Âl-i İmrân Suresi 46. Ayet
İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 46/200
وَيُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِى ٱلْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
Ve yukellimun nase fil mehdi ve kehlen ve mines salihin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Âl-i İmrân Suresi 46. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve nasa kelam söyleyecek: hem beşikte hem yetişkin iken, hem de salihinden.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, hem beşikte iken hem yetişkinliğinde insanlarla konuşacak, hem de iyilerdendir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Beşiğinde de, yetişğinlik haalinde de insanlara söz söyleyecekdir. (O), saalihlerdendir" dediği zaman da (sen yanlarında değildin).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Beşiğinde de, yetişkinliğinde de insanlara hitap edip onlarla konuşacak, salih insanlardan olacaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve o, (çocuk,) insanlarla hem beşikte iken, hem de yetişkin bir adam olarak konuşacak; dürüst ve erdemli kişilerden olacak."
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O, insanlarla beşikte iken de yetişkin iken de konuşacaktır ve O, iyilerden biridir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"O, beşikte de[1] yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden[2] olacaktır."
Tefsir / dipnot (2)
İsa Nebi, beşikte konuşmuştur. Bunu başka türlü açıklamak, ayete açıkça müdahale olur. (19: 2.1 ayette de denildiği gibi, bu olay, bir mucizedir.) İsa Nebi'nin beşikteyken konuştuğu, başka ayetlerde de bildirilmektedir: 3:47; 19:29; 5:110.
Seçkin, samimi, dürüst, iyi, erdemli.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Beşikteyken de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak; erdemli olanlar arasında olacaktır!"
İbni Kesir
Beşiğinde de, yetişkinlik halinde de insanlarla konuşacaktır ve salihlerdendir.
Gültekin Onan
"Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir."
Rowad Tercüme Merkezi
O, insanlarla beşikte iken de yetişkin iken de konuşacaktır ve o, salihlerden biridir.
Şaban Piriş
O, insanlarla beşikte iken de yetişkin iken de konuşacaktır ve o, salihlerden biridir.
Ali Özek ve diğerleri
O, beşikte iken ve yetişkin halinde iken insanlarla konuşacaktır. Sâlihlerden olacaktır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O, insanlarla küçük bir çocuk iken henüz konuşma vaktinden önce konuşacaktır. Aynı şekilde gücü ve erkekliği kemale ermiş büyük bir kimse iken de konuşmuş, dinî ve dünyevi işlerinde onların hayrına olan şeyleri haber vermiştir. Yine o, sözlerinde ve amellerinde salihlerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَيُكَلِّمُ | كلم | ويخاطب. | |||
| ٱلنَّاسَ | نوس | الناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| فِي | في | في المهد: في مقره زمن رضاعه قبل أوان الكلام. | |||
| ٱلْمَهْدِ | مهد | الفراش الذي يهيأ للطفل، في المهد: المراد في سن الطفولة المبكرة. | |||
| وَكَهْلًا | كهل | كهلا: من جاوز الثلاثين إلى نحو الخمسين، والمراد في حال كهولته بما أوحاه الله إليه. وهذا تكليم النبوة والدعوة والإرشاد. | |||
| وَمِنَ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| ٱلصَّٰلِحِينَ | صلح | الذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في {النَّاسَ} حرف غنة مشدد. {وَكَهْلًا وَمِنَ} إدغام بغنة، وفتحت
نون {وَمِنَ} للساكن بعدها خروجا على قاعدة التخلص من الساكنين بالكسر.