Abese Suresi 33. Ayet
Surat Asma · Mekke · Sure 80 · Ayet 33/42
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
Fe iza caetis sahhah.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Amma geldiği vakıt o Sahha (o sayhasını dinletecek bela)
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama o sayha (gürültüsünü dinletecek bela) geldiği zaman,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Fakat o kulakları sağır edercesine haykıracak olan ses geldiği zaman,
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Çarpınca kulakları sağır eden o gürültü geldiği zaman,
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ama vakti gelip de o kulakları patlatan dehşetli gün geldiği zaman
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve böylece, (yeniden dirilmenin) o kulakları sağır eden çağrısı duyulduğunda,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O büyük gürültü geldiği zaman,
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Fakat o kulakları sağır edici ses geldiği zaman.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonunda, sağır eden gürleme geldiğinde.
İbni Kesir
O büyük gürültü geldiği zaman;
Gültekin Onan
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kulakları sağır eden büyük çığlık geldiği zaman ki o, sura ikinci üfleyiştir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O büyük gürültü geldiği zaman;
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
33- O kulakları sağır eden (ikinci üfürüş) geldiği zaman, 34- O gün kişi (herkesten) kaçar; kardeşinden, 35- Annesinden ve babasından, 36- Eşinden ve çocuklarından; 37- O gün onların her birinin derdi başından aşkındır. 38- O gün birtakım yüzler vardır apaydınlıktır. 39- Güleç ve neşelidir. 40- O gün birtakım yüzler de vardır ki üzerlerini toz toprak kaplamıştır. 41- Bir de onları bir siyahlık bürür. 42- İşte bunlar, kâfirler ve fâcirlerdir.
33-36. “O kulakları sağır eden (ikinci üfürüş) geldiği zaman” Yani dehşetinden dolayı adeta kulakların sağır olacağı ve kalplerin dehşete kapılacağı o Kıyamet çığlığı geldiği vakit… İnsanlar, görecekleri dehşetli hallerden ve önceden hazırlanmış iyi amellere çokça ihtiyaç duyacaklarından dolayı kişi, kendisi için insanların en değerlileri ve kendisine en çok şefkat duyanları olan “kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve çocuklarından” kaçacaktır. 37. Çünkü “O gün onların her birinin derdi başından aşkındır.” Yani o, kendisi ile uğraşacaktır. Kendisini kurtarmaya önem verecek ve başka hiçbir şeye aldırış etmeyecektir. İşte o vakit insanlar, bahtiyarlar/cennetlikler ve bedbahtlar/cehennemlikler olmak üzere iki kısma ayrılacaktır. 38. Bahtiyarların durumu şudur:“O gün birtakım yüzler vardır apaydınlıktır.” Sevincin ve aydınlığın okunacağı yüzler vardır. Buna sebep ise kurtulduklarını ve nimetlere mazhar olacaklarını öğrenmiş olmalarıdır. 39. Bunlar “güleç ve neşelidir.” 40-41. “O gün birtakım yüzler de vardır ki üzerlerini toz toprak kaplamıştır” Bunlar da bedbaht olanlardır; “Bir de onları bir siyahlık bürür.” Bu yüzler, simsiyahtır, kapkaradır. Her türlü hayırdan yana ümidini kesmiş ve helâk olduklarını öğrenmiş olacaklardır. 42. “İşte bunlar” bu niteliklerde olanlar “kâfirler ve facirlerdir.” Allah’ın nimetlerine nankörlük eden, âyetlerini yalanlayan ve O’nun haram kıldığı şeyleri işleme cüretkârlığını gösterenlerdir. Yüce Allah’tan af, afiyet ve esenlik dileriz. Şüphesiz ki O, pek cömert ve çok lütufkârdır.
Abese Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.
***