Furkân Suresi 58. Ayet
Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 58/77
وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ ۚ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا
Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutu ve sebbih bi hamdih, ve kefa bihi bi zunubi ibadihi habira.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Furkân Suresi 58. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve o hayyi la yemuta tevekkül (ve ı'timad) kıl da ona hamd ile tesbiyh eyle, kullarının günahlarına onun habir olması yeter
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen ölmeyecek olan diriye güven de O'nu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarına O'nun haberdar olması yeter.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ölmek şanından olmayan O Baakıy (Teala) ya güvenib dayan, Ona hamd ite tesbih (ve Onu tenzih) et. Onun kullarının günahlarından hakkıyle haberdar olması yeter.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve ölmeyen (diriy)e tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Öyleyse sen ölmeyen, o mutlak hayat sahibi Allah'a dayan ve O'nu hamd ile tesbih et. Onun kendi kullarının günahlarından haberdar olması yeter.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Öyleyse, ebediyyen ölmeyecek olan o mutlak diri varlığa güven ve O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgülerle an, ki kimse kullarının günahlarından O'nun kadar haberdar değildir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ölümsüz olan hayat sahibine güvenip bağlan! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve sen, Ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yaşayan ve Sonsuz Olana güven ve övgülerle yücelterek O'nu an. Kullarının suçlarından Haberli olarak, O yeterlidir.
İbni Kesir
Sen; asla ölmeyen ve daima diri olana tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.
Gültekin Onan
"Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Tanrı)ya tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Rowad Tercüme Merkezi
Ölümsüz daima diri olan Allah'a dayanıp, tevekkül et ve O'nu hamt ile tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter.
Şaban Piriş
Öyleyse hiç ölmeyen, daima hay/diri olan (Allah'a) tevekkül et! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O’nun haberdar olması yeter!
Ali Özek ve diğerleri
Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O’nun bilmesi yeter.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Tüm işlerinde sadece Hayy/hiç ölmeyen, daima diri olan Yüce Allah'a tevekkül et! O -Subhanehu ve Teâlâ-'yı överek ve hamt ederek tespih et! Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter. Onların günahlarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahların karşılığını göreceklerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَتَوَكَّلْ | وكل | واعتمد وفوض أمرك. | |||
| عَلَى | على | حرف جر ورد لتأكيد الإضافة والتفويض. | |||
| ٱلْحَيِّ | حيي | الذي له كمال الحياة، والذي لا يموت. والحي من أسماء الله الحسنى. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| يَمُوتُ | موت | لا يموت: لا يفارق الحياة. | |||
| وَسَبِّحْ | سبح | تسبيح الله: تقديسه وتنزيهه عن كل ما لا يليق به، وذكره. | |||
| بِحَمْدِهِ | حمد | التسبيح بحمد الله: الثناء عليه بتمجيده. | |||
| وَكَفَىٰ | كفي | كفى: بلغ منتهى الكفاية، والكفاية: ما فيه سد الخلة وبلوغ المراد في الأمر. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر للتوكيد. | |||
| بِذُنُوبِ | ذنب | الذنوب: جمع ذنب، والذنب: الإثم، والمحرم من الفعل. | |||
| عِبَادِهِ | عبد | خلقه. | |||
| خَبِيرًا | خبر | صفة لله سبحانه، والخبير: هو المطلع على حقيقة الأشياء فلا تخفى على الله خافية وهو عالم بالكليات والجزئيات ومن أنكر ذلك كفر. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِحَمْدِهِ} صلة قصيرة. ومثلها {بِهِ} و {عِبَادِهِ} وفي {خَبِيرًا} مد عوض
وقفًا، وتفخيم الراء ويكسر التنوين وصلًا للساكن بعده.