Ankebût Suresi 57. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 57/69
كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ۖ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Kullu nefsin zaikatul mevti summe ileyna turceun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her nefis, ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her can ölümü tadacaktır. Sonra döndürülüp Bize getirileceksiniz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Her can ölümü tadıcıdır. (Ondan) sonra bize döndürü (lüb getiri) leceksiniz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her can, ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda Bizim huzurumuza getirileceksiniz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Her can ölümü tadacaktır (ve) sonunda herkes dönüp Bize gelecektir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra da bize döndürüleceksiniz.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Her nefs[1] ölümü tadıcıdır. Sonra Biz'e döndürüleceksiniz.
Tefsir / dipnot (1)
Can.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Her benlik, ölümü tadacaktır. Sonra, Bize döndürüleceksiniz.[332]
Tefsir / dipnot (1)
"Her benlik, ölümü tadacaktır." tümcesi, 3:185 ve 21:35 ayetlerinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.
İbni Kesir
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döndürüleceksiniz.
Gültekin Onan
Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ölüm korkusu sizi hicret etmekten alıkoymasın. Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra kıyamet günü hesap ve yaptıklarınızın karşılığını almak için yalnızca bize döndürüleceksiniz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döndürüleceksiniz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
56- Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin. 57- Her can ölümü tadacaktır. Sonra da yalnız bize döndürüleceksiniz. 58- İman edip salih amel işleyenleri Biz, cennette altlarından ırmaklar akan köşklere yerleştirireceğiz. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Amel edenlerin mükafatı ne güzeldir! 59- Onlar, sabreden ve yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
56-58. “Ey” beni ve Rasûlümü tasdik ederek “iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.” Yeryüzünün herhangi bir yerinde Rabbinize ibadet, sizin için imkânsız olursa oradan ibadetin yalnızca Allah’a yapıldığı bir başka yere göç/hicret edin. Zira ibadet edilecek yerler pek geniştir. Mabud da bir ve tektir. Ölümün gelip sizi bulması ise kaçınılmaz bir şeydir. Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz. O da Rabbine güzelce ibadet ederek iman ve salih ameli bir arada işleyen kimseyi cennette üstün köşklerde ve canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, her türlü mükemmel nimeti barındıran yerlerde mükâfatlandıracaktır ve bu kimseler orada ebedi kalacaktır. İşte Naîm cennetlerindeki bu yüce köşkler, Allah için “amel edenlerin mükafatı” olarak “ne güzeldir!” 59. “Onlar” Allah’a ibadet üzere “sabreden” ve bu hususlarda “yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” Allah’a ibadet üzere sabretmeleri, bu hususta bütün güç ve gayretlerini harcamalarını, bunları herhangi bir şekilde ihlâl etmeye çalışan şeytana karşı da büyük bir savaşa girmelerini gerektirir. Tevekkülleri ise Yüce Allah’a güvenip dayanmalarını, yapmaya kararlaştırdıkları amelleri gerçekleştirmesi ve bunları kemâle erdirmesi konusunda O’nun hakkında hüsnüzan beslemelerini gerektirir. Her ne kadar sabrın çerçevesi içerisinde olsa da tevekkülün özellikle söz konusu edilmesi, emirleri yerine getirmekte ve yasakları terk etmekte ona ihtiyaç duyulmasındandır. Ayrıca sabır da tevekkülsüz tamamlanmaz.