Zümer Suresi 15. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 15/75
فَٱعْبُدُوا۟ مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِۦ ۗ قُلْ إِنَّ ٱلْخَـٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ
Fa'budu ma şi'tum min dunih, kul innel hasirine ellezine hasiru enfusehum ve ehlihim yevmel kıyameh e la zalike huvel husranul mubin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 15. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
siz de onun berisinden dilediğinize kul olun, de ki: asıl husrana düşenler Kıyamet günü kendilerine ve mensublarına ziyan edenlerdir. Evet, odur işte asıl açık husran.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan verenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Artık siz de Onu bırakıb dilediğinize tapın"! De ki: Hakıykat hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerini de, mensublarını da hüsrana uğratanlardır. Dikkat et ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin." De ki: "Ziyana uğrayanlar kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyan edenlerdir. Dikkat edin, işte bu, apaçık bir ziyandır!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Siz O'ndan başka dilediğinize kulluk edin! Asıl ziyan edenler, asıl hüsrana uğrayanlar, büyük duruşma günü olan kıyamette hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Unutmayın ki besbelli hüsran budur!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Siz de, ey günahkarlar,) O'nun dışında dilediğinize kulluk ed(ip etmemeniz kendi elinizdedir)!" De ki: "(Gerçekten) hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini, hem de dost ve akrabalarını kaybedecek olanlardır: bu (ap)açık bir kayıp değil midir?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Siz de, ondan başka dilediğinize kulluk edin. De ki: -Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin, apaçık hüsran işte budur!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Siz de O'nun yanı sıra istediğinize kulluk edin." De ki: "Asıl kaybedenler, kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır." Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Artık, siz, O'ndan başka ayrıca, istediğinize de hizmet edin!" De ki: "Gerçekten yitime uğrayanlar, Yeniden Yaratılış Günü'nde, hem kendilerini hem de ailelerini yitime uğratanlardır. İyi bilin ki, apaçık yitik, işte budur!"
İbni Kesir
Artık siz de O'ndan başka dilediğinize tapın. De ki: Hüsrana uğrayanlar; kıyamet gününde kendilerini de, ailelerini de hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.
Gültekin Onan
"Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem ehlini (yakınlarını) hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun, bu apaçık olan hüsranın kendisidir."
Rowad Tercüme Merkezi
Siz de, ondan başka dilediğinize ibadet edin. De ki: "Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin! Apaçık hüsran işte budur."
Şaban Piriş
Siz de, ondan başka dilediğinize ibadet edin. De ki: Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin, apaçık hüsran işte budur!
Ali Özek ve diğerleri
(Ey Allah'a eş koşanlar!): Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın! De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Bilesiniz ki, bu apaçık hüsrandır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey müşrikler! Siz de O'ndan başka dilediğiniz putlara kulluk edin. (buradaki emir tehdit içindir) Ey Resul! De ki: "Gerçek manada hüsrana uğrayanlar, hem kendileri ve hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Onlardan ayrılıp cennete girdikleri için ya da onlarla birlikte cehenneme girecekleri için orada ebedî olarak buluşamayacaklardır. İşte bu, üzerinde şüphe olmayan apaçık hüsranın ta kendisidir."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَٱعْبُدُوا | عبد | فاعبدوا ما شئتم: فانقادوا بالطاعة لما شئتم. | |||
| مَا | ما | اسم موصول. | |||
| شِئْتُم | شيأ | أردتم. | |||
| مِّن | مِن | من: حرف جر يفيد اختيار أو أخذ شيء بدل شيء آخر. | |||
| دُونِهِ | دون | من دونه: غيره. | |||
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلْخَٰسِرِينَ | خسر | الضائعين الهالكين. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| خَسِرُوا | خسر | خسروا أنفسهم: أهلكوها وغبنوها بالكفر. | |||
| أَنفُسَهُمْ | نفس | ذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا. | |||
| وَأَهْلِيهِمْ | أهل | وأفراد عائلاتهم. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم القيامة: يوم يبعث الناس من قبورهم. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| ٱلْقِيَٰمَةِ | قوم | الانبعاث من الموت. سميت بذلك: لأن الناس يقومون من قبورهم لله رب العالمين. | |||
| أَلَا | ألا | أداة استفتاح وتنبيه تدل على تحقق ما بعدها. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| ٱلْخُسْرَانُ | خسر | الضياع والهلاك. | |||
| ٱلْمُبِينُ | بين | الواضح أو الموضح. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِهِ} في الميمين إدغام تماثل صغير، يليه إخفاء حقيقي
في النون مع الدال. وفي الهاء صلة قصيرة {إِنَّ} عنة {خَسِرُوا أَنْفُسَهُمْ} مد
منفصل. يليه إخفاء حقيقي للنون الساكنة مع الفاء.