Fetih Suresi 5. Ayet
Fethetmek · Medine · Sure 48 · Ayet 5/29
لِّيُدْخِلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا
Li yudhilel mu'minine vel mu'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve yukeffire anhum seyyiatihim, ve kane zalike indallahi fevzen azima.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Fetih Suresi 5. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Mü'minleri ve mü'mineleri ebediyyen içinde kalmak üzere altından ırmaklar akar Cennetlere koymak ve kabahatlerini taraflarından keffaretleyip örtmek için ki Allah yanında bu bir fevz-i azim bulunuyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, sonsuz olarak içinde kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyması ve günahlannı silip bağışlaması için. Bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Bütün bu lutuflar) erkek mü'minlerle kadın mü'minleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere —içlerinde ebedi ve sermedi olarak — sokmak, onların günahlarını yarlığamak içindir. İşte bu, Allah indinde (sizin) en büyük kurtuluş (unuz) ve seadet (iniz) dir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Allah işini böyle hikmetle çevirir, mü'minlerin gönüllerine huzur verir, onlara görünmez askerleriyle yardım eder) Ki inanan erkekleri ve inanan kadınları, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere soksun, onların kötülüklerini de örtsün. Gerçekten bu, Allah katında büyük bir başarıdır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bu da, Allah'ın mümin erkekleri ve mümin kadınları içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi, onların günahlarını bağışlaması içindir. Bu, Allah katında büyük bir nailiyettir, büyük bir başarıdır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve Allah, mümin erkek ve kadınları, mesken olarak, içinden ırmakların geçtiği bahçelere kabul etsin ve (geçmişte işledikleri kötü) fiilleri silsin; bu, Allah katında gerçekten büyük bir kurtuluştur.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, alt kısmından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere girdirsin ve onların kötülüklerini örtsün... İşte bu, Allah katında en büyük kurtuluş ve mutluluktur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Mü'min erkekleri ve Mü'min kadınları, içinde sürekli kalmak üzere, içinden nehirler akan Cennetlere koymak ve kötülüklerini örtmek içindir. İşte Allah'ın yanında büyük kurtuluş budur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İnanan erkekleri ve inanan kadınları, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetlere yerleştirsin ve suçlarını örtsün diye. Allah'ın katında, en büyük başarı, işte budur.
İbni Kesir
Ta ki; mü'min erkeklerle mü'min kadınları, altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere koysun ve onların kötülüklerini örtsün. İşte Allah katında en büyük kurtuluş budur.
Gültekin Onan
(Bütün bunlar,) İnançlı (erkek)leri ve inançlı (kadın)ları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtmesi (yükeffire) içindir. İşte bu, Tanrı katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.
Rowad Tercüme Merkezi
Bütün bunlar Allah’ın; iman eden erkek ve kadınları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları Cennetler'e koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluş/başarıdır.
Şaban Piriş
Bütün bunlar Allah’ın; iman eden erkek ve kadınları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluş/başarıdır.
Ali Özek ve diğerleri
(Bütün bu lütuflar) Mümin erkek ve kadınları, içinde ebediyen kalacakları, (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetlerine koymak ve onların kötülüklerini örtmek içindir. Bu, Allah katında en büyük kurtuluş olmuştur.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bütün bunlar Yüce Allah’ın; iman eden erkek ve kadınları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere koyması, onların günahlarını silmesi ve onları günahlarından dolayı sorumlu tutmaması içindir. İşte burada zikredilen -elde edilmesi istenen cennet ve korkusundan emin olunmak istenen kötülüklerden sorumlu tutulmak- Allah katında hiçbir şeyin kendisine erişemeyeceği büyük bir kurtuluş/başarıdır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| لِّيُدْخِلَ | دخل | دخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله. | |||
| ٱلْمُؤْمِنِينَ | أمن | الذين يقرون بوحدانية الله وبصدق رسله وينقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. | |||
| وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ | أمن | والمذعنات المصدقات. | |||
| جَنَّٰتٍ | جنن | الجنة في الدنيا: الحديقة ذات الأشجار والأنهار والثمار، والجنة في الآخرة: دار النعيم المقيم بعد الموت. | |||
| تَجْرِي | جري | تجري الأنهار: تندفع مياهها مسرعة. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| تَحْتِهَا | تحت | تحت: ظرف مكان، مقابل: فوق. | |||
| ٱلْأَنْهَٰرُ | نهر | جمع نهر، وهو: الأخدود الواسع المستطيل في الأرض يجري فيه الماء، والماء الجاري. | |||
| خَٰلِدِينَ | خلد | باقين على الدوام. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| وَيُكَفِّرَ | كفر | تكفير السيئات: سترها والتجاوز عنها وعدم المعاقبة عليها. | |||
| عَنْهُمْ | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| سَيِّءَاتِهِمْ | سوأ | السيئات: الذنوب الكبيرة. | |||
| وَكَانَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| عِندَ | عند | ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| فَوْزًا | فوز | ظفرا. | |||
| عَظِيمًا | عظم | عظيما: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوسا كان أو معقولا، عينا كان أو معنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لِيُدْخِلَ} الشدة التي فوق اللام، على أساس وصل {حَكِيمًا} بـ {لِيُدْخِلَ}
فيكون إدغامًا بغير غنة للام بعد التنوين، وهو إدغام كامل، يرسم فيه التنوين
متتابعًا، وتشدد اللام أو الراء بعده. وفيها قلقلة في الدال {جَنَّاتٍ تَجْرِي
مِنْ تَحْتِهَا} غنة في النون المشددة، يليها إخفاء حقيقي مرتين {سَيِّئَاتِهِمْ}
مد بدل {عِنْدَ} إخفاء حقيقي.