Tekâsür Suresi 5. Ayet
Çoğalma Yarışı · Mekke · Sure 102 · Ayet 5/8
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
Kella lev ta'lemune ilmel yakin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, kesin olarak bir bilseniz..
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Öyle değil, ilmel yakin bilseniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Öyle değil, kesin olarak bilseniz,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sakının. Eğer şübhesiz (ve kat'i) bir bilgi ile bilseydiniz (böyle yapmazdınız).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır, (gerçeği) kesin bilgi ile bilseydiniz;
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sakının bundan! Eğer kesin bir tarzda (ilmelyakin) bilseydiniz böyle yapmazdınız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hayır, (onu) tartışılmaz bir kesinlikle anlasaydınız,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hayır, Kesin bir bilgiyle bilseniz ..
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Hayır, asla bildiğiniz gibi değil, keşke kesin bilgi ile bilseydiniz.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Hayır, asla! Kesin olarak öğrenseydiniz?
İbni Kesir
Hayır; eğer kesin bir bilgi ile bilseydiniz,
Gültekin Onan
Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız,
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sizler, Allah’a gönderileceğinizi ve Allah’ın size amellerinize göre karşılığını vereceğinizi gerçekten bilseydiniz, mallarınız ve evlatlarınızla böbürlenmeyle meşgul olmazdınız.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Hayır; eğer kesin bir bilgi ile bilseydiniz,
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Çokluk yarışı, sizi oyaladı, 2- (Ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar. 3- Asla (böyle yapmayın)! Yakında bileceksiniz. 4- Evet; asla (böyle yapmayın)! İleride bileceksiniz. 5- Asla (böyle yapmayın)! Kesin bir bilgi ile bilmiş olsaydınız (böyle yapmazdınız)! 6- Andolsun siz cehennemi göreceksiniz. 7- Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz. 8- Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.
(Mekke’de inmiştir. 8 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah, kulları yaratılış sebepleri olan O’na hiçbir ortak koşmaksızın ibadet edip yönelmeyi ve O’nun sevgisini her şeyin önüne geçirmeyi bırakıp başka işlerle uğraşmalarından dolayı azarlamakta ve şöyle buyurmaktadır:“Çokluk yarışı” sözü geçen bu hususlardan “sizi oyaladı...” Burada neyin çokluğu ile yarışıldığının söz konusu edilmemesi, çoklukla yarışan ve bununla böbürlenen kimselerin mal, evlat, yardımcı, asker, hizmetçi, makam vb. gibi yarışıp böbürlendikleri ve herkesin başkasına karşı çokluğu ile övünme kastı taşıdığı ve kendisi ile Allah rızasının gözetilmediği bütün hususları kapsaması içindir.
2. Sizin gafletiniz ve oyalanışınız, bunlarla uğraşmanız sürüp gitti, ta ki “(ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar.” İşte o vakit sizin önünüzdeki perdeler açıldı. Ancak bu her şeye yeniden başlama imkânınızın kalmadığı bir vakit oldu. Yüce Allah’ın:“(Ölüp) de kabirleri boylayıncaya (ziyaret edinceye) kadar” buyruğu şunu da göstermektedir: Berzah, âhiret yurduna oradan geçiş için gidilecek bir yurttur. Yüce Allah, oraya gideceklere ziyaretçi adını vermiş ve onlara “ikamet edecekler, kalacaklar” dememiştir. Bunda da öldükten sonra dirilişe, ebedi olan, fani olmayan bir yurtta amellerin karşılığının verileceğine dair bir delil vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, onları şu buyrukları ile tehdit etmektedir:
3-5. Önünüzde nelerle karşılaşacağınızı, kalbiniz ile kavrayacak şekilde bilmiş olsaydınız, çoklukla yarış ve övünüş, sizleri oyalamaz, aksine salih amel işlemek için ellerinizi çabuk tutardınız. Fakat sizin kesin bilgiye sahip olmayışınız, sizleri şu gördüğünüz hale getirmiştir. 6. “Andolsun siz cehennemi göreceksiniz.” Yani Kıyamet günü gelecek ve Allah’ın kâfirler için hazırlamış olduğu cehennemi göreceksiniz.
7. “Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz.” Yani onu bizzat kendi gözlerinizle göreceksiniz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Günahkârlar ateşi görünce içine düşeceklerin kendileri olacaklarını anlayacaklar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.”(el-Kehf, 18/53)
8. “Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.” Eğer dünya yurdunda gördüğünüz nimetlerin şükrünü yerine getirmiş, Allah’ın onlardaki hakkını eda etmiş ve bu nimetleri O’na isyanlarda kullanmamış iseniz O, onlardan daha üstün ve daha değerli nimetleri size ihsan edecektir. Şâyet bu nimetlerden dolayı gurura kapılmış, aldanmış, şımarmış, onların şükrünü de yerine getirmemişseniz, aksine bunları masiyet işlemek için de yardımcı bir unsur olarak kullanmış iseniz, bundan dolayı da O, sizi cezalandıracaktır. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olanların ateşe arzolunacakları gün: Siz dünya hayatında hoşlandığınız her şeyi bitirdiniz ve onlardan yararlanıp durdunuz. Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fâsıklık etmeniz sebebi ile horluk azabı ile cezalandırılacaksınız (denir onlara)”(el-Ahkâf, 46/20) Tekâsur Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***