A'râf Suresi 87. Ayet
Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 87/206
وَإِن كَانَ طَآئِفَةٌ مِّنكُمْ ءَامَنُوا۟ بِٱلَّذِىٓ أُرْسِلْتُ بِهِۦ وَطَآئِفَةٌ لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ فَٱصْبِرُوا۟ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ بَيْنَنَا ۚ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَـٰكِمِينَ
Ve in kane taifetun minkum amenu billezi ursiltu bihi ve taifetun lem yu'minu fasbiru hatta yahkumallahu beynena, ve huve hayrul hakimin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
A'râf Suresi 87. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Eğer içinizden bir kısmı benim gönderilmiş olduğum hakikate inanmış bir kısmı da inanmamış ise Allah aramızda hukmünü verinciye kadar sabr edin ki o, hakimlerin en hayırlısıdır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer içinizden bir kısmı, benim gönderilmiş olduğum gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen şey'e (hakıykate) iman etmiş, bir kısmı da inanmamışsa, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar, sabredin. O, haakimlerin en hayırlısıdır".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilene inanmış, bir kısmı da inanmamış ise, Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin; O, hükmedenlerin en iyisidir!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Eğer benimle gönderilen gerçeğe içinizden bir kısmı inanıyor, bir kısmınız inanmıyorsanız, eh ne diyeyim, o halde, aramızda Allah hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zaten hüküm verenlerin en iyisi O'dur."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"İçinizden bir grup, kendisiyle gönderildiğim şeye inanmışken diğer bir grup inanmadığına göre, artık Allah, aramızda hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Madem ki, aranızda, getirdiğim habere inanan bir topluluk yanında bir de inanmayan bir topluluk var, öyleyse bu içinden çıkılması zor durumda sabredin, ta ki aramızda Allah hükmedinceye kadar: çünkü O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer bana gönderilene içinizden bir grup iman edip, bir grup da iman etmemiş ise, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. Hüküm verenlerin en hayırlısı O'dur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Mademki sizin bir kısmınız benimle gönderilene iman etmiş, bir kısmınız da iman etmemişse; o halde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Onunla gönderildiğim şeye, aranızdan bir küme inanmış, bir küme de inanmamışsa, Allah, aramızda yargı verinceye değin, artık dirençli olun. Çünkü O, yargı verenlerin en iyisidir!"
İbni Kesir
Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilene inanmış, bir kısmı da inanmamışsa; Allah, aranızdaki hükmü verinceye kadar sabredin. O; hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Gültekin Onan
"İçinizden bir grup, kendisiyle gönderildiğim şeye inanmışken diğer bir grup inanmadığına göre, artık Tanrı aramızda hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer benimle gönderilene içinizden bir grup iman edip, bir grup da iman etmemişse, hüküm verenlerin en hayırlısı olan Allah, aramızda hüküm verinceye kadar sabredin.
Şaban Piriş
Eğer benimle gönderilene içinizden bir grup iman edip, bir grup da iman etmemiş ise, Allah aranızda hükmünü verinceye kadar sabredin. Hüküm verenlerin en hayırlısı O’dur.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir grup da inanmazsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar sabredin. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Rabbimden getirdiğime sizden bir grup iman etmiş ve diğer bir grup ta iman etmemiştir. Ey Yalanlayanlar! Hüküm verenlerin en hayırlısı ve en adaletlisi olan Yüce Allah, aranızda hüküm verene kadar bekleyin bakalım.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| كَانَ | كون | تأتي غالباً ناقصة للدّلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر، وتسمّى حينئذٍ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمّى حينئذِ تامة، وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تُزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدّل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار، وبمعنى: الاستقبال، وبمعنى الحال، وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل (وكان الله غفوراً رحيماً) لم يزل ذلك. | |||
| طَائِفَةٌ | طوف | جماعة أو فرقة. | |||
| مِّنكُمْ | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدقوا وأذعنوا، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| بِٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول مبهم للمفرد للمذكر، صيغ ليتوصل به إلى وصف المعارف بالجمل، ولا يتم إلا بصلة، وأصله "لذي" فأدخل عليه الألف واللام، ولا يجوز أن ينزعا منه لتنكير. | |||
| أُرْسِلْتُ | رسل | إرسال الرسول: تحميله الرسالة الإلهية للعمل بها ولتبليغها. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال. | |||
| وَطَائِفَةٌ | طوف | طائفة: جماعة أو فرقة. | |||
| لَّمْ | لم | حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| يُؤْمِنُوا | أمن | لم يؤمنوا: لم يذعنوا ولم يصدقوا، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| فَٱصْبِرُوا | صبر | فتجلدوا ولا تجزعوا. والصبر: حبس النفس عن الجزع، والتجلد وحسن الاحتمال. | |||
| حَتَّىٰ | حتى | حرف جر بمعنى "إلى أن". | |||
| يَحْكُمَ | حكم | يقضي ويفصل. | |||
| ٱللَّهُ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| بَيْنَنَا | بين | بين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر. | |||
| وَهُوَ | هو | المراد الله جلّ جلاله، و(هو) ضمير يُستعمل للغائب المفرد المذكر. | |||
| خَيْرُ | خير | اسم تفضيل وأصله أخير بمعنى أكثر نفعا وصلاحا. | |||
| ٱلْحَٰكِمِينَ | حكم | خير الحاكمين: أعدل الحاكمين القاضين الفاصلين في الأمور بين العباد. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَإِنْ كَانَ} إخفاء حقيقي {طَائِفَةٌ مِنْكُمْ} مد متصل، يليه إدغام بغنة،
ثم إخفاء حقيقي {وَطَائِفَةٌ لَمْ} مد متصل، ثم إدغام بغير غنة، والراء من {فَاصْبِرُوا}
مفخمة، وفي نهاية الآيات مد عارض للسكون وقفًا.
هذا: والراء تفخم إذا كانت مفتوحة أو مضمومة، أو ساكنة بعد فتح أو ضم، أو ساكنة
للوقف بعد ساكن أصلى قبله فتح أو ضم، أو وقع قبلها همزة وصل، أو كانت ساكنة بعد
كسر أصلي وبعدها حرف استعلاء في كلمة واحدة، وترقق في عكس هذه الأحوال. أي إذا
كانت مكسورة، أو ساكنة بعد كسر وليس بعدها حرف استعلاء في كلمة واحدة، أو كانت
للوقف بعد ساكن أصلى قبله كسر، أو كان قبلها ياء مد أو لين وهي ساكنة للوقف، أو
كانت ممالة أو موقوف عليها بالروم.