Zümer Suresi 27. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 27/75
وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
Ve lekad darebna lin nasi fi hazel kur'ani min kulli meselin leallehum yetezekkerun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 27. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, her misalden (örnekler) gösterdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her temsili anlattık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Gerçekten Biz, insanlar düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye bu Kur'an'da, her türlüsünden temsiller getirdik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İşte Biz, bu Kuran'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Biz bu Kur'an'da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde anlattık; belki öğüt alırlar diye.[396]
Tefsir / dipnot (1)
Bu ayet, 17:41, 17:89, 18:54 ve 30:58 ayetlerinde benzer sözcüklerle tekrarlanır.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali verdik. Belki öğüt alırlar.
Gültekin Onan
Andolsun, biz bu Kuran'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Rowad Tercüme Merkezi
Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.
Şaban Piriş
Biz bu Kur’an’da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.
Ali Özek ve diğerleri
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an’da insanlara her türlü misali verdik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ant olsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da hayır ve şer, hak ve batıl, iman ve küfür ve diğer hususlarda insanlara çeşitli örnekler verdik. Umulur ki vermiş olduğumuz misallerden ibret ve öğüt alırlar, hak ile amel eder ve batılı da terk ederler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| ضَرَبْنَا | ضرب | ضرب الأمثال: إيرادها. | |||
| لِلنَّاسِ | نوس | الناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه. وقد يطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| هَٰذَا | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| ٱلْقُرْءَانِ | قرأ | القرآن: كتاب الله المعجز الذي أنزله على رسوله محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| مِن | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| مَثَلٍ | مثل | قصة وعبرة. | |||
| لَّعَلَّهُمْ | لعل | لعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا. | |||
| يَتَذَكَّرُونَ | ذكر | يتعظون ويعتبرون ويتدبرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَقَدْ} قلقلة في الدال. وكذا في باء {ضَرَبْنَا} وفي {لِلنَّاسِ} غنة في
النون المشددة {مِنْ كُلِّ} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف. وفي {مَثَلٍ
لَعَلَّهُمْ} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام.