Câsiye Suresi 30. Ayet
Diz Çöküş · Mekke · Sure 45 · Ayet 30/37
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ
Fe emmellezine amenu ve amilus salihati fe yudhıluhum rabbuhum fi rahmetih, zalike huvel fevzul mubin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Câsiye Suresi 30. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte o iyman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimseler o vakıt onları rabları rahmeti içine koyacak, işte o fevzi mübin o
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Artık iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) edenleri Rableri rahmetine sokacakdır. İşte bu, apaçık mürada erişenin ta kendisidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnanıp iyi işler yapanlar; Rableri onları rahmetine sokar. İşte apaçık başarı budur.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İman edip makbul ve güzel işler yapanların yüce Rab'leri, kendilerini rahmetine alır. İşte en kesin başarı, en büyük mutluluk budur.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Artık iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; Rableri onları kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul edecektir; işte bu (onların) bariz üstünlükleri olacaktır!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İnanıp, doğruları yapanlara gelince; Rab'leri onları rahmetiyle bürüyecektir. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İman eden ve salihatı[1] yapan kimseleri Rabb'leri rahmeti ile kuşatacaktır. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Tefsir / dipnot (1)
Bkz. 45: 21. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İnanmış olarak erdemli edimler yapanları, Efendileri, rahmetine kabul edecektir. Apaçık başarı, işte budur.
İbni Kesir
İman edip salih amel işlemiş olanlara gelince; Rabbları onları rahmetine girdirir. Apaçık kurtuluş işte budur.
Gültekin Onan
Artık inanıp salih amellerde bulunanlara gelince; rableri onları kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
Rowad Tercüme Merkezi
İman edip, salih amelleri işleyenlere gelince; Rableri onları rahmetine/Cennet'ine sokacaktır. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Şaban Piriş
İnanıp, salih amelleri yapanlara gelince; Rableri onları rahmetine/Cennet'ine sokacaktır. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Ali Özek ve diğerleri
İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine kabul eder. İşte apaçık kurtuluş budur.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İman edenler ve salih ameller işleyenlere gelince her türlü noksanlıktan münezzeh olan Rableri, onları rahmetiyle cennetine sokacaktır. Yüce Allah'ın onlara vermiş olduğu bu mükâfat ise, apaçık olan ve onun derecesine hiçbir kurtuluşun ulaşamadığı kurtuluştur.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَأَمَّا | أما | أما: حرف تفصيل وتوكيد وشرط غير جازم. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع. | |||
| وَعَمِلُوا | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| ٱلصَّٰلِحَٰتِ | صلح | الأعمال الصالحة. | |||
| فَيُدْخِلُهُمْ | دخل | الدخول في الأمر: الانضمام إليه. | |||
| رَبُّهُمْ | ربب | الرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| رَحْمَتِهِ | رحم | الرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. وأصل الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| ٱلْفَوْزُ | فوز | الظفر والفلاح ونوال غاية ما يطلب والنجاة من كل مكروه. | |||
| ٱلْمُبِينُ | بين | الواضح أو الموضح. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَأَمَّا} غنة في الميم المشددة {آمَنُوا} مد بدل {فَيُدْخِلُهُمْ} الدال
مقلقلة {رَحْمَتِهِ} صلة في الهاء.