En'âm Suresi 67. Ayet
Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 67/165
لِّكُلِّ نَبَإٍ مُّسْتَقَرٌّ ۚ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Likulli nebein mustekar, ve sevfe ta'lemun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. İleride bileceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her haberin mukarrer bir zamanı var, artık ileride bilirsiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Artık ileride anlarsınız.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Her bir haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında öğrenirsiniz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(66-67) Bu, hakikatin ta kendisi olduğu halde, senin halkın onu yalan saydı. De ki: "Ben sizden sorumlu değilim. Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır; Siz de yakında öğrenirsiniz."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman (müstakar)' vardır. Siz de bileceksiniz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Allahtan gelen) her haber belli bir süreç içinde gerçekleşir: ve siz zaman içinde (hakikati) anlayacaksınız".
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Her haberin gerçekleşeceği bir an vardır. İlerde anlayacaksınız.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Her haberin[1] kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Yakında bileceksiniz.
Tefsir / dipnot (1)
Olayın.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Her haber için, kararlaştırılmış bir zaman vardır; yakında öğreneceksiniz.
İbni Kesir
Her haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında bileceksiniz.
Gültekin Onan
Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman' (müstakar) vardır. Siz de bileceksiniz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Her haberin gerçekleşeceği bir vakti ve son bulacağı bir akıbeti vardır. Geleceğinizin ve akıbetinizin haberi de bu türdendir. Kıyamet gününde tekrar dirildiğinizde bunu bilip, anlayacaksınız.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Her haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında bileceksiniz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
65- De ki:“O, size üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi fırkalara ayırıp birbirinize katarak kiminizin hıncını kiminize tattırmaya kadirdir.” İyice idrak etsinler diye âyetlerimizi nasıl açıkladığımıza bir bak! 66- Senin kavmin onu yalanladı. Halbuki o, hakkın ta kendisidir. De ki:“Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.” 67- Her bir haberin kararlaştırılmış bir zamanı var. Siz de yakında öğreneceksiniz.
65. Yani Yüce Allah, her cihetten üzerinize azap göndermeye kadirdir. “Üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da fırkalara ayırıp birbirinize katarak” fitne zamanlarında “kiminizin hıncını kiminize tattırmaya” ve kiminizi kiminize öldürtmeye “kadirdir.” O, bütün bunlara gücü yetendir. O bakımdan O’na isyanı gerektiren işlere devam etmekten sakının. Yoksa sizi yok edecek birtakım azaplar gelip sizi bulur. Allah bütün bunlara kadir olduğunu haber vermektedir. Ancak O, bu ümmetin üzerinden yukarıdan taş veya çakıl yağması şeklindeki azabı ve buna benzer azapların gelmesini, altlarından da yerin dibine geçirilme azabına uğratılmalarını rahmetinin bir tecellisi olarak kaldırmıştır. Fakat onlardan kimilerine diğerlerinin hıncını tattırmak ve kimini kimine musallat kılmak suretiyle sözü geçen bu cezaların bir kısmını, ibret alanların görmesi ve hayırlı amel işlemek isteyenlerin fark etmeleri için dünyevî bir ceza olarak göndermiştir. “İyice idrak etsinler” ne için yaratıldıklarını anlasınlar, şer’î gerçekleri ve ilâhi istekleri kavrasınlar “diye âyetleri nasıl açıkladığımıza” türlü türlü beyan ettiğimize “bir bak!” Ve bizim bunları nasıl pek çok şekillerde açıkladığımıza bir bak ki bunların hepsi de hakka delâlet etmektedir.
66.“Senin kavmin onu” yani Kur’an’ı “yalanladı. Halbuki o” hakkında şüphe söz konusu olmayan ve en ufak bir tereddütün yanına yaklaşamadığı “hakkın ta kendisidir. De ki: Ben sizin üzerinizde” amellerinizi tespit edecek ve onların karşılığını verecek “bir vekil değilim.” Ben ancak bir uyarıcı ve tebliğciyim.
67. “Her bir haberin” gelip çatacağı, daha erkene alınamayacağı ve sonraya da bırakılamayacağı “kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Sizde yakında” tehdit olunduğunuz azabı “öğreneceksiniz.”