Zümer Suresi 18. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 18/75
ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ
Ellezine yestemiunel kavle fe yettebiune ahseneh, ulaikellezine hedahumullahu ve ulaike hum ulul elbab.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 18. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(O kullarım ki) onlar söze (dikkatle) kulak verirler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allahın kendilerine hidayet etdiği kimselerdir, işte bunlar temiz akıl saahibleri olanların ta kendileridir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sahipleridir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(17-18) Tağuta ibadet etmekten kaçınıp gönülden Allah'a yönelenlere müjdeler var! O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele! İşte onlardır Allah'ın hidayetine mazhar olanlar ve işte onlardır akl-ı selim sahibi olanlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(şu) söylenen her sözü (dikkatle) dinleyen ve onların en güzeline uyan (kullarım)a: (çünkü) Allah'ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar (gerçek) akıl iz'an sahipleridir!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah'ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sözü dinleyip, en iyisine uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar sağlıklı düşünen akıl sahipleridir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sözü duyarlar ve en güzeline bağlı kalırlar. Allah'ın doğru yola eriştirdikleri, işte onlardır. Sağduyulu olanlar da işte onlardır.
İbni Kesir
Onlar ki; sözü dinlerler de, en güzeline uyarlar. İşte bunlar; Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdiği kimselerdir. Ve işte bunlar; akıl sahiblerinin kendileridir.
Gültekin Onan
Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Tanrı'nın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.
Rowad Tercüme Merkezi
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.
Şaban Piriş
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.
Ali Özek ve diğerleri
(Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan işte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sözü dinleyip de sözün en güzel olanı ile kötü olanını birbirinden ayıran ve içinde bulundurduğu faydalardan dolayı en güzeline uyanlar var ya, işte onlar güzel özellikler ile vasıflanan ve Yüce Allah'ın hidayetine muvaffak olan kimselerdir. Aynı zamanda onlar aklıselim kimselerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| يَسْتَمِعُونَ | سمع | يصغون. | |||
| ٱلْقَوْلَ | قول | الكلام. | |||
| فَيَتَّبِعُونَ | تبع | يتبعون أحسنه: يسيرون عليه. | |||
| أَحْسَنَهُ | حسن | أطيبه وأرشده. | |||
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| هَدَىٰهُمُ | هدي | أرشدهم إلى الإيمان، ووفقهم إليه. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| وَأُولَٰئِكَ | أولاء | أولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر. | |||
| هُمْ | هم | ضمير الغائبين. | |||
| أُولُوا | أولو | أصحاب. | |||
| ٱلْأَلْبَٰبِ | لبب | العقول السليمة النيرة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَحْسَنَهُ أُولَئِكَ} فيها صلة طويلة عند الوصل والوقف جائز وبعدها مد
متصل. ومثله {وَأُولَئِكَ} {هُمْ أُولُو} إظهار حلقي.