Yûsuf Suresi 105. Ayet

Yusuf · Mekke · Sure 12 · Ayet 105/111

وَكَأَيِّن مِّنْ ءَايَةٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

Ve keeyyin min ayetin fis semavati vel ardı yemurrune aleyha ve hum anha mu'ridun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Yûsuf Suresi 105. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

13. cüz · PDF sayfası 7

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bununla beraber Göklerde yerde ne kadar ayet var ki üzerine uğrarlar onlardan yüz çevirir geçerler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber göklerde, yerde nice deliller vardır ki, yüz yüze gelirler de onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Göklerde ve yerde (Allahın varlığını, birliğini ve kemal-i kudretini isbat eden) nice ayetler (nişaneler) vardır ki (insanlar) bunlardan yüz çevirici olarak, üstüne basar geçerler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Göklerde ve yerde nice ayet(ler) var ki onların yanından yüzlerini çevirerek geçerler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Göklerde ve yerde Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki,insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkına varmazlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Kaldı ki, göklerde ve yerde nice ayetler, işaretler var ki, onlar (üzerinde düşünmeden) sırtlarını çevirerek yanlarından geçip gidiyorlar!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Göklerde ve yerde nice ayetler[1] var, ancak onlar yine de bunları umursamamaktan, görmezden gelirler.

Tefsir / dipnot (1)

Allah'ın varlığını ve gücünü gösteren kanıtlar, işaretler ve belgeler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Göklerde ve yeryüzünde nice kanıtlar vardır; yüzlerini çevirerek yanlarından geçip giderler.

İbni Kesir

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki; yüzlerini çevirerek onları görüp geçerler.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde nice ayet vardır ki üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.

Rowad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde nice ayetler/deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

Ali Özek ve diğerleri

Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Göklerde ve yerde yayılmış halde Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden çokça ayetler vardır. İnsanlar onların üzerinden geçer onları düşünüp ibret almadan yüz çevirirler. Onlara bakmadan geçip giderler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَكَأَيِّنكأيكأين: أداة للتكثير.
مِّنْمِنمن التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا.
ءَايَةٍأييمعجزة ودليل وعبرة وعلامة.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضِأرضالأرض: ‌الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ.
يَمُرُّونَمرريمضون.
عَلَيْهَاعلىعلى: حرف جر بمعنى "عن".
وَهُمْهمهم: ضمير الغائبين.
عَنْهَاعنعن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة الحقيقية.
مُعْرِضُونَعرضالإعراض: الإبتعاد والتنحي والصدود.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَكَأَيِّنْ مِنْ} إدغام للنون في الميم مع الغنة {آيَةٍ فِي

السَّمَاوَاتِ} مد بدل، يليه إخفاء حقيقي للتنوين مع الفاء، وحُذف حرف المد من

{فِي} وصلًا لالتقاء الساكنين.