Yâsîn Suresi 77. Ayet
YaSin · Mekke · Sure 36 · Ayet 77/83
أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقْنَـٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ
E ve lem yerel insanu enna halaknahu min nutfetin fe iza huve hasimun mubin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yâsîn Suresi 77. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Görmedi mi o insan? biz onu bir nutfeden yarattık da şimdi o çeneli bir çekişgen kesildi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsan görmüyor mu ki, Biz onu bir nutfeden yarattık da şimdi o çeneli bir çekişgen kesildi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İnsan, kendisini bir nutfeden yaratdığımızı gör (ür gibi bilmedi mi ki şimdi o, açıkdan açığa müfrit bir muhaasım (kesilmekde) dir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnsan, bizim kendisini nasıl bir nutfe (sperm)den yarattığımızı görmedi mi ki, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İnsan şunu hiç görüp düşünmedi mi: Biz kendisini bir nutfeden yaratmışken, yaman bir hasım kesildi Bize.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İnsan, bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İnsan bilmez mi ki, kendisini bir sperm damlasından yaratırız; ve o anda kendisini düşünme ve tartışma yeteneği ile donatılmış görür.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İnsan kendisini bir damladan yarattığımızı görmüyor mu ki apaçık mücadeleci oluveriyor.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İnsan, onu bir nutfeden[1] yarattığımızı düşünmüyor mu? Şimdi de Bize apaçık düşman oldu.
Tefsir / dipnot (1)
Bir damla sıvı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İnsan, kendisini bir damlacıktan yarattığımızı zaten görmüyor mu? Yine de apaçık düşman kesildi.
İbni Kesir
İnsan; Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi ki; şimdi apaçık bir düşmandır.
Gültekin Onan
İnsan, bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o apaçık bir düşman kesilmiştir.
Rowad Tercüme Merkezi
İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmüyor mu? Derken, o apaçık bir düşman kesiliverir.
Şaban Piriş
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmüyor mu? Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş.
Ali Özek ve diğerleri
İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden insan, onu bir meni damlasından yarattığımızı düşünmez mi? Sonra bütün evreleri geçerek doğmuş ve yetişip büyümüştür. Sonra da çokça tartışan, düşmanlık yapan olmuştur. Bunların hepsinin, yeniden dirilişin olacağına delalet ettiğini görmedi mi?
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَوَلَمْ | لم | لم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| يَرَ | رأي | أولم ير: عبارة للحث على النظر والتعجب والاعتبار والتأمل، ويخاطب بالعبارة من رأى ومن سمع، ومن لم ير ولم يسمع. | |||
| ٱلْإِنسَٰنُ | أنس | الذكر والأنثى من بني آدم. | |||
| أَنَّا | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| خَلَقْنَٰهُ | خلق | أوجدناه على غير مثال سابق ويكون خلق الله من العدم. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| نُّطْفَةٍ | نطف | النطفة: ما اختلط من ماء الرجل وماء المرأة. | |||
| فَإِذَا | إذا | إذا: ظرف زمان يتضمن معنى الشرط. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| خَصِيمٌ | خصم | شديد الخصومة والمنازعة والجدال. | |||
| مُّبِينٌ | بين | واضح. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{الْإِنْسَانُ} إخفاء حقيقي في النون مع السين {خَلَقْنَاهُ} قلقلة في القاف
{مِنْ نُطْفَةٍ فَإِذَا} إدغام بغنة في النون مع النون، وإخفاء حقيقي في التنوين
مع الفاء.