzüstü dönüverir. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte besbelli olan hüsran budur.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve insanlardan kimi de vardır ki, Allah'a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder; öyle ki, başına bir iyilik gelse, O'ndan hoşnut olur; ama başına sınayıcı bir güçlük gelse hemen bütünüyle yüz çevirir, ve böylece dünyayı da, ahireti de kaybeder; zaten, hiçbir şeyle kıyaslanamayan kayıp da gerçekte budur!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İnsanlardan, Allah'a bir uçurum kenarındaymış gibi kulluk edenler var. Eğer ona bir iyilik dokunursa, onunla tatmin olur. Eğer bir imtihana tabi tutularsa, yüz üstü döner. Dünya ve ahireti kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle[1] karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.

Tefsir / dipnot (1)

Sınavla: Baskıyla, zorlukla, zorbalıkla ve sıkıntıyla.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, Allah'a, kıyıdan kenardan hizmet eder. Bir iyilik gelirse ondan hoşnut olur; bir sınama gelirse de hemen yüz çevirir. Hem dünyayı hem de sonsuz yaşamı yitirir. Apaçık yitik, işte budur.

İbni Kesir

İnsanlardan öyleleri de vardır ki; Allah'a bir yar kenarındaymış gibi kulluk eder. Ona bir iyilik gelirse yatışır. Başına bir bela gelirse; yüz üstü döner. Dünyayı da ahireti de kaybetmiştir. İşte apaçık kayıp budur.

Gültekin Onan

İnsanlardan kimi, Tanrı'ya bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir (kalebe). O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bazı insanlar vardır ki şaşkındır, Allah Teâlâ'ya şüphe ile ibadet eder. Eğer kendisine sağlık, zenginlik gibi hayır isabet ederse iman etmeye ve Allah'a ibadet etmeye devam eder. Eğer hastalık, fakirlik gibi bir musibet isabet ederse dininde karamsar olur ve dinden çıkar. Dünyası hüsrana uğramıştır. İçinde bulunduğu küfrü dünyada kendisi için yazılmış olan nasibinden bir şeyi arttırmaz. Karşılaşacağı Allah'ın azabı ile ahireti de hüsrana uğrar. İşte apaçık gerçek hüsran budur.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَمِنَمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
ٱلنَّاسِنوساسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب
مَنمَننكرة موصوفة.
يَعْبُدُعبدينقاد ويخضع.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
عَلَىٰعلىحرف جر يدل على الحال.
حَرْفٍحرفحرف الشيء: طرفه، يعبد الله على حرف أي على غير طمأنينة كأنه على طرف من الدين لم يدخل فيه دخول متمكن فهو يرتد عنه لأدنى ما يصيبه من شر.
فَإِنْإنإن: حرف شرط جازم.
أَصَابَهُصوبأتاه.
خَيْرٌخيرالخير: ما منه نفع وصلاح.
ٱطْمَأَنَّطمناطمأن به: سكن ورضي.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء.
وَإِنْإنإن: حرف شرط جازم.
أَصَابَتْهُصوبنزلت به.
فِتْنَةٌفتناختبار وابتلاء.
ٱنقَلَبَقلبرجع وارتد عن الاسلام.
عَلَىٰعلىحرف جر يدل على الحال.
وَجْهِهِوجهالوجه: ما تواجه به الناس من الرأس وفيه معظم الحواس.
خَسِرَخسرخسر الدنيا والآخرة: خسر الدنيا؛ إذ لا يغير كفره ما قدر له في دنياه، وخسر الآخرة بدخوله النار.
ٱلدُّنْيَادنوالحياة الدنيا: المعيشة الدنيوية التي تسبق الحياة الآخرة. وأصل الحياة: النمو، والبقاء، والمنفعة للمخلوقات. ‌والحياة: نقيض الموت.
وَٱلْءَاخِرَةَأخرالآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت.
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
ٱلْخُسْرَانُخسرالضياع والهلاك.
ٱلْمُبِينُبينالواضح.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{مَنْ يَعْبُدُ} إدغام بغنة للنون في الياء {حَرْفٍ فَإِنْ} إخفاء حقيقي في

التنوين مع الفاء {خَيْرٌ اطْمَأَنَّ} كسر التنوين وصلًا للتخلص من التقاء

الساكنين، وفي النون غنة مشددة {بِهِ} صلة صغرى {فِتْنَةٌ انْقَلَبَ}: كُسر

التنوين وصلًا للساكن بعده، {وَجْهِهِ} صلة صغرى {وَالْآخِرَةَ} مد بدل، والراء

مفخمة.