Yûsuf Suresi 86. Ayet
Yusuf · Mekke · Sure 12 · Ayet 86/111
قَالَ إِنَّمَآ أَشْكُوا۟ بَثِّى وَحُزْنِىٓ إِلَى ٱللَّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Kale innema eşku bessi ve huzni ilallahi ve a'lemu inallahi ma la ta'lemun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ben, dedi, dolgunluğumu, huznümü ancak Allaha şikayet ederim ve Allahdan sizin bilemeyeceğiniz şeyler bilirim
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dedi ki: "Ben dolgunluğumu ve üzüntümü ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Ya'kub da): "Ben (taşan) kedirimi, mahzunluğumu yalınız Allaha şikayet ediyorum. Ben Allah tarafından sizin bilmeyeceğiniz (nice) şeyleri de biliyorum" dedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Ben" dedi, "sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum. Hem sizin bilemediğiniz birçok şeyi Allah tarafından vahiy yolu ile biliyorum."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Ben Allah'tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Ben" dedi, "tasamı ve üzüntümü yalnızca Allah'a havale ediyorum; çünkü Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum ben.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim, dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah'a arz ediyorum. Ve Allah tarafından bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Ben, kaygımı ve üzüntümü, yalnızca Allah'a anlatırım. Sizin bilmediklerinizi de Allah'ın yardımıyla bilirim!"
İbni Kesir
Dedi ki: Ben, üzüntümü ve kederimi yalnız Allah'a açarım. Ve ben, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum.
Gültekin Onan
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Tanrı'ya şikayet ediyorum. Ben Tanrı'dan (bir bilgi olarak) sizin bilmediklerinizi de biliyorum."
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Babaları onlara dedi ki: Bana isabet eden hüzün ve kederimi yalnızca yüce Allah'a arz ederim. Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanını, darda olanın duasına icabet etmesini ve musibete uğrayana vereceği mükâfatı sizden daha iyi bilirim.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Dedi ki: Ben, üzüntümü ve kederimi yalnız Allah´a açarım. Ve ben, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
84- Onlardan yüz çevirdi ve:“Âh Yusuf’um âh!” dedi. Kederinden gözlerine perde indi. Ancak hüznünü açıklamayıp içinde saklıyordu. 85- Dediler ki:“Hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun, Allah’a andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıp eriyeceksin yahut da ölüp gideceksin.” 86- “Ben, keder ve hüznümü ancak Allah’a şikayet ederim. Ve ben, Allah tarafından (gelen vahiyle) sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi.
84. “Onlardan yüz çevirdi.” Yani oğulları ona bu haberi verdikten sonra Yakub aleyhisselam onlardan yüz çevirip bir kenara çekildi. Üzüntü ve kederi katmerleşti. Kalbindeki kederden dolayı da gözlerine perde indi. Çünkü kalbindeki keder dolayısı ile çokça ağlıyordu. Nihâyet gözlerine bundan dolayı ak düşmüştü. “Ancak hüznünü açıklamayıp içinde saklıyordu.” Yani kalbi oldukça ileri derecedeki kederle dolup taşıyordu. “Âh Yusuf’um âh!, dedi.” Yani onun eskiden beri saklı bulunan üzüntüsü, kederi, kalbinden ayrılmayan özlemi bir daha ortaya çıktı. Birincisine göre nispeten hafif olan bu musibet, ona birincisini hatırlattı. Oğulları ise durumundan hayrete düşerek şöyle dediler:
85. “Hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun.” Her halinde Yusuf’u anmaya devam ediyorsun. “Allah’a andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıp eriyeceksin” artık hareket edemeyecek, konuşmaya dahi gücün kalmayacaktır “yahut da ölüp gideceksin.” Yani sen onu anma imkanın olduğu sürece onu anmaktan geri durmayacaksın.
86. Yakub onlara:“Ben keder ve hüznümü ancak Allah’a şikayet ederim.” Kalbimdeki kederi de ona dair söyleyeceğimi de ancak Allah'a açarım. Allah’tan başkasına da hiçbir şey söylemeyeceğim; ne size ne de sizin dışınızdaki herhangi bir insana. Siz istediğinizi söyleyin. “Ve ben, Allah tarafından (gelen vahiyle) sizin bilmediğiniz şeyleri” oğullarımı bana geri gtireceğini ve onlarla biraraya gelmekle gözümün aydın olacağını “bilirim, dedi.”