Tevbe Suresi 97. Ayet
Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 97/129
ٱلْأَعْرَابُ أَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَأَجْدَرُ أَلَّا يَعْلَمُوا۟ حُدُودَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
El a'rabu eşeddu kufren ve nifakan ve ecderu ella ya'lemu hududema enzelallahu ala resulih, vallahu alimun hakim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Tevbe Suresi 97. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ârabiler küfürce ve nifakça daha şiddetlidirler, bununla beraber Allahın Resulüne indirdiği ahkamın hududunu bilmemiye daha layıktırlar, Allah alimdir, hakimdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha beterdirler; bununla beraber Allah'ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını bilmemeye daha layıktırlar; Allah, bilendir, hikmet sahibidir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bedeviler küfür ve nifak bakımından (şehirlilerden) daha beterdir. Allahın, Resulü üzerine indirdiği (hükümler) in sınırlarını bilmemeleri de daha çok onlara layıkdır. Allah kemaliyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allah'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsaittirler. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bedeviler inkar ve münafıklıkta şehirlilerden daha şiddetli;Allah'ın, Resulüne indirdiği hükümleri tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bedeviler (arasındaki ikiyüzlüler) hakkı tanımaktan kaçınma tavırlarında ve ikiyüzlü davranışlarında (yerleşik insanlardan) daha ısrarlıdırlar; ve Allahın, Elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını görmezden gelmek, (başkalarına göre) onlardan daha çok beklenen bir haldir. (Allah böyle diyorsa, bu böyledir) çünkü Allah her hükmünde ince, derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah'ın Resulüne indirdiğinin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah alimdir, hakimdir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bedevi Araplar, küfür[1] ve nifakta[2] daha katıdırlar. Allah'ın Resul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Tefsir / dipnot (2)
Bkz. 9:40. ayetin dipnotu.
Bkz. 9:77. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Araplar, nankörlük ve ikiyüzlülükte en aşırı olanlardır. Allah'ın, elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını tanımamaya en yatkın olanlardır. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.[148]
Tefsir / dipnot (1)
Tevbe suresindeki birçok ayette, Arap toplumunun değişik özellikleri bildirilmiştir. Arapları, Müslümanlar için örnek toplum olarak gösterenlerin, bu surede yer alan ayetleri iyi okuması gerekiyor.
İbni Kesir
Bedeviler; küfür ve nifak bakımından daha yaman ve Allah'ın peygamberine indirdiğinin hududunu bilmemeye daha müsaittirler. Ve Allah; Alim'dir, Hakim'dir.
Gültekin Onan
Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Tanrı'nın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Rowad Tercüme Merkezi
Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilendir ve Hakîm'dir.
Şaban Piriş
Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah Alim'dir, Hakim'dir.
Ali Özek ve diğerleri
Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Rasûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bedeviler, inkâr ettiklerinde yahut münafıklık yaptıklarında onların küfürleri ve nifakları şehirli kimselerden daha şiddetlidir. Onlar dinde cahil olma konusunda ve Allah'ın resulüne indirmiş olduğu farzlar, sünnetler ve hükümlerin kurallarını bilmemek hususunda daha elverişlidirler. Bu da onların kaba ve sert olmaları ve insanlarla beraber yaşamamalarından dolayıdır. Allah onların durumlarını en iyi bilendir. Onların hallerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, düzenlemesinde ve şeriatinde hikmet sahibidir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱلْأَعْرَابُ | عرب | سكان البادية، والمتنقلون فيها طلبا للكلأ. | |||
| أَشَدُّ | شدد | أقوى وأعظم. | |||
| كُفْرًا | كفر | إنكارا لوجود الله. | |||
| وَنِفَاقًا | نفق | وإظهارا للإسلام وإبطانا للكفر. | |||
| وَأَجْدَرُ | جدر | وأحق وأحرى. | |||
| أَلَّا | — | تأتي مصدرية أو مخففة من أن أو للتفسير بمعنى أي أو زائدة للتوكيد، ولا نافية. | |||
| يَعْلَمُوا | علم | يعرفوا ويدركوا؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته. | |||
| حُدُودَ | حدد | حدود الله: أحكامه وشرائعه التي لا يجوز مجاوزتها. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| أَنزَلَ | نزل | الإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر بمعنى "إلى". | |||
| رَسُولِهِ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| عَلِيمٌ | علم | صفة لله تعالى، والعليم: معناه المتصف بالعلم، والذي أحاط علمه جميع الأشياء ظاهرها وباطنها، دقيقها وجليلها. والعليم: من أسماء الله الحسنى. | |||
| حَكِيمٌ | حكم | صفة لله سبحانه، والحكيم: هو المحكم لخلق الأشياء كما شاء لأنه تعالى عالم بعواقب الأمور. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كُفْرًا وَنِفَاقًا وَأَجْدَرُ} إدغام بغنة للتنوين في الواو فيهما معا، وفى
الدال قلقلة، والراء مفخمة {مَا أَنْزَلَ} مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي {رَسُولِهِ}
صلة صغرى {عَلِيمٌ حَكِيمٌ} إظهار حلقي بين التنوين والحاء.